ORMAN EMVALİNİN İSTİHSALİNE AİT YÖNETMELİK

Mevzuat Bilgi Sistemi – Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmelik
URL: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5441&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

Genel Açıklama ve Mevzuat Sistematiği

Hâlihazırda Devlet ormanlarından yapılan orman emvali istihsaline ilişkin temel düzenlemelerden biri, 24 Eylül 1986 tarihli ve 19231 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliktir.

Resmî Gazete – 24.09.1986 tarihli ve 19231 sayılı nüsha
URL: https://www.resmigazete.gov.tr/arsiv/19231.pdf

Söz konusu Yönetmelik; Devlet ormanlarından üretime konu edilen ağaçların belirlenmesi ve damgalanması, üretim işlerinin yaptırılması, kesim, imal, toplama, koruma, taşıma, istif ve ölçme işlemleri ile bunlara ilişkin görev ve sorumlulukları düzenleyerek, yayımlandığı dönemde Devlet ormanlarında gerçekleştirilen üretimin ülke çapında ortak teknik ve idari esaslara bağlanmasına önemli katkı sağlamıştır.

Ancak orman emvali üretimi yalnız ağacın kesilmesinden ibaret bir işlem değildir. Üretim kararı verilmeden önce ormanın amenajman ve silvikültür bakımından değerlendirilmesi; üretime ayrılan ağacın belirlenmesi ve işaretlenmesi; kesim ve bölmeden çıkarma işlemlerinin gerçekleştirilmesi; elde edilen ürünün ölçülmesi, sınıflandırılması ve kayıt altına alınması; taşınması, istiflenmesi ve depolanması; uygun satış yönteminin belirlenmesi; satış ve tesliminin gerçekleştirilmesi ve bütün bu süreç boyunca ürünün kaynağının, miktarının ve hareketinin izlenebilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle orman emvali yönetim sistemi, genel olarak planlama – üretime hazırlık – üretim – ölçme ve sınıflandırma – taşıma ve depolama – satış ve pazarlama – teslim ve izlenebilirlik şeklinde birbirini izleyen, ancak aralarında sürekli veri ve kontrol ilişkisi bulunan aşamalardan oluşmaktadır. Nitekim yürütülen ulusal mevzuat incelemesinde de orman emvali zinciri amenajman ve silvikültür kararından başlayarak damga, kesim, bölmeden çıkarma, sınıflandırma, istif, taşıma, satış, teslim, mali kayıt ve izlenebilirliğe kadar bir bütün olarak ele alınmıştır.

Orman emvali sürecinin ana bölümleri

Aşama Temel soru Başlıca işlem ve konular
1. Planlama Nerede, neden, ne zaman ve ne kadar üretim yapılacak? Amenajman planı, eta, silvikültür planı, bakım ve gençleştirme programları, olağanüstü hasılat, yıllık üretim programı
2. Üretime hazırlık ve işaretleme Hangi ağaçlar üretime konu olacak? Kesilecek ağacın belirlenmesi, numaralama, damga veya damga yerine geçecek işaret, ORKOD, kesim sahasının hazırlanması ve teslimi
3. Üretim Ağaç hangi yöntem ve standartlarla ürüne dönüştürülecek? Kesim, devirme, dallardan temizleme, kabuk soyma, boylama, imal, bölmeden çıkarma, sürütme, mekanizasyon, iş sağlığı ve güvenliği
4. Ölçme, sınıflandırma ve kayıt Ne kadar ve hangi nitelikte ürün elde edildi? Çap ve boy ölçümü, hacim, ster ölçümü, standardizasyon, kalite sınıfı, yuvarlak odun ölçü tutanakları, barkod ve elektronik kayıt
5. Taşıma, istif ve depolama Ürün kaynaktan satış veya teslim noktasına nasıl ulaşacak? Rampa, yükleme, sevk pusulası, nakliye, ETB, istif, geçici/daimi depo, stok ve muhafaza
6. Satış ve pazarlama Ürün hangi yöntemle, kime ve hangi ekonomik şartlarla değerlendirilecek? Açık artırma, tahsisli satış, e-satış, dikili satış, muhammen bedel, satış partileri, piyasa ve müşteri ihtiyaçları
7. Teslim, takip ve izlenebilirlik Ürünün kaynağı, hareketi ve nihai devri doğrulanabiliyor mu? ORBİS, ORKOD, barkod, ETB, ATS, stok kayıtları, satış ve teslim kayıtları, sertifikasyon ve menşe/izlenebilirlik bilgileri
8. Yatay konular Bütün zincir hangi ortak kurallara göre yönetilecek? İSG, orman köylüsü ve kooperatifler, çevresel etkiler, orman sağlığı, maliyet ve gelir, denetim, dijitalleşme, FSC/PEFC, EUDR

Bu bölümleme aynı zamanda mevzuatın neden birden fazla düzenlemeye dağılmış olduğunu da açıklamaktadır. Orman Amenajman Yönetmeliği ve silvikültür mevzuatı üretimin planlama ve teknik gerekçesini; Damga Yönetmeliği üretime konu ağacın ve ürünün hukuki kimliğini; Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmelik ile 310 sayılı Tebliğ üretimin saha uygulamasını; Taşıma Belgeleri Yönetmeliği ürünün hareketini; Satış Yönetmeliği ile 312 sayılı Tebliğ ise ürünün ekonomik değerlendirilmesini düzenlemektedir.

Dolayısıyla aşağıda incelenen 1986 tarihli Yönetmelik, sistemin merkezî düzenlemelerinden biri olmakla birlikte, günümüzde orman emvali üretim ve pazarlama zincirinin tamamını tek başına düzenleyen bir metin değildir.


“Orman emvali” neyi ifade etmektedir?

Bu noktada kavramsal sınırın da başlangıçta açıklanması yararlı olacaktır.

“Emval” kelimesi genel anlamıyla malları ve ekonomik değeri bulunan varlıkları ifade etmekle birlikte, “orman emvali”nin hukuki kapsamı ilgili mevzuata göre belirlenmektedir.

Güncel yaklaşım bakımından özellikle 24 Ağustos 2024 tarihli ve 32642 sayılı Orman Emvali veya Odun Dışı Ürünlere Verilecek Taşıma Belgeleri Hakkında Yönetmelik önemlidir.

Resmî Gazete – Orman Emvali veya Odun Dışı Ürünlere Verilecek Taşıma Belgeleri Hakkında Yönetmelik
URL: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/08/20240824-2.htm

Bu düzenlemede orman emvali, ormanlardan veya orman sayılmayan yerlerden elde edilen endüstriyel odun ve yakacak odun gibi oduna dayalı ürünler üzerinden tanımlanmakta; odun dışı ürünler ise ayrı bir kategori olarak ele alınmaktadır. Yürütülen ulusal mevzuat çalışmasında da bu ayrım esas alınmıştır.

Bu nedenle incelemenin konusu bakımından en temel ayrım şöyledir:

Ormandan elde edilen maddi ürünler

1. Oduna dayalı orman emvali

ve

2. Odun dışı orman ürünleri

birbirinden ayrılmalıdır.

Ancak “orman emvali” dar ve güncel hukuki anlamıyla kullanıldığında esas olarak birinci grup, yani oduna dayalı ürünler kastedilmektedir.


Oduna dayalı orman emvali kaç gruba ayrılır?

Oduna dayalı orman emvali de kullanım amacı ve ürün niteliği bakımından en üst seviyede iki ana grupta değerlendirilebilir:

Ana grup Açıklama Başlıca örnekler
1. Endüstriyel odun Sanayi, yapı, mobilya, levha, selüloz, kâğıt ve benzeri amaçlarla kullanılan odun hammaddesi Tomruk, direkler, sanayi odunu, kâğıtlık odun, lif-yonga odunu, sırık, çubuk vb.
2. Yakacak odun Temel kullanım amacı yakıt/enerji olan odun Yakacak odun ve ilgili ürün grupları

Çalışma raporunda da oduna dayalı orman emvali kapsamında tomruk, direk, sanayi odunu, kâğıtlık odun, lif-yonga odunu, sırık, çubuk ve yakacak odun örnekleri ayrı ayrı gösterilmiştir.

Burada önemli bir terminolojik nokta bulunmaktadır: “endüstriyel odun” tek bir ürün çeşidi değildir; üst gruptur. Tomruk, direk, kâğıtlık odun, lif-yonga odunu ve benzeri kullanım sınıfları bunun altında yer almaktadır. Alt ürünlerin türleri ve teknik nitelikleri ise yürürlükteki standardizasyon kuralları ve ilgili ürün standartlarına göre ayrıca belirlenmektedir.

Dolayısıyla şematik olarak:

ORMANDAN ELDE EDİLEN MADDİ ÜRÜNLER

A. Oduna Dayalı Orman Ürünleri / Orman Emvali
1. Endüstriyel odun
→ Tomruk
→ Direkler
→ Sanayi odunu
→ Kâğıtlık odun
→ Lif-yonga odunu
→ Sırık
→ Çubuk
→ diğer standardize odun ürünleri

2. Yakacak odun

B. Odun Dışı Orman Ürünleri
→ Reçine
→ Defne
→ Kekik
→ Mantar
→ Meyve
→ Tohum
→ tıbbi ve aromatik bitkiler
→ diğer biyolojik ürünler

şeklinde anlaşılması mümkündür.


Daha geniş ormancılık perspektifinde ise dört kavram birbirinden ayrılmalıdır

Burada “ormanlardan sağlanan her fayda orman emvalidir” şeklinde bir anlayışa gidilmemesi gerekir.

Yürütülen kavramsal çalışmada ormandan sağlanan değerler analitik olarak dört ayrı grupta ele alınmıştır:

Kavram Örnek Bu incelemedeki yeri
Oduna dayalı orman emvali Tomruk, direk, sanayi odunu, kâğıtlık, lif-yonga, yakacak odun Asıl inceleme konusu
Odun dışı orman ürünleri Reçine, mantar, meyve, tohum, tıbbi-aromatik bitkiler Kesişen/karşılaştırmalı alan
Orman hizmetleri Ağaçlandırma, bakım, koruma, yangınla mücadele, havza yönetimi Üretimi mümkün kılan kamu hizmetleri
Ekosistem hizmetleri Karbon tutma, su düzenleme, erozyon kontrolü, biyolojik çeşitlilik, rekreasyon Üretimin çevresel sınırı ve sonuç ölçütü

Bu dört grup, hazırlanan ulusal mevzuat çalışmasında da açıkça birbirinden ayrılmıştır.

Bu ayrım önemli; çünkü örneğin karbon tutumu bir “orman emvali” değildir, ancak orman emvali üretimi yapılırken korunması ve dikkate alınması gereken bir ekosistem hizmetidir. Benzer biçimde ağaçlandırma veya yangınla mücadele bir orman ürünü değil, ormancılık hizmetidir.


Orman emvali zinciri nerede başlar ve nerede biter?

İncelemenin sistematiği bakımından üretimin başlangıcını motorlu testerenin ağaca değdiği an olarak kabul etmek yeterli değildir.

Süreç esasen:

orman fonksiyonunun ve amenajman kararının belirlenmesi

silvikültürel müdahale kararı

yıllık üretim programı

kesilecek ağacın belirlenmesi ve işaretlenmesi

üretim sahasının teslimi

kesim ve boylama

bölmeden çıkarma

ölçme – sınıflandırma – kayıt

rampa / orman içi istif yeri

doğrudan satış veya satış deposuna taşıma

stok ve depolama

satış

teslim

taşıma ve nihai izlenebilirlik

şeklinde okunmalıdır.

Bu nedenle orman emvali incelemesinin ağırlık merkezinin dikili ağaçtan başlayarak oduna dayalı ürünün satış ve teslimine kadar uzanan süreç olduğu çalışma raporunda da açık biçimde belirlenmiştir.

Burada ayrıca iki farklı üretim yolu bulunmaktadır:

Geleneksel/idare üretimi:
OGM tarafından programlanan ürün kesilir, üretilir, ölçülür ve rampa/satış deposuna taşınarak satışa sunulur.

Dikili satış:
Ağaç dikili hâlde satışa konu edilir; kesim, boylama ve ürünün çıkarılması işlemleri belirlenen şartlar altında alıcı tarafından gerçekleştirilir.

Bu iki yol farklı işlem ve risklere sahip olmakla birlikte aynı Devlet ormanı–ağaç–ürün–izlenebilirlik zincirinin farklı üretim modelleridir.


Mevzuatın bölümleme mantığı

Bu nedenle bundan sonraki incelemede mevzuatı kronolojik olarak sıralamaktan ziyade iş sürecine göre okumak daha anlamlı olacaktır:

I. Planlama ve üretim kararının verilmesi

6831 sayılı Orman Kanunu m.26 → Orman Amenajman Yönetmeliği → 298 Sayılı Silvikültürel Uygulamaların Teknik Esasları → yıllık programlar.

II. Ağacın belirlenmesi ve işaretlenmesi

Damga veya damga yerine geçecek işaretler → numaralama → ORKOD → saha teslimi.

III. Üretim ve bölmeden çıkarma

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmelik → 310 Sayılı Tebliğ → kesim → boylama → sürütme/bölmeden çıkarma → mekanizasyon → İSG.

IV. Ölçme, standardizasyon ve kayıt

Çap/boy/hacim → ürün çeşidi ve kalite → ölçü tutanakları → barkod → ORBİS.

V. Taşıma, istif, depo ve takip

Sevk pusulası → ETB → ATS → rampalar → satış depoları → stok kayıtları → ürün hareketinin izlenmesi.

VI. Satış ve ekonomik değerlendirme

Satış Yönetmeliği → 312 Sayılı Tebliğ → e-satış → tahsisli satış → dikili satış → fiyat, rekabet, müşteri ve sanayi ihtiyacı.

VII. Teslim ve izlenebilirlik

Ürünün kaynağından alıcıya kadar kayıt zincirinin korunması → sertifikasyon → FSC/PEFC → EUDR ile kesişen kaynak ve yasallık verileri.

Böyle bir bölümleme, mevcut düzenlemeleri birbirinden koparmadan değerlendirmeye imkân verir. Çünkü planlama doğru değilse damga; damga doğru değilse üretim; ölçme doğru değilse stok ve satış; taşıma ve kayıt doğru değilse de izlenebilirlik güvenilir olamaz.

Bu nedenle aşağıda yer alan Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmelik, bütün bu sistem içerisinde özellikle üretime hazırlık, üretim, ölçme, bölmeden çıkarma, taşıma ve istif aşamalarını birbirine bağlayan temel düzenlemelerden biri olarak değerlendirilmelidir. Yönetmeliğin maddeleri de bundan sonraki incelemede yalnız kendi lafızlarıyla değil, öncesindeki planlama ve silvikültür kararları ile sonrasındaki taşıma, satış, teslim ve izlenebilirlik süreçleri üzerindeki etkileriyle birlikte ele alınacaktır.

Orman Emvali Üretim ve Pazarlama Süreçlerine İlişkin Temel Mevzuat

Süreç Düzenlemenin tam adı Türü Yayımlanma / uygulama tarihi Resmî kaynak
Planlama Orman Amenajman Yönetmeliği Yönetmelik 05.02.2008 – RG 26778 OGM – Orman Amenajman Yönetmeliği
Planlama / Silvikültür Silvikültürel Uygulamaların Teknik Esasları – Tebliğ No: 298 OGM Tebliği Ocak 2014 OGM – 298 Sayılı Tebliğ
Üretim Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmelik Yönetmelik 24.09.1986 – RG 19231 Mevzuat Bilgi Sistemi
Damga / işaretleme Ormancılık Faaliyetlerinde Kullanılacak Damga veya Damga Yerine Geçecek İşaretlere Ait Yönetmelik Yönetmelik 02.08.2024 – RG 32620 Resmî Gazete
Üretim Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğ – No: 310 OGM Tebliği 27.12.2019; uygulama 01.01.2020 OGM – 310 Sayılı Tebliğ
Üretim / mali yapı Orman Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği Yönetmelik 22.03.2015 – RG 29303 Resmî Gazete
Üretim modeli / satış 6877/A Sayılı Dikili Ağaç Satış Usul ve Esasları Hakkında Tamim OGM Tamimi 2015; 15.09.2015’ten itibaren uygulama OGM – 6877/A Tamimi
Taşıma / takip Orman Emvali veya Odun Dışı Ürünlere Verilecek Taşıma Belgeleri Hakkında Yönetmelik Yönetmelik 24.08.2024 – RG 32642 Resmî Gazete
Satış Orman Ürünlerinin Satış Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Yönetmelik 25.06.2021 – RG 31522 Resmî Gazete
Satış Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Satış Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ – No: 312 OGM Tebliği 23.03.2022 OGM – 312 Sayılı Tebliğ
Orman köylüsü / kanuni haklar 6831 Sayılı Orman Kanununun 34 üncü Maddesinin Uygulanmasına Dair Tebliğ – No: 316 OGM Tebliği 2023 OGM – 316 Sayılı Tebliğ
Koruma / yasallık Ormanların Kanun Dışı Müdahalelerden Korunması Esasları – Tebliğ No: 293 OGM Tebliği Genel Müdürlük Oluru 21.11.2011; uygulama 01.01.2012 OGM – 293 Sayılı Tebliğ
Orman sağlığı / üretim Orman Zararlıları ile Mücadele Esasları – Tebliğ No: 305 OGM Tebliği Tarih/yürürlük bilgisi işlenmiş OGM nüshasından ayrıca teyit edilmeli OGM – 305 Sayılı Tebliğ
Orman sağlığı Orman Bitkisi ve Bitkisel Ürünlerine Arız Olan Zararlı Organizmalar ile Teknik Mücadele Yönetmeliği Yönetmelik 28.08.2015 – Resmî Gazete Resmî Gazete
Odun dışı ürünler Odun Dışı Orman Ürünlerinin Envanter ve Planlaması ile Üretim ve Satış Esasları Tebliği – No: 302 OGM Tebliği 2016; uygulamaya alınma 22.02.2016 OGM – 302 Sayılı Tebliğ
İzin sahaları / üretim Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik Yönetmelik 24.09.2024 – RG 32672 Resmî Gazete
İzin sahaları / üretim Orman Kanununun 17 nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelik Yönetmelik Güncel metnin ilk yayın ve son değişiklik tarihleri ayrıca kontrol edilmelidir OGM – Güncel işlenmiş metin
İzin sahaları / üretim Orman Kanununun 18 inci Maddesinin Uygulanması Hakkında Yönetmelik Yönetmelik Güncel yürürlük ve değişiklik tarihçesi ayrıca teyit edilmelidir OGM – Yönetmelikler

ORMAN EMVALİNİN İSTİHSALİNE AİT YÖNETMELİK

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5441&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç

Madde 1- Bu yönetmeliğin amacı; 6831 sayılı Orman Kanununun 2896 sayılı Kanunla değiştirilen 27 nci maddesi ile 40 ncı maddesinde yer alan iş ve işlemlerin yapılmasına ait şekil ve esasları belirlemektir.

Tespit – Madde 1: Amaç

Mevcut hüküm:
“Bu Yönetmeliğin amacı; 6831 sayılı Orman Kanununun 2896 sayılı Kanunla değiştirilen 27 nci maddesi ile 40 ncı maddesinde yer alan iş ve işlemlerin yapılmasına ait şekil ve esasları belirlemektir.”

1. Anayasal başlangıç noktası: Devlet ormanlarının yalnız korunması değil, Devletçe yönetilmesi ve işletilmesi

Madde 1’in değerlendirilmesinde ilk normatif çerçeve Anayasa’nın 169 uncu maddesidir. Anayasa yalnız ormanların korunmasını emretmemekte; aynı zamanda:

  • Devletin ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için tedbir almasını,
  • bütün ormanların gözetiminin Devlete ait olmasını,
  • Devlet ormanlarının kanuna göre Devletçe yönetilmesini ve işletilmesini,
  • ormanlara zarar verebilecek faaliyet ve eylemlere izin verilmemesini

öngörmektedir.

Anayasa Mahkemesi – Türkiye Cumhuriyeti Anayasası
URL: https://anayasa.gov.tr/tr/mevzuat/anayasa/

Bu nedenle orman emvali üretimi, Anayasa bakımından ormanı koruma yükümlülüğüne rağmen yapılan bir faaliyet değil; ormanın kanuna, bilime ve kamu yararına uygun şekilde işletilmesinin bir parçasıdır.

Burada “işletme” kavramı önemlidir. Devlet ormanlarının işletilmesi;

hiç kesim yapılmaması anlamına gelmediği gibi,
mümkün olan en fazla odunun çıkarılması anlamına da gelmez.

Anayasal model, koruma ile sürdürülebilir kullanımın birlikte yürütülmesini gerektirir.

Anayasa Mahkemesi de 169 ve 170 inci maddelerdeki koruma hükümlerini “orman ekosistemi” ve “orman kamu düzeni” çerçevesinde değerlendirmekte ve ormanların gelecek kuşaklara aktarılmasını anayasal bir yükümlülük olarak görmektedir.

Dolayısıyla üretim Yönetmeliğinin amacı da yalnız:

“ağaç nasıl kesilecek, nasıl taşınacak?”

olmamalıdır.

Daha üst düzey soru:

“Devlet ormanları nasıl korunacak, sürdürülebilir biçimde işletilecek ve orman kaynaklarından çok yönlü kamu yararı nasıl üretilecek?”

olmalıdır.


2. Anayasa’nın 170 inci maddesi, üretimin sosyal boyutunu doğrudan etkiliyor

Orman Kanununun 40 ıncı maddesinin arkasında yalnız 6831 sayılı Kanun değil, Anayasa’nın 170 inci maddesi de bulunmaktadır.

Anayasa;

  • orman köylüsünün kalkındırılmasını,
  • ormanların korunmasıyla köylünün kalkınması arasında ilişki kurulmasını,
  • ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devlet ile orman köylüsü arasında işbirliği sağlanmasını,
  • işletme araç ve gereçlerine erişimin kolaylaştırılmasını

Devlete görev olarak vermektedir.

Bu nedenle üretim işlerinin orman köylüsü ve kooperatiflerle ilişkilendirilmesi yalnız geleneksel bir OGM uygulaması değildir; anayasal sosyal ormancılık yaklaşımının uygulamasıdır.

Bu açıdan Madde 1’de yalnız 27 ve 40’a yapılan atıf dar kalmaktadır. Yeni bir üretim Yönetmeliğinin amaç mimarisinde:

orman kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı + orman köylüsünün kalkındırılması

birlikte düşünülmelidir.


3. 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Madde 334, Yönetmeliğin gerçek kurumsal amaç çerçevesini çok daha geniş kuruyor

Bugün Orman Genel Müdürlüğünün görevleri 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 334 üncü maddesinde düzenlenmektedir.

Buradaki hükümler Madde 1 açısından son derece önemlidir.

OGM’ye verilen görevler arasında:

orman kaynaklarını ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel faydalarını dikkate alarak, bitki ve hayvan varlığı ile birlikte ekosistem bütünlüğü içinde idare etmek, katılımcı ve çok amaçlı şekilde planlamak;

ve ayrıca:

orman ürün ve hizmetlerinin sürekliliğini güvence altına alarak, ormanları teknik, sosyo-kültürel, ekolojik ve ekonomik icaplara göre işletmek; orman ürünlerinin üretim, taşıma ve depolama işlemlerini yapmak ve yaptırmak ve bu ürünleri yurt içinde ve dışında pazarlamak

açıkça sayılmıştır.

OGM – Genel Müdürlüğün görevleri
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/kurulusumuz/genel-bilgiler

Bu hüküm, 1986 Yönetmeliğinin amaç maddesinden çok daha modern bir kurumsal çerçeve kurmaktadır.

Çünkü burada üretim;

ekoloji + ekonomi + toplum + süreklilik + teknik ormancılık + pazarlama

birlikte ele alınmaktadır.

Dolayısıyla yeni bir üretim Yönetmeliği aslında sadece 6831 m.27’nin teknik uygulaması olarak görülmemelidir.

Aynı zamanda OGM’nin 4 Sayılı CBK ile verilen şu görevlerinin operasyonel aracı olmalıdır:

orman ürünlerinin sürekliliğini sağlamak,
ürünü teknik ve ekonomik olarak üretmek,
taşımak, depolamak,
pazarlamak,
ama bunu ekosistem bütünlüğü ve çok amaçlı ormancılık içinde yapmak.

Bu, Madde 1’in yeniden yazılması için çok güçlü bir gerekçedir.


4. Orman Kanunu m.26 da tam olarak bu üst yaklaşımı tamamlıyor

6831 sayılı Orman Kanununun 26 ncı maddesi, üretim Yönetmeliğinin üst ormancılık ilkelerini taşıyan hükümdür.

Maddenin temel yaklaşımı:

  • ormanın korunması,
  • kullanma değerlerinin gözetilmesi,
  • amenajman planlarında çok taraflı faydalanma,
  • üretimin amenajman planlarına göre yapılması,
  • üretimin Devletçe yapılması veya 40 ıncı madde kapsamında yaptırılmasıdır.

Bu nedenle üretim mevzuatının hukuki sıralaması en sağlıklı biçimde şöyle okunabilir:

m.26

Ormandan niçin, ne kadar, hangi plan ve hangi fonksiyon dengesi içinde yararlanılacak?

m.27

Ağaç ve ürün nasıl işaretlenecek, üretilecek, ölçülecek, taşınacak ve kayda alınacak?

m.40

Bu işler kimlere ve hangi usulle yaptırılacak?

Ek Madde 5

Bu uygulama esaslarının yönetmelikle düzenlenmesine ilişkin yetki.

Bu nedenle 26 + 27 + 40 + Ek 5, yeni Yönetmeliğin çok daha doğal hukuki omurgasını oluşturmaktadır.


5. Ek Madde 5 de 26 ncı maddeyi kapsıyor

Bu nokta özellikle önemlidir.

Ek Madde 5, uygulanmasına ilişkin yönetmelik çıkarılabilecek maddeler arasında 26, 27 ve 40 ıncı maddelerin üçünü de saymaktadır. Dolayısıyla 26 ncı maddenin yeni Yönetmeliğin dayanakları arasına alınmasına ilişkin kanuni düzenleme yetkisi zaten bulunmaktadır.

Bu nedenle mevcut Yönetmelikte 26’nın yer almaması:

“kanuni yetki bulunmadığı için” değil,

daha çok eski Yönetmeliğin kapsamının 27 ve 40’taki operasyonel işlere odaklanmış olmasından kaynaklanmaktadır.

Yeni bir Yönetmelik hazırlanırsa bu tarihsel tercih yeniden değerlendirilebilir.


6. Orman emvali üretimi ormancılık bilimi açısından neden gereklidir?

Burada önemli bir kavramsal düzeltme yapılmalıdır:

Orman üretimi yalnız ekonomik amaçla yapılan ağaç kesimi değildir.

Bilimsel ormancılıkta kesim ve üretim çok sayıda silvikültürel ve ekolojik işlev görebilir.

Örneğin:

  • gençleştirme kesimleriyle yeni generasyonun kurulması,
  • bakım kesimleriyle aşırı rekabetin azaltılması,
  • meşcerenin kalite ve stabilitesinin geliştirilmesi,
  • hastalıklı ve tehlikeli ağaçların çıkarılması,
  • yangın yakıt yükünün yönetilmesi,
  • kar, fırtına ve böcek zararlarından sonra sanitasyon/kurtarma üretimi,
  • tür ve yaş yapısının planlanan hedefe yönlendirilmesi

ormancılık uygulamasının parçalarıdır.

FAO sürdürülebilir orman yönetimi yaklaşımında da orman operasyonlarının:

çevresel olarak uygun, ekonomik olarak uygulanabilir ve sosyal olarak kabul edilebilir

olması; kesim operasyonlarında çevresel etkinin azaltılması ve bilimsel-teknik yöntemlerin kullanılması vurgulanmaktadır.

FAO – Sustainable Forest Management and Use
URL: https://www.fao.org/4/i1960e/i1960e00.pdf

Dolayısıyla üretim, doğru uygulanırsa ormanı tüketen işlem değil, sürdürülebilir orman yönetiminin araçlarından biridir.


7. Bunun ekonomik tarafı da asli görevdir; tali bir unsur değildir

4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi OGM’ye ürünleri yalnız üretme değil, yurt içinde ve yurt dışında pazarlama görevi de vermektedir.

Dolayısıyla kamu görevi yalnız:

“planlanan ağacı kesmek”

ile sona ermez.

Ürünün:

  • doğru zamanda,
  • doğru boy ve kalite sınıfında,
  • minimum kayıpla,
  • uygun lojistik maliyetle,
  • doğru pazara,
  • mümkün olan yüksek ekonomik değerle

ulaştırılması da kurumsal görevin parçasıdır.

Bu noktada sürdürülebilir ormancılık ile ekonomik performans arasında çelişki kurulmasına gerek yoktur.

Aynı sürdürülebilir eta içerisinden daha yüksek ekonomik değer yaratmak, daha fazla ağaç kesmek anlamına gelmez.

Örneğin:

1 milyon m³ üretimden 100 birim gelir yerine
aynı 1 milyon m³’ten boylama, kalite, lojistik ve satış optimizasyonuyla 120 birim gelir elde edilmesi,

ormanın üzerindeki üretim baskısını artırmadan ekonomik verimliliği yükseltir.

Bu nedenle yeni Yönetmeliğin amaçları arasında ürün ve ekonomik değer kaybının azaltılması son derece meşru ve güncel bir hedef olabilir.


8. Orman ürünleri Türkiye sanayisinin hammaddesidir

Ormancılık üretimi aynı zamanda bir sanayi tedarik zincirinin başlangıcıdır.

OGM’den çıkan ürün;

tomruk → kereste / yapı / mobilya,

lif-yonga → MDF / yonga levha,

kâğıtlık → selüloz ve kâğıt,

ince odun ve artık → pelet / enerji / biyokütle,

kaplamalık → kontrplak / kaplama

gibi zincirlere girmektedir.

Dolayısıyla üretimde yanlış boylama, düşük kalite, aşırı bekletme veya lojistik aksama yalnız OGM’nin zararına değildir; Türkiye’deki sanayi tesislerinin:

  • kapasite kullanımını,
  • ithalat ihtiyacını,
  • üretim maliyetini,
  • rekabet gücünü,
  • ihracatını

da etkileyebilir.

Bu nedenle üretim Yönetmeliği dolaylı olarak sanayi politikası işlevi de görmektedir.


9. On İkinci Kalkınma Planı bu yaklaşımı açık biçimde destekliyor

2024–2028 On İkinci Kalkınma Planı, Türkiye ormancılığı bakımından son derece önemli hükümler içermektedir.

Planın 500 ve 501 numaralı politika setleri açıkça:

  • SKA’lar,
  • BM Küresel Orman Hedefleri,
  • Rio Sözleşmeleri

dikkate alınarak ormanların sürdürülebilir yönetilmesini;

ayrıca:

  • iklim dirençli ormanlar,
  • karbon yutak fonksiyonunun artırılması,
  • biyolojik çeşitlilik ve su,
  • orman ürünlerinin döngüsel ekonomi içinde mümkün olan en uzun süre kullanılması,
  • karbon piyasaları ve yeşil sertifikasyon,
  • uluslararası ormancılık faaliyetleri,
  • orman ürünleri sektörünün ekonomideki payının artırılması,
  • ihracata yönelik ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi,
  • orman ürünleri ihtisas OSB’leri,
  • sertifikasyon,
  • yapılarda ahşap kullanımının artırılması

hedeflerini ortaya koymaktadır.

Strateji ve Bütçe Başkanlığı – On İkinci Kalkınma Planı 2024–2028
URL: https://www.sbb.gov.tr/wp-content/uploads/2023/12/On-Ikinci-Kalkinma-Plani_2024-2028_11122023.pdf

Bu hedefler, yeni üretim Yönetmeliğinin yalnız “kesim tekniğini” değil:

kaynak verimliliği,
ürün değeri,
sertifikasyon,
sanayi hammaddesi,
karbon,
döngüsel ekonomi

gibi unsurları da dikkate alması gerektiğini göstermektedir.


10. OGM’nin kendi 2024–2028 Stratejik Planı da aynı eksende

OGM’nin stratejik misyonu:

ormanları korumak, doğaya yakın anlayışla geliştirmek, ekosistem bütünlüğü içinde sürdürülebilir ve topluma çok yönlü faydalar sağlayacak şekilde yönetmek

olarak tanımlanmaktadır.

Dolayısıyla OGM’nin kurumsal misyonuyla Madde 26’daki çok taraflı faydalanma arasında çok güçlü bir süreklilik bulunmaktadır.

Aslında bugün yeni üretim Yönetmeliği hazırlanırsa amaç maddesi:

Anayasa 169–170 → 4 Sayılı CBK m.334 → Orman Kanunu m.26–27–40 → OGM Stratejik Planı

zinciriyle tamamen uyumlu kurulabilir.


11. UNFF – Birleşmiş Milletler Küresel Orman Hedefleri

Birleşmiş Milletler 2017–2030 Ormanlar Stratejik Planı altı adet Küresel Orman Hedefi içermektedir. Bunların hemen tamamı üretim Yönetmeliğiyle ilişkilidir.

UNFF – United Nations Strategic Plan for Forests 2017–2030
URL: https://forests.desa.un.org/documents/united-nations-strategic-plan-forests-2017-2030

GFG 1 – Orman kaybını tersine çevirmek

Sürdürülebilir orman yönetimi, restorasyon, ağaçlandırma, bozulmanın önlenmesi ve iklim değişikliğiyle mücadele.

Bu hedef üretimin amenajman sınırları içinde ve orman ekosistemini bozmayacak şekilde yapılmasını gerektirir.

GFG 2 – Ormanların ekonomik, sosyal ve çevresel faydalarını artırmak

Bu hedef üretim Yönetmeliği açısından özellikle önemlidir.

Çünkü amaç sadece ormanı korumak değildir; orman tabanlı ekonomik, sosyal ve çevresel faydaları artırmak, ormana bağımlı toplumların geçim koşullarını geliştirmek de hedeftir.

Bu, OGM’nin:

  • ürün değerini artırması,
  • orman köylüsünü desteklemesi,
  • sanayiye sürdürülebilir hammadde sunması

ile doğrudan ilişkilidir.

GFG 3 – Sürdürülebilir yönetilen ormanların ve sürdürülebilir orman ürünlerinin oranını artırmak

Bu hedef FSC/PEFC gibi sertifikasyon sistemleriyle ve üretimin izlenebilirliğiyle doğrudan bağlantılıdır.

GFG 4 – Finansman ve bilimsel-teknik kapasite

Ormancılık için finansman ile bilimsel ve teknik işbirliğinin artırılması.

Bu hedef:

  • mekanizasyon,
  • ORBİS,
  • yapay zekâ,
  • araştırma enstitüleri,
  • üniversite–OGM işbirliği

gibi konularla ilişkilendirilebilir.

GFG 5 – Yönetişim

Sürdürülebilir orman yönetimi için güçlü yönetişim ve 2030 Gündemine katkı.

Üretimin açık, izlenebilir, denetlenebilir mevzuata bağlanması doğrudan bu hedefin konusudur.

GFG 6 – Sektörler arası koordinasyon

Ormancılık yalnız OGM işi değildir.

Mobilya, panel, kâğıt, enerji, iklim, ticaret, gümrük, kırsal kalkınma ve iş sağlığı gibi alanlarla koordinasyon gerektirir.

Bu nedenle GFG 6 yeni üretim politikasının sektörler arası yaklaşımını destekler.


12. 2026 Küresel Orman Hedefleri Raporu da konuyu ekonomik boyutuyla ele alıyor

UN tarafından 11 Mayıs 2026’da yayımlanan Global Forest Goals Report 2026, ormanlara yatırımın:

  • iklim direnci,
  • ekosistem restorasyonu,
  • geçim kaynakları,
  • gıda güvenliği,
  • sürdürülebilir kalkınma

alanlarında eş zamanlı kazanımlar sağlayabileceğini vurgulamaktadır.

Rapora göre küresel ilerleme bulunmakla birlikte 2030 hedeflerine ulaşmak için gerekli ölçekte değildir; altı Küresel Orman Hedefinin 26 alt hedefinden yalnız 7’si büyük ölçüde karşılanmış, 17’si kısmen ilerlemiş ve 2’si geride kalmıştır.

UN – Global Forest Goals Report 2026
URL: https://digitallibrary.un.org/record/4113405?ln=en

Bu raporun verdiği mesaj da yeni Yönetmelik açısından önemlidir:

ormancılık yatırım ve üretim politikası, korumanın karşıtı değil; doğru kurulduğunda koruma, kalkınma ve iklim politikasının ortak aracıdır.


13. Küresel orman ekonomisi de göz ardı edilmemeli

2026 Uluslararası Orman Günü’nün teması doğrudan “Forests and Economies” olmuştur.

UNFF verilerine göre dünya çapında 1,6 milyardan fazla insan geçim, gelir veya istihdam bakımından ormanlara bağlıdır; orman sektörü yaklaşık 13 milyon resmî işe, ayrıca 40–50 milyon civarında küçük ölçekli ve kayıt dışı işe katkı sağlamaktadır.

UNFF – International Day of Forests 2026: Forests and Economies
URL: https://forests.desa.un.org/events/international-day-forests-2026

Bu, orman üretiminin ekonomik boyutunun uluslararası sürdürülebilirlik yaklaşımının dışında değil, tam merkezinde olduğunu göstermektedir.


14. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları bakımından Madde 1 yalnız SDG 15 ile ilişkili değildir

En doğrudan bağlantı kuşkusuz SKA 15 – Karasal Yaşamdır.

SKA 15.2

Ormanların sürdürülebilir yönetimini teşvik etmek, ormansızlaşmayı durdurmak, bozulmuş ormanları restore etmek ve ağaçlandırmayı artırmak.

Bu hedef doğrudan sürdürülebilir orman yönetimiyle ilgilidir.

Ancak üretim Yönetmeliği başka SKA’larla da bağlantılıdır.

SKA 8 – İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme

Orman işçilerinin:

  • güvenli çalışması,
  • meslekî yeterliliği,
  • üretkenliği,
  • kırsal istihdamı

bu hedefle ilişkilidir.

SKA 12 – Sorumlu Üretim ve Tüketim

Özellikle 12.2 hedefi:

doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi ve etkin kullanımı

üzerinedir.

Bu, üretim kayıplarının azaltılması, gövdeden yüksek değer elde edilmesi ve kaskad kullanımla doğrudan ilişkilidir.

SKA 13 – İklim Eylemi

Orman karbon stoku, yutak kapasitesi ve iklim dirençli orman yönetimi.

SKA 6 – Temiz Su

Hasat ve sürütme faaliyetlerinin su havzalarına zarar vermemesi.

SKA 9 – Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı

Modern orman ürünleri sanayisi, lojistik, dijital üretim ve teknoloji.

SKA 10 / SKA 1

Orman köylüsünün gelir ve kalkınması.

Dolayısıyla üretim Yönetmeliği aslında çoklu SKA uygulama aracı olarak değerlendirilebilir.


15. Kaynak verimliliği ve kaskad kullanım yeni amaç çerçevesine eklenebilir

On İkinci Kalkınma Planında orman ürünlerinin “döngüsel ekonomi çerçevesinde mümkün olan en uzun süreli kullanımı” açıkça hedeflenmektedir.

Bu oldukça önemli bir politika değişimidir.

Bir ağacın gövdesindeki kaliteli bölüm doğrudan yakacak veya enerjiye giderse ekonomik ve karbon açısından önemli bir potansiyel kaybedilebilir.

Daha uygun kullanım zinciri örneğin:

yüksek kalite → yapı / mobilya / kaplama

orta kalite → kereste / panel

düşük kalite → MDF / yonga / kâğıt

artık → pelet / enerji

şeklinde olabilir.

Bu cascading/kaskad kullanım yaklaşımı Yönetmeliğin boylama, standardizasyon, artık yönetimi ve satış hükümlerinin yorumunda önemli olabilir.


16. Karbon açısından da “kesim = karbon kaybı” şeklinde basit denklem kurulmamalıdır

Sürdürülebilir amenajman dahilinde yapılan üretimde karbon etkisi;

  • ormanda kalan karbon,
  • yeniden büyüyen orman,
  • toprak karbonu,
  • ürünün kullanım ömrü,
  • odunun beton/çelik/fosil ürün yerine ikame etkisi,
  • ürün sonunda yeniden kullanım veya enerji kullanımı

gibi faktörlere bağlıdır.

Dolayısıyla Madde 1’de “sürdürülebilir kaynak kullanımı” yaklaşımı karbon bakımından da daha anlamlıdır.

Türkiye’nin kalkınma politikaları da ormanların yutak kapasitesinin artırılmasını açık hedef olarak belirlemektedir.

Bu, üretimin durdurulması değil; hasat düzeyi, ürün kullanımı ve orman büyümesinin karbon dengesi içerisinde yönetilmesi anlamına gelmektedir.


17. Asıl sonuç: mevcut Madde 1 günümüz için fazla dar

1986 tarihli amaç maddesi esasen şunu söylüyor:

27 ve 40’ın uygulanması için şekil ve esas belirlemek.

Bu döneminin mevzuat tekniği açısından anlaşılabilir.

Ancak bugün üretim sistemi:

Anayasa m.169–170

4 Sayılı CBK m.334

6831 m.26–27–40 + Ek 5

Amenajman ve silvikültür planları

OGM 2024–2028 Stratejik Planı

On İkinci Kalkınma Planı

UNFF Küresel Orman Hedefleri

SKA’lar

FSC/PEFC/EUDR ve piyasa beklentileri

içerisinde yürütülmektedir.

Bu nedenle yeni Yönetmeliğin amacı yalnız işlemlerin nasıl yapılacağını belirlemek değil;

orman kaynaklarından sürdürülebilir, güvenli, izlenebilir, ekonomik ve çok yönlü faydalanmanın üretim ayağını düzenlemek

olmalıdır.


Rapor için bütünleşik tespit metni

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin amaç hükmünün yalnız 6831 sayılı Orman Kanununun 27 ve 40 ıncı maddelerinde yer alan işlemlerin şekil ve esaslarını belirlemeye yönelik olarak düzenlendiği görülmektedir. Bununla birlikte Devlet ormanlarının yönetimi ve işletilmesine ilişkin üst hukuki çerçeve Anayasanın 169 uncu maddesinde; orman köylüsünün kalkındırılması ve ormanın işletilmesinde Devletle işbirliğinin sağlanmasına ilişkin sosyal çerçeve ise 170 inci maddede düzenlenmiştir. Anayasanın 169 uncu maddesi Devlet ormanlarının kanuna göre Devletçe yönetilip işletilmesini öngörürken, aynı zamanda ormanlara zarar verebilecek faaliyetlere izin verilmemesini emretmektedir. Bu nedenle oduna dayalı orman ürünleri üretiminin, ormanın korunmasına alternatif bir faaliyet olarak değil, koruma yükümlülüğü altında bilimsel, planlı ve sürdürülebilir orman işletmeciliğinin bir unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmektedir.

Orman Genel Müdürlüğüne 4 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 334 üncü maddesiyle verilen görevlerin de mevcut amaç hükmünden daha geniş bir yaklaşım içerdiği görülmektedir. Genel Müdürlük; orman kaynaklarını ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel faydalarını dikkate alarak ekosistem bütünlüğü içerisinde ve çok amaçlı olarak yönetmek; orman ürün ve hizmetlerinin sürekliliğini güvence altına almak; ormanları teknik, ekolojik, ekonomik ve sosyal gereklerine göre işletmek; orman ürünlerinin üretim, taşıma ve depolama işlemlerini yapmak veya yaptırmak ve bu ürünleri yurt içinde ve dışında pazarlamakla görevlidir. Bu nedenle üretim mevzuatının amacı yalnız kesme, ölçme ve taşıma işlemlerinin usulünü değil, orman ürününün sürdürülebilir üretiminden ekonomik değerlendirilmesine kadar uzanan bütün üretim zincirini kapsayacak şekilde ele alınmalıdır.

6831 sayılı Orman Kanununun 26 ncı maddesinin de Yönetmeliğin amaç ve dayanak yapısında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği görülmektedir. Anılan madde, Devlet ormanlarından üretimin ormanın korunması, kullanma değerlerinin gözetilmesi ve amenajman planlarında çok taraflı faydalanma esasları içerisinde, amenajman planlarına göre Devletçe yapılmasını veya 40 ıncı madde kapsamında yaptırılmasını düzenlemektedir. 27 nci madde üretimin teknik ve idari işlemlerini, 40 ıncı madde üretim işlerinin yaptırılmasına ilişkin sosyal ve organizasyonel sistemi, Ek 5 inci madde ise bu hükümlerin uygulanmasına ilişkin yönetmelik çıkarılması yetkisini düzenlemektedir. Bu nedenle 26, 27 ve 40 ıncı maddelerin üretim sisteminin birbirini tamamlayan unsurları olduğu ve Ek 5 inci maddenin bu üç madde bakımından da düzenleyici işlem yapılmasına imkân verdiği değerlendirilmektedir.

Ulusal politika belgeleri de bu bütüncül yaklaşımı desteklemektedir. On İkinci Kalkınma Planında ormanların SKA’lar, BM Küresel Orman Hedefleri ve diğer uluslararası taahhütler dikkate alınarak sürdürülebilir orman yönetimi kriterlerine göre işletilmesi; iklim dirençli ormanların geliştirilmesi, karbon yutak fonksiyonlarının artırılması, biyolojik çeşitlilik ve su kaynaklarının korunması, orman ürünlerinin döngüsel ekonomi içerisinde mümkün olan en uzun süre kullanılması, yeşil sertifikasyon ve karbon piyasalarının geliştirilmesi, ormancılık sektörünün ekonomideki payının artırılması, orman ürünleri ihtisas OSB’leri kurulması ve ahşap kullanımının yaygınlaştırılması hedeflenmektedir.

Birleşmiş Milletler Ormanlar Stratejik Planı 2017–2030 kapsamındaki Küresel Orman Hedefleri de üretimin yalnız koruma perspektifiyle değil, ekonomik, sosyal ve çevresel faydaların birlikte artırılması yaklaşımıyla ele alınmasını öngörmektedir. Küresel Orman Hedefi 2 ormanlardan sağlanan ekonomik, sosyal ve çevresel faydaların ve ormana bağımlı toplumların geçim imkânlarının geliştirilmesini; Hedef 3 sürdürülebilir yönetilen ormanların ve sürdürülebilir kaynaklardan gelen orman ürünlerinin oranının artırılmasını; Hedef 4 bilimsel ve teknik kapasite ile finansmanın geliştirilmesini; Hedef 5 yönetişimin güçlendirilmesini ve Hedef 6 sektörler arası koordinasyonun artırılmasını amaçlamaktadır.

Bu çerçevede orman emvali istihsalinin; amenajman ve silvikültür hedeflerinin uygulanması, ormanların gençleştirilmesi ve bakımı, orman sağlığının korunması, yangın ve diğer zarar risklerinin yönetilmesi, sanayiye sürdürülebilir hammadde sağlanması, kırsal istihdam yaratılması ve kamu gelirinin elde edilmesi gibi çok sayıda işlevi birlikte yerine getirdiği görülmektedir. Üretimin sürdürülebilirliği yalnız kesilen hacmin amenajman etasını aşmamasıyla sınırlı olmayıp; ürün değer kayıplarının azaltılması, yüksek değerli ürünlerin uygun kullanım alanlarına yönlendirilmesi, taşıma ve depolama kayıplarının azaltılması, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve orman ekosisteminin toprak, su, biyolojik çeşitlilik ve karbon fonksiyonlarının korunmasıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Kapsam

Madde 2- Devlet Ormanlarından kesilecek veya herhangi bir sebeple devrilmiş ve kesilmiş ağaçlardan hangilerinin diplerinin ve hangi emval çeşidinin kimler tarafından numaralanıp damgalanacağına, istihsal işlerinin tevziine, bunların kesim, imal, toplama, koruma, taşıma, istif ve ölçme iş ve işlemlerine ait şekil ve esasları kapsar.

Tanımlar

Madde 3- Bu yönetmelikte adı geçen;

a) Asli Orman emvali: Her çeşit ağaç, ağaççık ve çalılardan elde edilen oduna müteallik emvaldir. Tomruk, direk, sanayi odunu, kağıtlık odun lif-yonga odunu,sırık, çubuk,çıra,kök.yakacak odun ve benzerleri gibi.

Not: Ağaç, ağaççık ve çalı tanımları var mı?

Tomruk, direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif yonga odunu-sırık, çubuk, çıra, kök, yakacak odun tanımları neler? Bunlar resmi olarak nerede tanımlanıyor? Benzerleri ifadesi neleri kapsıyor? Bu tanımların stnadrtları var mı? TSE ve ISO belgeleri ile uyumlu mu? EUDR , FAO, FSC ve PEFC ve ITTO, Dünya Ticaret Örgütü, Ticaret Bakanlığı sınıflandırmaları ile uyumlu mu?

b) Tali Orman Emvali; Asli orman emvali dışında kalan orman emvalidir. Reçine sığla yağı gibi balzami yağ ve katran, palamut, ıhlamur çiçeği, mantar, mazı kozalağı, orman ağacı tohumları, kabukları, meyveleri, çiçekleri, yaprakları, diğer orman bitkilerine ait yaprak, çiçek, kök, soğan, ur ve her çeşit orman örtüsü, toprağı ve benzerleri gibi.

Tali Orman Emvali ifadesi ne kadar doğru? Bütün ürünler burada listeli mi? 

c) Birim fiyat (Vahidi fiyat) Birim işe verilen fiyattır.

d) Orman içi istif yeri : İstihsal edilen emvalin satış depolarına taşınmak üzere toplandığı yerdir.

e) Satış istif yeri veya satış deposu: Bölmeden ve orman içi istif yerlerinden gelen orman emvalinin cins ve sınıfları itibariyle istiflenerek ve depolanarak piyasa icaplarına göre satışa arz edildiği yerdir.

f) Ardaklanma: Kayın emvalinde ilk safhada renk değişikliği ve daha sonra şeritler halinde beyaz çürüklüğün meydana gelmesidir.

 

İKİNCİ BÖLÜM

İstihsalin Programlanması

İstihsale Esas Etanın Tespiti

Madde 4- İstihsale esas eta miktarı bir yıl önce Amenajman ve Silvikültür Planlarının verileri, ağaçlandırma projeleri dikkate alınarak seri, bölme ve ağaç cinsleri itibariyle tespit edilir.

İstihsal Programının Tespiti

Madde 5-Seri ve bölmelerde yapılacak dikili damga miktarlarına ve verim yüzdelerine dayanılarak ağaç cinsi ve emval çeşidine göre istihsal programı tespit edilir.

İş Programının Hazırlanması

Madde 6- Bütçenin kabulünden sonra yıllık iş programı Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilecek esaslara göre hazırlanır.

 

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Damgalama, Numaralama, Ölçme ve Kayıt İşleri

 

Damgalama ve Numaralama İş ve İşlemleri

Madde 7- İş programına istinaden kesilecek veya herhangi bir sebeple devrilmiş ağaçların damgalama ve numaralama iş ve işlemleri Damga Yönetmeliği esaslarına göre yapılır.

2004 tarihli “Damga Yönetmeliği” artık yürürlükte değil. 10.04.2004 tarihli ve 25429 sayılı bu yönetmelik, daha sonra çıkarılan “Ormancılık Faaliyetlerinde Kullanılacak Damga veya Damga Yerine Geçecek İşaretlere Ait Yönetmelik” ile yürürlükten kaldırılmış. https://mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=40896&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

Ölçü ve Kayıt İşleri

Madde 8- Damgalanan ağaçların 1.30 mt. yüksekliğinde göğüs hizası çapları ağacın gövde eksenine dik ve çapraz olarak iki defa ölçülerek ortalaması alınır ve dikili ağaç ölçü tutanağına ve yardımcı ağaç ölçü tutanağına yazılır.

 

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İstihsal İşlerinin Yaptırılma Usulleri

Birim Fiyat, Taahhüt ve Gündelik

Madde 9- Yapılacak kesme, taşıma, imal, toplama ve istif gibi istihsal işleri, Devlet Orman İşletmesi ve Döner Sermayesi Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre sırası ile birim fiyat, taahhüt ve gündelikle aşağıdaki esaslara göre yapılır.

Tespit

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde, kesme, taşıma, imal, toplama ve istif gibi istihsal işlerinin “Devlet Orman İşletmesi ve Döner Sermayesi Yönetmeliği” hükümlerine göre yürütüleceği belirtilmektedir.

Söz konusu atfın güncel mevzuat karşılığı Orman Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliğidir. Anılan Yönetmelik 22.03.2015 tarihli ve 29303 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup, kesme, toplama ve taşıma işleri ile birim fiyat uygulamalarına ilişkin hükümler özellikle 18 ve 19 uncu maddelerde düzenlenmiştir.

Bu çerçevede, 9 uncu maddede yer alan yönetmelik adının güncel mevzuat terminolojisine uygun olarak “Orman Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği” şeklinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Güncel metne erişim:
Mevzuat.gov.tr – Orman Genel Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği

a)İstihsal işlerine ait birim fiyatlar Orman Genel Müdürlüğünce tespit edilecek esaslara göre hesaplandıktan sonra, yaptırılacak işin çeşidine göre birim fiyat kararları ve şartnameleri düzenlenir. Bunlar 6831 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinde belirtilen Kooperatiflere tebligatla, Köylülere ilan edilmek üzere köy muhtarlığına bildirilir. İlanın, üyelerine intikaline dair Kooperatif Başkanlıklarının yazıları ile köylülere intikaline dair muhtarlık ilmühaberleri alınır.

b) (a) fıkrasında belirtilen ilan ve tebligata rağmen 6831 sayılı Orman Kanununun 40 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında sayılan hallerde, işin birim fiyatla yaptırılamayacağı tespit olunduğu takdirde, Döner Sermaye Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre yetki sınırları içerisinde alınacak izinle istihsal işleri taahhüt ile yaptırılır.

Madde 40 – (Değişik : 23/9/1983 – 2896/27 md.)

(Değişik birinci fıkra: 19/4/2018-7139/13 md.) Devlet ormanlarında yaptırılan ağaçlandırma, bakım, imar, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri; işyerinin ve işyerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içerisinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle işyerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve işyerindeki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, işyerine olan mesafeleri ile iş güçleri dikkate alınarak yaptırılır. Ancak; ağaçlandırma faaliyetlerine ait arazi hazırlığı işlerinin makine gücü ile yapılmasının gerektiği hallerde bu fıkra hükümleri uygulanmaz.            

Yapılacak işe yukarıda belirtilen kooperatiflerin ve köylülerin iş güçlerinin yeterli bulunmaması veya işe ehil olmamaları veya aşırı fiyat istemeleri veya işin dağıtımı veya yapılması ile ilgili konularda çözülmesi mümkün olmayan ihtilaflar çıkarmaları gibi hallerde, bu işler; işyerine civar olmayan orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine veya köylülere yaptırılabileceği gibi taahhüt yolu ile de yaptırılabilir.

Bu işleri yapacak müteahhitlerden, işin mahiyet ve hacmine göre ormancı teknik eleman çalıştırmaları istenilir. Ayrıca bu taahhüde gireceklerden mali yeterlilik belgesi istenir.

Taahhüde Konu Birim Fiyatları

Madde 10- Taahhüde konu istihsal işlerine ait birim fiyatlar, daha önce köylü ve kooperatiflere ilan edilen birim fiyatlardan fazla olamaz.

İstihsal İşinin İhtilafsız Alanlarda Tevzii

Madde 11- Kesilecek ağaçlar: iş yerinin veya iş yerindeki çalışacakların hangi mülki sınır ve Orman Teşkilatı sınırları içerisinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle ve sırası ile iş yerinde ve civarındaki Orman Köylülerini Kalkındırma Kooperatiflerine ve iş yerindeki köylülere veya iş yeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, iş  yerine olan uzaklıkları ile iş güçleri dikkate alınarak tevzii edilir. Tevziat Orman İşletme Şefi ve Görevli memurların huzurunda, ağaç numaralarına göre kura ile yapılır ve bir tutanakla belgelenir.

İş yerinde hem kooperatifi hem de kooperatife üye olmayan köylüler var ise iş güçleri dikkate alınarak iş tevzii edilir Bu tevziattan kooperatife isabet eden iş için kur’a çekilmez iş bütünüyle kooperatife verilir. Köylüye isabet eden iş ise kur’a ile tevzii edilir.

İş yerinde birden fazla kooperatif var ise; iş, iş güçleri dikkate alınarak kooperatiflere tevzii edilir.

Tespit:

Bu madde Orman Kanunun 34. Maddesi ile de doğrudan ilgili. Bununla ilgili olarak Orman Genel Müdürlüğünün 02.10.2023 tarih ve “6831 Sayılı Orman Kanunu 34 üncü Maddesinin Uygulanmasına Dair Tebliğ” i var.

https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/6831%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Orman%20Kanunu%2034%20%C3%BCnc%C3%BC%20Maddesinin%20Uygulanmas%C4%B1na%20Dair%20Tebli%C4%9F.pdf

İstihsalin İhtilaflı Yerlerde Tevzii Edilmesi

Madde 12- Bir köyün mahalleleriyle bir köyle diğer bir köy veya köyler arasında yada Orman İdaresi ile köylüler arasında istihsal işinin tevziatında bir anlaşmazlık olması halinde;

Köy nüfusları en son nüfus sayımına göre tespit edildikten ve köylülerin istihsal alanı hudutlarına olan uzaklıkları yatay olarak haritada ölçüldükten sonra, tevzii edilecek istihsal miktarı; nüfus ile doğru , mesafe ile ters orantılı olacak şekilde, Orman Genel Müdürlüğünce belirlenecek esaslara göre tespit edilir ve bu tespite dayanılarak tevziat yapılır.

Tespit

Maddenin atıf yaptığı “Orman Genel Müdürlüğünce belirlenecek esaslar”, güncel uygulamada 310 Sayılı Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğ ile somutlaştırılmıştır.

310 Sayılı Tebliğ, Orman Genel Müdürlüğü İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı tarafından 27.12.2019 tarihinde yayımlanmış; 01.01.2020 tarihinden itibaren üretim iş ve işlemlerinin bu Tebliğe göre yürütülmesi öngörülmüştür. Tebliğle birlikte daha önce uygulanan 288 sayılı Tebliğ ve ekleri ile bazı ilgili tamimler yürürlükten kaldırılmıştır.

Tebliğde, ihtilafa taraf köy veya mahallelerin nüfusları ile üretim alanına olan mesafeleri esas alınarak tevziat yapılmasına ilişkin yöntem ve hesaplama esasları düzenlenmiştir. Bu nedenle Yönetmeliğin 12 nci maddesinde yer alan nüfus-mesafe esaslı tevzi sistemi, güncel OGM uygulama mevzuatında karşılığını korumaktadır.

Ayrıca 310 Sayılı Tebliğin sonraki yıllarda değişikliklere tabi tutulduğu görülmektedir. Örneğin 01.10.2023 tarihli Ek-3 ve 05.08.2025 tarihli Ek-4 değişiklikleri yayımlanmıştır.

Sonuç: Madde 12’de öngörülen sistem güncel uygulamada devam etmekte olup, uygulama esasları 27.12.2019 tarihli ve 310 sayılı Tebliğ kapsamında yürütülmektedir. 

https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/310%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20%C3%9Cretim%20%C4%B0%C5%9Flerine%20Ait%20Tebli%C4%9F(Ek-1,%20Ek-3,%20Ek-4,%20Ek-5%20%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F).pdf

Kesim Alanlarının İş Sahiplerine Teslimi

Madde 13- Kesim bölmelerindeki iş tevziini müteakip ilgili şartnameler iş sahiplerine işi alan kooperatif  ise kooperatif tüzel kişiliğini temsile yetkili kişilere imza ettirilir.Şartnamelerin imzalanmasından sonra en geç bir hafta içinde kesim alanı; Orman İşletme Şefi ve görevli memurlar ile iş sahipleri tarafından gezilir, varsa usulsüz kesim ve devrikler tespit edilerek kesim alanı , sınırları arazide belirlenmek suretiyle iş sahiplerinde teslim tesellüm tutanağı ile teslim edilir. Kesim ve sürütme işinin ayrı iş sahipleri tarafından yapılması halinde, her iş için teslim tesellüm yapılır.

Kesim ve taşıma işlerinin taahhütle yaptırılması halinde ise kesim alanı taahhüdün kesinleşerek sözleşmenin imzalanmasını müteakip müteahhit veya kanuni vekiline yukarıdaki esaslara göre teslim edilir.

Tespit:

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde düzenlenen kesim alanlarının iş sahiplerine teslimine ilişkin usul, güncel OGM uygulamasında da esas itibarıyla korunmaktadır.

27.12.2019 tarihli 310 Sayılı Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğin 13 üncü maddesi, Yönetmelikteki düzenlemeyi büyük ölçüde aynen tekrar etmektedir. Buna göre iş tevziinden sonra ilgili şartnameler iş sahiplerine, işi kooperatifin alması hâlinde ise kooperatif tüzel kişiliğini temsile yetkili kişilere imzalatılmakta; şartnamenin imzalanmasını izleyen en geç bir hafta içinde kesim alanı Orman İşletme Şefi, görevli personel ve iş sahiplerince birlikte gezilerek mevcut usulsüz kesimler ve devrikler tespit edilmekte, saha sınırları arazide belirlenmekte ve teslim-tesellüm tutanağı düzenlenerek teslim gerçekleştirilmektedir. Kesim ve sürütme işlerinin farklı iş sahiplerince yapılması hâlinde her iş için ayrı teslim-tesellüm yapılması; işlerin taahhüt yoluyla yaptırılması hâlinde ise sözleşmenin kesinleşmesi ve imzalanmasını takiben sahanın müteahhide veya kanuni vekiline aynı esaslarla teslim edilmesi uygulaması da 310 Sayılı Tebliğde açıkça yer almaktadır. Bu nedenle Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin güncel OGM uygulama mevzuatındaki karşılığını koruduğu tespit edilmektedir

BEŞİNCİ BÖLÜM

İstihsal ve Taşıma İle İlgili İş ve İşlemler

 

Ağaçların Kesilmesi ve Devrilmesi

Madde 14- Kesim TS 1214 Ağaç Kesme ve Kesmede Güvenlik Kuralları Standardı’na göre yapılır.

Tespit – Madde 14: Ağaçların Kesilmesi ve Devrilmesi

Mevcut hüküm:
“Kesim TS 1214 Ağaç Kesme ve Kesmede Güvenlik Kuralları Standardı’na göre yapılır.”

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 14 üncü maddesi, ağaçların kesilmesi ve devrilmesine ilişkin teknik ve güvenlik esasını TS 1214 standardına bağlamaktadır. Bununla birlikte güncel ulusal ve uluslararası düzenleme sistemi incelendiğinde, ağaç kesiminin artık yalnızca ağacın teknik olarak doğru biçimde devrilmesi kapsamında ele alınmadığı; iş sağlığı ve güvenliği, çalışan yeterliliği, makine ve ekipman güvenliği, ürün değer kayıplarının azaltılması, kalan meşcerenin korunması, toprak ve su üzerindeki etkiler, izlenebilirlik, yasallık, sosyal haklar, sürdürülebilir orman yönetimi ve dış ticaret gereklerinin aynı üretim sürecinin birbirini tamamlayan unsurları hâline geldiği tespit edilmektedir.

Hazırlanan mevcut inceleme raporunda da ulusal ve uluslararası kaynakların üretim, iş güvenliği, çevre ve dış ticaret aşamalarıyla eşleştirilmesi benimsenmiş; WTO, ILO, FSC/PEFC ve diğer uluslararası sistemler farklı hukuki statülerine göre ayrılmıştır. Ayrıca rapordaki karşılaştırmada İSG ve sosyal boyut bakımından 6331, 4857, 5510 ve 5544 sayılı mevzuatın ILO C155/C187 ve FSC/PEFC ile birlikte değerlendirilmesi öngörülmüştür.

1. TS 1214 ve OGM’nin güncel üretim düzenlemeleri

TS 1214, “Ağaç Kesme ve Kesmede Güvenlik Kuralları” başlıklı, 1974 tarihli bir Türk standardıdır. OGM’nin güncel üretim sisteminde bu standarda yapılan atıf devam etmektedir. 310 Sayılı Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğ kesim sürecinde TS 1214 ile meslek standardını birlikte esas almakta; devamında boylama, standardizasyon, ölçüm, muayene ve mekanizasyon hükümlerine yer vermektedir. Hazırlanan mevcut raporda da 310 Sayılı Tebliğin bu yapısı tespit edilmiştir.

OGM güncel 310 Sayılı Tebliğ bağlantısı:

https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/310%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20%C3%9Cretim%20%C4%B0%C5%9Flerine%20Ait%20Tebli%C4%9F%28Ek-1%2C%20Ek-2%2C%20Ek-3%2C%20Ek-4%20%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F%29.pdf

Bu noktada OGM içinde birbirine paralel çalışan en az dört düzenleme katmanı bulunduğu görülmektedir: Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmelik → 310 Sayılı Tebliğ → dikili satış/üretim talimatları → MYK/İSG ve sertifikasyon uygulamaları. Bunların önemli bölümü birbirine aykırı değil, birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Ancak aynı saha faaliyetinin farklı düzenlemelerde farklı ayrıntı seviyelerinde tekrarlandığı görülmektedir.

2. EUDR bakımından ağaç kesiminin önemi

AB Ormansızlaşmanın Önlenmesi Tüzüğünün güncel konsolide metni 26 Aralık 2025 tarihli sürümdür. 2025/2650 sayılı değişiklik sonrasında temel yükümlülüklerin büyük ve orta ölçekli işletmeler bakımından 30 Aralık 2026, mikro ve küçük işletmeler bakımından 30 Haziran 2027 tarihinden itibaren uygulanması öngörülmektedir.

Güncel EUDR metni:

https://eur-lex.europa.eu/eli/reg/2023/1115/2025-12-26/eng

EUDR, Madde 14 ile doğrudan aynı türden bir “ağaç kesme tekniği standardı” değildir. Bununla birlikte odunun hangi sahadan, hangi hukuki ve çevresel koşullarda kesildiği bakımından Madde 14’ün içinde bulunduğu üretim zincirini doğrudan etkileyebilecek niteliktedir.

EUDR’nin “üretim ülkesinin ilgili mevzuatı” tanımı özellikle önemlidir. Tüzük yalnız kesim iznini değil;

  • arazi kullanım haklarını,
  • çevrenin korunmasını,
  • orman yönetimi ve biyolojik çeşitlilik dahil kesimle doğrudan ilişkili ormancılık kurallarını,
  • üçüncü kişilerin haklarını,
  • çalışan haklarını,
  • uluslararası hukukça korunan insan haklarını,
  • FPIC ilkesini,
  • vergi, ticaret ve gümrük düzenlemelerini

aynı yasallık değerlendirmesinin parçaları olarak kabul etmektedir.

EUDR’nin bu hükmünün açık URL’si:

https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/?qid=168786723146&uri=CELEX%3A32023R1115

Bu düzenleme OGM bakımından önemli bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. AB pazarına girecek EUDR kapsamındaki ahşap ürün bakımından yalnızca “orman mevzuatına uygun kesildi” bilgisinin gösterilmesi yeterli olmayabilir. Üretim sahasının coğrafi konumu ile birlikte kesimin orman yönetimi, çevre, biyolojik çeşitlilik, çalışan hakları ve ilgili ticaret/gümrük hükümleri bakımından yasal olduğunun kanıtlanabilir olması gerekmektedir. Dolayısıyla Madde 14’teki teknik kesim aşaması, ileride ORBİS/üretim kaydı → damga → bölme → kesim → ölçüm → taşıma → satış → ihracat zincirinin doğrulanabilir ilk halkalarından biri hâline gelebilir.

Ayrıca EUDR kapsamında gümrük idareleri ile yetkili otoriteler arasında due diligence beyanının durumu üzerinden bilgi alışverişi ve gerektiğinde ürünün serbest dolaşıma girişinin durdurulması veya reddedilmesi mekanizması öngörülmektedir.

Bu nedenle Madde 14’ün izlenebilirlik boyutu, yalnız sahadaki ağaç kesme güvenliğiyle sınırlı değildir.

3. ITTO ve “Reduced Impact Logging” yaklaşımı

Uluslararası Tropikal Kereste Örgütü (ITTO), sürdürülebilir ve yasal kaynaklardan gelen kerestenin uluslararası ticareti ile sürdürülebilir orman yönetimini birlikte ele almaktadır. ITTA 2006 kapsamındaki amaçlar arasında; sürdürülebilir kaynaktan gelen kereste ticaretinin geliştirilmesi, odun kullanım verimliliğinin artırılması, yasal ormancılığın desteklenmesi ve ormana bağımlı toplulukların yararlarının gözetilmesi bulunmaktadır.

ITTO:

https://www.itto.int/about_itto/objectives/

Madde 14 açısından daha doğrudan öneme sahip olan yaklaşım ise ITTO’nun Reduced Impact Logging – RIL sistemidir.

https://www.itto.int/sustainable_forest_management/logging/

ITTO’ya göre RIL, kesim faaliyetlerinin orman meşceresi ve toprak üzerindeki etkilerini azaltacak şekilde önceden planlanması ve kontrollü yürütülmesi anlamına gelmektedir. Sistem içerisinde:

  • kesim öncesi envanter,
  • yolların ve sürütme güzergâhlarının önceden planlanması,
  • yönlendirilmiş devirme,
  • kütüğün mümkün olduğunca alçaktan kesilerek odun kaybının azaltılması,
  • gövdenin ekonomik değeri en yüksek biçimde boylanması,
  • sürütme makinelerinin belirlenmiş güzergâhlarda tutulması,
  • toprak ve kalan meşcere zararının azaltılması,
  • kesim sonrası performans değerlendirmesi

bir bütün olarak ele alınmaktadır. ITTO ayrıca bu yöntemlerin ormanda kesilmiş ancak çıkarılamamış “kayıp tomruk” miktarını azaltabildiğini ve böylece ekonomik geliri artırabildiğini belirtmektedir.

Bu yaklaşımın TS 1214’ten önemli farkı şudur: kesim tekniği, ekonomik verimlilik ve çevresel etki aynı operasyonel planın parçaları olarak değerlendirilmektedir.

4. Çevresel boyut

Ağaç kesme faaliyetinin çevresel etkisi yalnız kesilen ağaçla sınırlı değildir. Yanlış devirme yönü veya uygun olmayan bölmeden çıkarma yöntemi;

  • kalan ağaçlarda gövde ve kök zararı,
  • gençliğin zarar görmesi,
  • toprağın sıkışması,
  • erozyon,
  • sürütme yollarında yüzeysel akış,
  • dere ve su kaynaklarında sediment artışı,
  • habitat yapısının bozulması,
  • gereksiz üretim artığı ve odun kaybı

oluşturabilmektedir.

Bu nedenle doğru yönlendirilmiş kesim, yalnız çalışan güvenliği için değil; kalan meşcerenin, gençliğin ve toprak yapısının korunması açısından da önem taşımaktadır. ITTO’nun RIL yaklaşımında bu husus açık biçimde yer almaktadır.

OGM’nin 310 Sayılı Tebliği de mekanizasyonu değerlendirirken makinenin orman, toprak ve üretilen emval üzerindeki etkisini dikkate alan bir yaklaşım benimsemektedir. Böylece OGM’nin güncel uygulaması ile RIL yaklaşımı arasında önemli ölçüde paralellik bulunmaktadır.

5. Kesimden kaynaklanan ekonomik değer kayıpları

Kesim aşamasındaki ekonomik kayıp birkaç farklı şekilde meydana gelebilmektedir:

Yüksek kütük bırakılması, ağacın genellikle en yüksek ekonomik değere sahip dip kısmının ormanda bırakılmasına neden olmaktadır.

Dip çatlaması ve lif çekilmesi, yanlış devirme kertiği veya yanlış kesme tekniği sonucunda tomruğun kalite sınıfını düşürebilmektedir.

Yanlış devirme yönü, hem kesilen gövdeye hem kalan meşcereye zarar verebilmektedir.

Yanlış boylama, yüksek değerli tomruk üretilebilecek bir gövdenin daha düşük değerli ürünlere ayrılmasına neden olabilmektedir.

Ölçüm ve kalibrasyon hataları, özellikle harvester sistemlerinde seri biçimde tekrarlandığında büyük hacimlerde ekonomik kayıp oluşturabilmektedir.

Bu nedenle modern ormancılıkta yalnız “kesim tamamlandı mı?” sorusu değil, “ağaçtan elde edilebilecek kullanılabilir ve ekonomik değer ne ölçüde korunabildi?” sorusu da performans göstergesi hâline gelmektedir.

6. Harvester ve mekanizasyon

Harvester sistemleri, ağacı kavrama, kesme, dallarını temizleme, çap ve boy ölçümü yapma ve önceden tanımlanan ürün programına göre boylama işlemlerini aynı makine üzerinde gerçekleştirebilmektedir.

Bu makinelerin önemi yalnız işçilik maliyetinin azaltılması değildir. Uygun koşullarda;

  • çalışanı doğrudan devirme bölgesinden uzaklaştırma,
  • kontrollü kesim,
  • standart ürün boyu,
  • elektronik çap/boy kaydı,
  • ürün optimizasyonu,
  • operasyon zamanı kaydı,
  • üretim verilerinin dijital sisteme aktarılması

imkânı sağlamaktadır.

Bunun karşılığında makine devrilmesi, hidrolik sistemler, bakım güvenliği, operatör ergonomisi, toprak sıkışması, sürütme yolu etkileri ve kalan meşcere zararı gibi farklı riskler ortaya çıkmaktadır.

Bu nedenle harvester kullanımının manuel kesimin basit bir teknolojik ikamesi olarak değil, ayrı risk ve performans kriterlerine sahip farklı bir üretim sistemi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

OGM’nin 310 Sayılı Tebliğinde mekanizasyonun ayrıca düzenlenmiş olması, Yönetmeliğin Madde 14’ündeki yalnız TS 1214’e dayanan yaklaşımın OGM’nin güncel uygulamasının tamamını artık tek başına ifade etmediğini göstermektedir.

7. WTO açısından değerlendirme

Dünya Ticaret Örgütü bakımından TS 1214’ün kendisi doğrudan bir “WTO ormancılık standardı” değildir. Bununla birlikte teknik düzenleme, standart ve uygunluk değerlendirmesi uluslararası ticareti etkilediğinde WTO Ticarette Teknik Engeller Anlaşması (TBT) önem kazanmaktadır.

WTO TBT Anlaşması:

https://www.wto.org/english/tratop_e/tbt_e/tbtagr.htm

TBT Anlaşması; teknik düzenlemelerin ayrımcı olmamasını ve uluslararası ticarette gereksiz engel yaratmamasını isterken, aynı zamanda devletlerin insan sağlığı ve güvenliği ile çevrenin korunması amacıyla teknik düzenleme yapabileceğini kabul etmektedir. İlgili uluslararası standartların bulunması hâlinde bunların teknik düzenlemelerin hazırlanmasında esas alınmasını teşvik etmektedir.

Bu husus özellikle:

  • motorlu testereler,
  • harvester/forwarder ve ormancılık makineleri,
  • kişisel koruyucu donanımlar,
  • makine güvenliği,
  • teknik uygunluk belgeleri

bakımından önem taşımaktadır.

Dolayısıyla TS 1214’ün güncellenmesi veya ormancılık makineleri için yeni zorunlu teknik şartlar belirlenmesi hâlinde, TS/EN/ISO sistemleri ile uluslararası standartların birlikte değerlendirilmesi teknik uyum ve dış ticaret bakımından yararlı olacaktır.

8. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı düzenlemeleri

Orman emvali açısından gümrük düzenlemeleri iki farklı düzeyde önem taşımaktadır.

Birinci düzey odun ve odun ürünlerinin dış ticaretidir. Bu ürünler GTİP sisteminde ağırlıklı olarak 44 üncü Fasıl – Ağaç ve ahşap eşya altında sınıflandırılmaktadır. Ticaret Bakanlığının tarife açıklamasında üretim zinciri örnek olarak:

canlı ağaç → 0602; ham ahşap → 4403; biçilmiş kereste → 4407; mobilya → 9403

şeklinde gösterilmektedir.

Türkiye bakımından temel gümrük kanunu:

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4458.pdf

İkinci düzey orman üretiminde kullanılan ekipmanın ithalatıdır. 2026 yılında Ticaret Bakanlığı makina ürünleri bakımından yeni ve daha özel bir denetim sistemi oluşturmuştur.

Makinaların İthalat Denetimi Tebliği – ÜGD 2026/32, Makina Emniyeti Yönetmeliğine tabi makinaların ithalat denetimini ayrı bir sistem altında toplamıştır. Denetim TSE eliyle yürütülmektedir.

Güncel Ticaret Bakanlığı sayfası:

https://ticaret.gov.tr/urun-guvenligi/ithalatta-urun-guvenligi-denetimleri/ithalatta-denetimi-gerceklestirilen-urun-gruplari

Ayrıca Karayolu Dışında Kullanılan Hareketli Makinaların İthalat Denetimi Tebliği (2026/2); makine emniyeti yanında motor emisyonları ve açık alanda kullanılan ekipmanın gürültü emisyonu yönünden denetim getirmektedir. Harvester veya forwarder bakımından somut uygulama, makinenin GTİP’i ve teknik özellikleri üzerinden ayrıca belirlenmelidir; bütün ormancılık makinelerinin otomatik olarak aynı kapsama girdiği varsayılmamalıdır.

Kesim işçilerinin kullandığı koruyucu donanımlar açısından Kişisel Koruyucu Donanımların İthalat Denetimi Tebliği (2026/11) de önemlidir. Eldiven, gözlük, koruyucu elbise ve ayakkabı gibi ürünler ithalat aşamasında ilgili teknik mevzuat bakımından denetlenmektedir.

2026 yılı ÜGD tebliğlerinin yayımlandığı Resmî Gazete:

https://resmigazete.gov.tr/fihrist?mukerrer=4&tarih=2025-12-31

Böylece Madde 14’te sahada kullanılan testere, makine ve KKD’nin güvenliği ile Ticaret Bakanlığının ithalattaki ürün güvenliği denetimleri arasında tamamlayıcı bir ilişki bulunmaktadır.

9. WTO gümrük kuralları

WTO’nun Gümrük Kıymeti Anlaşması, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin keyfî veya hayalî değerler yerine esas olarak ticari gerçekliği yansıtan işlem değerine dayanmasını öngörmektedir.

https://www.wto.org/english/tratop_e/cusval_e/cusval_e.htm

WTO Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması ise ithalat, ihracat ve transit usulleri; tarife, sınıflandırma, kıymet, menşe ve kısıtlamalara ilişkin bilgilerin erişilebilir ve şeffaf biçimde yayımlanmasını öngörmektedir.

https://www.wto.org/english/docs_e/legal_e/tfa_e.htm

Bu hükümler Madde 14’teki saha kesim tekniğini doğrudan düzenlememektedir. Ancak orman emvalinin kesimden ihracata kadar oluşturduğu ekonomik zincirin dış ticaret kısmını tamamlamaktadır.

10. EUDR ile gümrük sisteminin birleştiği alan

EUDR bu bakımdan klasik ormancılık mevzuatı ile gümrük mevzuatı arasında önemli bir bağlantı kurmaktadır.

AB’ye girecek ilgili ürün için:

üretim sahası → geolokasyon → yasallık → ormansızlaşmadan ari olma → due diligence beyanı → gümrük işlemi

şeklinde bir zincir kurulmaktadır.

Bu nedenle üretim sahasında oluşan dijital kayıtların ileride yalnız OGM’nin iç kontrolü için değil, ihracatçının EUDR durum tespiti yükümlülüğünün kanıtı olarak da kullanılabilme potansiyeli bulunmaktadır.

11. Sosyal boyut ve çalışan hakları

Kesim faaliyetinin sosyal boyutu iki ana grupta ortaya çıkmaktadır.

Birincisi kesimde çalışanların hakları ve güvenliğidir. 6331 sayılı Kanun, 4857 sayılı İş Kanunu, 5510 sayılı Kanun ve meslekî yeterlilik sistemi bu alanın ulusal temelini oluşturmaktadır. Mevcut raporda da bu düzenlemeler birlikte değerlendirilmiştir.

6331 sayılı Kanun:

https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6331.pdf

İkinci boyut orman köylüsü, kooperatifler ve yerel toplumdur. Üretimde mekanizasyonun artırılması çalışanların yüksek riskli manuel işlere maruziyetini azaltabilir; buna karşılık orman köylüsünün geleneksel üretim işlerinden elde ettiği istihdam ve gelir üzerinde etkiler oluşturabilir. Bu nedenle mekanizasyon değerlendirmesinin yalnız m³/saat, maliyet veya makine verimliliğine indirgenmemesi; istihdam, meslek dönüşümü, operatör eğitimi, kooperatiflerin makine edinme/kiralama imkânları ve kırsal gelir etkileriyle birlikte yapılması gerekir.

ITTO da sürdürülebilir orman yönetiminde ormana bağımlı yerel toplulukların çıkarlarının gözetilmesini ve faydaların adil paylaşımını temel unsurlar arasında saymaktadır.

EUDR’nin çalışan hakları, üçüncü kişilerin hakları, insan hakları ve FPIC hükümlerini “üretim ülkesinin ilgili mevzuatı” içinde değerlendirmesi bu sosyal boyutu dış ticaret açısından da görünür hâle getirmektedir.

12. ILO bakımından güncel referans

Ormancılık iş güvenliği bakımından en güncel temel uluslararası referans ILO Code of Practice on Safety and Health in Forestry Work belgesinin 2025 sürümüdür.

https://www.ilo.org/resource/other/code-practice-safety-and-health-forestry-work

ILO’nun yaklaşımı; kesim tekniği, motorlu testere, KKD, eğitim, çalışan yetkinliği, makine güvenliği, yükleniciler, acil durum, ilk yardım, iletişim, yalnız çalışma ve risk değerlendirmesini tek sistem içinde ele almaktadır.

Bu nedenle TS 1214 ile ILO 2025’in kapsamları aynı değildir. TS 1214 daha çok kesme ve güvenli kesim tekniğine odaklanırken ILO 2025 bütün bir ormancılık İSG yönetim sistemini tanımlamaktadır.

13. FSC ve PEFC ile kesim tekniğinin bağlantısı

FSC ve PEFC’de de kesim yalnız teknik bir işlem değildir. Çalışan güvenliği, çalışan yeterliliği, toprak-su koruması, biyolojik çeşitlilik, kalan meşcerenin korunması ve ürün kayıplarının azaltılması sürdürülebilir orman yönetiminin birlikte değerlendirilen unsurlarıdır.

Bu durum, Madde 14 açısından özellikle önemlidir; çünkü TS 1214 ile “ağacın güvenli biçimde nasıl kesileceği”, FSC/PEFC ile ise daha geniş anlamda “kesimin kabul edilebilir sosyal, çevresel ve ekonomik sonuçlarla nasıl gerçekleştirileceği” düzenlenmektedir.

14. Mahkeme kararlarında ortaya çıkan hususlar

Yargı kararları Madde 14’ün doğrudan normatif içeriğini değiştirmemekle birlikte, kesim faaliyetinde sorumluluğun nasıl değerlendirildiğini göstermesi bakımından önemlidir.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 2016/6071 E., 2017/8926 K. sayılı kararında, ormandan ağaç kesme, sürütme ve taşıma işi kapsamında meydana gelen ölüm olayında işverenlik ve asıl işveren-alt işveren ilişkisinin somut üretim organizasyonu üzerinden değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Olayda traktör, halat ve makara kullanılarak yürütülen üretim sırasında ölüm gerçekleşmiştir. Yargıtay, yapılan işin hukuki örgütlenmesinin sorumluluk tayininde belirleyici olduğunu değerlendirmiştir.

Karar:

https://www.yargitaykararlari.com.tr/ictihatdetay-14722-21hukukdairesi-Yargitay-21-Hukuk-Dairesi-2016-6071-Esas-2017-8926-Karar-Sayili-Ilami.html

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2020/8614 E., 2023/5221 K. sayılı kararına konu olayda, motorlu testereyle ağaç kesme/budama sırasında elektrik akımına kapılma sonucu ölüm meydana gelmiştir. Dosyadaki bilirkişi değerlendirmelerinde kalifiye eleman, KKD, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi ve elektrik hattına yönelik önlemler tartışılmış; Yargıtay çelişkili bilirkişi raporlarının giderilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Karar:

https://www.adalethaberleri.net/haberler/kararlar/yargitay-12-ceza-dairesinin-20208614-e-20235221-k-sayili-karari/26792

Bu kararlar, kesim kazalarının hukuki değerlendirilmesinin yalnız “TS 1214 uygulanmış mı?” sorusuyla sınırlı tutulamayacağını; çalışan yeterliliği, eğitim, ekipman, iş organizasyonu, gözetim ve tehlikenin niteliğinin birlikte değerlendirildiğini göstermektedir.

Diğer taraftan Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2021/173 E., 2021/293 K. sayılı kararında, kooperatife teslim edilen bölmede meydana gelen çok sayıdaki damgasız kesimin sorumluluğu değerlendirilmiştir. Kesim ve sürütme işlerini organize eden kooperatif yönetimi, işçi organizasyonu ve damgasız kesim arasındaki ilişki tartışılmıştır.

Karar:

https://www.ictihatlar.com.tr/ictihat-detay-623af3d4b0cf634f496e6530.html

Bu karar ise Madde 14 bakımından teknik İSG’den ziyade kesim organizasyonu, saha kontrolü, damga ve hukuka uygun üretim zinciri açısından önem taşımaktadır.

15. Düzenlemeler arasındaki paralellik ve çakışma alanları

Mevcut sistem toplu olarak değerlendirildiğinde aşağıdaki yapı ortaya çıkmaktadır:

Alan Mevcut başlıca düzenleme Madde 14 ile ilişki
Kesim tekniği TS 1214 Doğrudan
OGM üretim uygulaması 310 Sayılı Tebliğ Kesim + boylama + ölçüm + mekanizasyon
Çalışan yeterliliği MYK Ağaç Kesme ve Boylama Operatörü Kesimi yapan kişinin yeterliliği
İSG 6331 ve ikincil mevzuat Risk, eğitim, KKD, ekipman, organizasyon
Makine Makina Emniyeti + ÜGD 2026/32 Harvester/testere vb. ekipman güvenliği
KKD KKD mevzuatı + ÜGD 2026/11 İthalat ve kullanım güvenliği
SFM/sertifikasyon FSC/PEFC Çalışan + çevre + kalan meşcere + atık/değer
Uluslararası İSG ILO 2025 Bütüncül ormancılık güvenliği
Çevresel üretim ITTO RIL Yönlendirilmiş kesim, düşük kütük, düşük etki
AB ticareti EUDR Yasallık, çevre, sosyal hak, geolokasyon, gümrük
Uluslararası teknik ticaret WTO/TBT Teknik standartların ticarete etkisi
Gümrük 4458 + 2026 ithalat rejimi Ürün/makine/KKD dış ticareti
Yargı Yargıtay kararları Sorumluluk, organizasyon, kusur, kaçak kesim

Sonuç Tespiti

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde yer alan TS 1214 atfının OGM üretim sistemindeki karşılığı devam etmektedir. Bununla birlikte güncel uygulama, mevzuat ve uluslararası standartlar kesim faaliyetini bu tek teknik standarttan daha geniş bir çerçevede düzenlemektedir.

OGM’nin 310 Sayılı Tebliği, meslekî yeterlilik düzenlemeleri, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, makine ve KKD mevzuatı ile dikili satış ve sertifikasyon uygulamaları TS 1214’ü farklı yönlerden tamamlamaktadır. Uluslararası alanda ILO 2025 güvenli çalışma sistemini; ITTO Reduced Impact Logging kesimin çevresel etkileri ile odun kayıplarının azaltılmasını; FSC ve PEFC sürdürülebilirlik ve sosyal-çevresel performansı; EUDR ise üretim sahasının yasallığı, çevre ve biyolojik çeşitlilik hükümleri, çalışan ve üçüncü kişi hakları, izlenebilirlik, geolokasyon ve ticaret/gümrük kurallarını aynı değer zincirine bağlamaktadır.

EUDR’nin 30 Aralık 2026’dan itibaren ana yükümlülükler bakımından uygulanmaya başlayacak olması, odun üretim sahasındaki kayıtların dış ticaret açısından da önemini artırmaktadır. Kesim emrinin, bölme ve ağaç kimliğinin, damga kayıtlarının, kesim ve ölçü verilerinin, üretici/yüklenici bilgilerinin ve taşıma-satış kayıtlarının birbirini takip eden doğrulanabilir bir veri zinciri hâline getirilmesi, hem idari kontrol hem de uluslararası piyasa gereklilikleri açısından önem taşımaktadır.

Mahkeme kararları da kesim faaliyetindeki sorumluluğun yalnız teknik kesme kuralına uyuma indirgenmediğini; işverenlik ilişkisi, çalışan yeterliliği, eğitim, KKD, iş ekipmanı, saha organizasyonu ve gözetim gibi unsurların birlikte değerlendirildiğini göstermektedir. Bu çerçevede Madde 14’ün güncel durumunun değerlendirilmesinde “TS 1214’e uygun kesim” esasının; güncel İSG, meslekî yeterlilik, mekanizasyon, çevresel koruma, sosyal haklar, izlenebilirlik ve dış ticaret düzenlemeleriyle birlikte ele alınmasının mevcut ulusal ve uluslararası sistemle daha uyumlu bir değerlendirme çerçevesi oluşturduğu tespit edilmektedir.

Kesilen Ağaçların Boylara Bölünmesi

Madde 15- Kesilen Ağaçların dalları budanır, ibreli olanların kabukları soyulur. Gövde, kesim Tekniği ve Ağaç Kesmede Güvenlik Kuralları Standardizasyonu esaslarına ve piyasa taleplerine göre işaretlenir ve işaretlenen yerlerden bölünmesi sağlanır.

Tespit – Madde 15: Boylama, Kabuk Soyma, Orman Sağlığı, Yangın Riski ve Ekonomik Değer

Mevcut hüküm:
“Kesilen ağaçların dalları budanır, ibreli olanların kabukları soyulur. Gövde, Kesim Tekniği ve Ağaç Kesmede Güvenlik Kuralları Standardizasyonu esaslarına ve piyasa taleplerine göre işaretlenir ve işaretlenen yerlerden bölünmesi sağlanır.”

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 15 inci maddesi, görünüşte budama, kabuk soyma ve boylama işlemlerini düzenlemekle birlikte; güncel ormancılık uygulaması bakımından ürünün ekonomik değerinin korunması, orman sağlığı, böcek ve mantar zararlarının önlenmesi, yangın riskinin yönetilmesi, toprağın ve biyolojik döngünün korunması, piyasa taleplerine hızlı cevap verilmesi, iş sağlığı ve güvenliği ile üretim artıklarının değerlendirilmesi gibi birbiriyle ilişkili çok sayıda alanı doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle maddenin yalnız bir “boylara bölme” hükmü olarak değil, kesim sonrasında orman ile ürünün birbirinden ayrıldığı ve ekonomik, biyolojik ve çevresel tercihlerin yapıldığı temel üretim aşamalarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmektedir.

1. Güncel OGM düzenlemesi ve ekonomik değer yaklaşımı

OGM’nin 27.12.2019 tarihli 310 Sayılı Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliği, teknolojik gelişmeler, iş sağlığı ve güvenliğindeki yeni yaklaşımlar ve üretim metotlarındaki değişiklikler gerekçe gösterilerek hazırlanmış ve 01.01.2020’den itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Tebliğ, 288 sayılı eski Tebliği ve bazı tamimleri yürürlükten kaldırmıştır.

OGM güncel 310 Sayılı Tebliğ:

OGM – 310 Sayılı Tebliğ, güncel işlenmiş metin
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/310%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20%C3%9Cretim%20%C4%B0%C5%9Flerine%20Ait%20Tebli%C4%9F%28Ek-1%2C%20Ek-2%2C%20Ek-3%2C%20Ek-4%20%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F%29.pdf

Tebliğde boylama, yalnız belirli uzunluklarda tomruk üretme işlemi değildir. Kesilmiş gövdeden piyasa şartları ve ürün standartları dikkate alınarak mümkün olan en yüksek kalite, miktar ve ekonomik değerde endüstriyel odun elde edilmesi hedeflenmektedir. Mevcut inceleme raporunda da 310 Sayılı Tebliğin kesim, boylama, standardizasyon, ölçü ve kalite kontrolünü aynı üretim zincirinin parçaları olarak ele aldığı belirlenmiştir.

Bu nedenle Madde 15’teki “piyasa talepleri” ifadesinin günümüzde daha geniş bir anlam taşıdığı görülmektedir. Boylama kararı; yalnız mevcut alıcının talep ettiği uzunluk değil, ürünün kalite sınıfı, kullanım alanı, satış kabiliyeti, stok devir hızı ve alternatif ürünlere göre ekonomik değerini de etkileyen bir üretim kararıdır.

2. Orman ve ağaç sağlığı bakımından kabuk soyma

Maddenin “ibreli olanların kabukları soyulur” hükmü, ürün hazırlama işlemi olmasının yanında önemli bir orman sağlığı ve entomoloji boyutuna sahiptir.

OGM’nin orman zararlılarıyla mücadele kaynaklarında kesilmiş ağacın kısa süre içerisinde kabuk böceği zararına hassas hâle geldiği belirtilmektedir. Kabuklu emvalin ormanda veya depoda uzun süre beklemesi böceklerin üremesi için uygun materyal sağlayabilmekte; gerektiğinde kabukların soyulması ve artık materyalin uzaklaştırılması koruyucu tedbirler arasında gösterilmektedir. OGM ayrıca ürünün kısa sürede kullanılması veya piyasaya çıkarılmasının böcek zararından korunmada etkili olduğunu belirtmektedir.

OGM kaynağı:

OGM – Orman Bitkilerinde Zararlı ve Hastalıklarla Mücadele
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/EgitimDokumanlari/Orman%20Zararl%C4%B1lar%C4%B1yla%20M%C3%BCcadele/Orman%20Bitkilerinde%20Zararl%C4%B1%20ve%20Hastal%C4%B1klarla%20M%C3%BCcadelede%20Kullan%C4%B1lan%20%C4%B0la%C3%A7lar.pdf

Bu ilişkinin güncelliği de devam etmektedir. OGM, 10.07.2026 tarihinde Bolu’da göknar kabuk böcekleriyle mücadele konusunda bölgesel saha uygulaması ve mücadele takvimi oluşturulduğunu duyurmuştur.

OGM – Bolu ormanlarında kabuk böceği mücadelesi, 10.07.2026
URL:
https://www.ogm.gov.tr/boluobm/haberler/bolu-ormanlarinda-kabuk-bocegi-mucadelesi

Dolayısıyla kabuk soyma hükmünün yalnız “tomruğun hazırlanması” açısından değil, kesilmiş emvalin zararlı böcekler için üreme materyali hâline gelmesinin önlenmesi açısından da anlamı bulunmaktadır.

Ancak buradan bütün ibreli emvalin her koşulda aynı yöntem ve zamanda soyulmasının zorunlu olduğu sonucu otomatik olarak çıkarılmamalıdır. Tür, kesim mevsimi, emvalin sahada kalış süresi, piyasa teslim süresi, zararlı yoğunluğu, üretim yöntemi ve ürünün kullanım amacı dikkate alınarak kabuk soyma gerekliliğinin risk temelli değerlendirilmesi güncel ormancılık tekniğiyle daha uyumlu görünmektedir.

3. Ardaklanma ve ürünün bekletilmesinden kaynaklanan değer kaybı

Madde 15’in yapraklı türler açısından önemli karşılıklarından biri ardaklanmadır.

OGM’nin Orman Zararlıları ile Mücadele Esaslarında ardaklanma; yapraklı ağaçların diri odununda, kesilmelerinden sonraki birkaç ay içerisinde meydana gelen renk değişikliği ve bozulmalar olarak tanımlanmaktadır. İlk aşamada lignin ve selüloz yapısının henüz bozulmadığı; ancak odunun geçirgenliğinin ve teknolojik özelliklerinin etkilendiği belirtilmektedir. Ardaklanmayı daha sonra beyaz veya esmer çürüklük izleyebilmektedir.

OGM kaynağı:

OGM – Orman Zararlıları ile Mücadele Esasları
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/Orman%20Zararl%C4%B1lar%C4%B1%20%C4%B0le%20M%C3%BCcadele%20Esaslar%C4%B1.pdf

Kayın üzerinde yapılan OGM araştırmalarında ise sıcak dönemlerde kesilen ürünün birkaç ay içinde önemli ölçüde ardaklanabildiği, bekleme süresi arttıkça değer kaybının yükseldiği ve ürünün kesimden sonra hızla ormandan çıkarılması ve işlenmesinin en etkili önlemler arasında olduğu belirtilmektedir.

OGM – Kayın El Kitabı
URL:
https://www.ogm.gov.tr/icanadolu/yayinlarimiz-sitesi/Yayinlarimiz/El%20Kitaplar%C4%B1/El%20Kitab%C4%B1_1%20Kay%C4%B1n_Muhtelif_Yayinlar_Serisi-42.pdf

Bu husus doğrudan satış hızı ile ilişkilidir. Kesilen emvalin teknik açıdan doğru boylanmış olması tek başına ekonomik değerin korunmasını sağlamamaktadır. Üretim, bölmeden çıkarma, depolama ve satış süreçlerinin birbirini takip eden kısa bir zaman diliminde tamamlanması bazı türlerde ürün kalitesinin korunması açısından belirleyici olabilmektedir.

Bu nedenle özellikle kayın gibi ardaklanmaya duyarlı türlerde “kesimden satışa geçen süre” performans göstergesi olarak ayrıca izlenebilir.

4. Satış hızı ve piyasa talebinin üretim programına aktarılması

OGM’nin teknik eğitim dokümanlarında üretim iş akımının başlangıcında “piyasa talebini dikkate alan üretim programı” hazırlanması gerektiği açıkça ifade edilmektedir.

Tarım ve Orman Bakanlığı kaynağı:

Tarım ve Orman Bakanlığı – Üretim işleri teknik eğitim dokümanı
URL:
https://www.tarimorman.gov.tr/PERGEM/Belgeler/Tekniker%20%286%20nc%C4%B1%20Grup%29.pdf

Bu yaklaşım Madde 15 açısından önemlidir. Piyasa talebinin yalnız ağaç kesildikten sonra dikkate alınması, ekonomik optimizasyon bakımından geç kalınmış bir aşama olabilir.

Daha etkin zincir şu şekilde kurulabilir:

piyasa verisi → üretim programı → kesim zamanı → boylama reçetesi → ürün sınıfı → satış programı.

Böylece piyasada talep görmeyen boy veya kalite sınıflarında büyük stoklar oluşturmak yerine, amenajman ve silvikültür kararının izin verdiği ölçüde talep edilen ürün kombinasyonları üretilebilir.

Bu durum aynı zamanda kabuk böceği ve ardaklanma riskini de azaltabilir. OGM’nin zararlılarla mücadele dokümanında kabuklu emval standartlarının ihtiyaca göre ayarlanması ve yalnız talep edilen kadar üretim yapılmasının depolarda uzun süre beklemeyi önleyeceği açıkça belirtilmektedir.

Dolayısıyla piyasa yönetimi ile orman sağlığı arasında doğrudan bir bağlantı bulunmaktadır.

5. OGM gelirleri, satış fiyatı ve boylama kararının ekonomik sonucu

Madde 15, OGM’nin satış gelirlerini doğrudan etkileyebilecek hükümlerden biridir.

Aynı gövde farklı noktalardan boylandığında;

yüksek değerli tomruk,
daha düşük kalite tomruk,
maden direği,
sanayi odunu,
lif-yonga odunu,
yakacak odun

gibi farklı ürünlere dönüşebilir.

Bu nedenle yanlış boylama sonucunda hacim kaybı olmasa dahi ekonomik değer kaybı meydana gelebilir. Örneğin 1 m³ odunun tamamen ölçüye girmesi, o 1 m³’ün mümkün olan en yüksek ürün sınıfında değerlendirildiği anlamına gelmez.

Mevcut inceleme raporunun görevlendirme çerçevesinde de kalite, fire ve değer kayıpları ile fiyat oluşumu, satış yöntemleri ve gelir gerçekleşmeleri ayrı inceleme alanları olarak belirlenmiştir.

Bu nedenle OGM açısından Madde 15’in performansı yalnız “kaç m³ üretildi?” göstergesiyle değil;

gövde değer geri kazanım oranı,
I/II/III kalite ürün oranı,
birim m³ satış geliri,
üretim–satış arasında geçen ortalama süre,
stokta kalma süresi,
ardaklanma/renklenme/çatlama nedeniyle sınıf düşen ürün oranı,
piyasa talebi nedeniyle yeniden tasnif edilen ürün miktarı

gibi göstergelerle değerlendirilebilir.

6. Orman yangınları ve üretim artıkları

Madde 15’te dalların budanması sonucunda önemli miktarda dal, tepe ve ince odunsu materyal ortaya çıkmaktadır. Bu materyalin tamamının ormanda bırakılması veya tamamının çıkarılması her koşulda doğru değildir.

OGM, yangın önleme çalışmalarında üretim artıklarını yanıcı madde yükünün bir unsuru olarak değerlendirmektedir. 09.01.2025 tarihli OGM açıklamasında yol kenarlarında yangının yayılma hızını ve enerjisini artıran kuru ot, çalı, üretim artığı ve kuru dalların yangın sezonu öncesinde uzaklaştırıldığı belirtilmektedir.

OGM – Orman yangınlarıyla mücadelede yol kenarı temizliği
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/orman-yanginlariyla-mucadelede-yol-kenari-temizligi-ve-onleyici-calismalarimiz-devam-ediyor

19.08.2025 tarihli başka bir OGM uygulamasında ise üretim artıklarının yangın riski azaltımı amacıyla toplanıp dal öğütme makinesiyle talaşa dönüştürüldüğü ve bitki üretimi ile peyzajda kullanıldığı görülmektedir.

OGM – Üretim artıklarının geri dönüştürülmesi
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/artiklar-geri-donusturuluyor

OGM araştırma raporlarında da kesim artıklarının ormanda yoğun biçimde bırakılmasının yangın ve böcek zararını artırabileceği, yerinde yongalama veya balyalama gibi yöntemlerle bir bölümünün ekonomik olarak değerlendirilebileceği belirtilmiştir.

OGM – Üretim sonrası değerlendirilemeyen üretim artıkları araştırması
URL:
https://www.ogm.gov.tr/doguakdeniz/yayinlarimiz-sitesi/Yayinlarimiz/Teknik%20Rapor/2019%20-%20%C3%9Cretim%20Sonras%C4%B1%20De%C4%9Ferlendirilemeyen%20%C3%9Cretim%20At%C4%B1klar%C4%B1n%C4%B1n%20Toplam%20Miktarlar%C4%B1%20ve%20De%C4%9Ferlendirme.pdf

7. Buna karşılık orman toprağının desteklenmesi

Üretim artıklarının yangın veya böcek riski nedeniyle tamamen sahadan uzaklaştırılması da her sahada uygun değildir.

Dal, yaprak, ince kabuk ve diğer odunsu artıklar zaman içinde parçalanarak;

organik madde oluşturur,
besin elementlerinin sisteme geri dönmesini sağlar,
toprağın nem tutma kapasitesine katkıda bulunur,
erozyona karşı yüzey koruması sağlar,
mantarlar, böcekler ve mikroorganizmalar için habitat oluşturur,
karbonun bir bölümünün sahada tutulmasını sağlar.

Dolayısıyla “üretim artığı = atık” yaklaşımı bilimsel olarak yeterli değildir.

Asıl mesele, hangi materyalin:

ekonomik ürün,
yangın yakıtı,
zararlı böcek üreme materyali,
veya ekolojik olarak sahada bırakılması gereken biyokütle

olduğunun ayrılmasıdır.

Bu nedenle sahada bırakılacak miktarın; orman tipi, yangın tehlike sınıfı, toprak fakirliği, eğim, gençleştirme yöntemi, zararlı böcek riski ve biyolojik çeşitlilik hedeflerine göre belirlenmesi daha uygun olacaktır.

8. Yangın riski ile toprak/biyolojik çeşitlilik arasında denge

Burada tek bir genel kural koymak sakıncalıdır.

Örneğin:

yüksek yangın riski + yol kenarı + yoğun ince dal/ibre birikimi bulunan kızılçam sahasında artık azaltımı öncelikli olabilir.

Buna karşılık:

yangın riskinin düşük olduğu, fakir topraklı ve biyolojik çeşitlilik hedefi yüksek bir sahada bütün ince odunsu materyalin çıkarılması toprak besin döngüsünü ve habitatı olumsuz etkileyebilir.

Dolayısıyla Madde 15’in budama ve kabuk soyma sonrasında ortaya çıkan materyal bakımından “ne çıkarılacak, ne kalacak?” sorusunu cevaplamadığı görülmektedir. Bu husus farklı OGM yangın, zararlılarla mücadele, silvikültür ve sertifikasyon düzenlemelerine dağılmış durumdadır.

9. Ormancılık bilimi ve tekniği bakımından temel mesele

Ormancılık bilimi açısından boylama kararında yalnız mevcut piyasa fiyatının esas alınması yeterli değildir.

Kararda en az dört değer birlikte değerlendirilmelidir:

1. Ekonomik değer: Gövdeden elde edilebilecek en yüksek piyasa değeri.

2. Teknik değer: Ürün standardı, çap, boy, kusur ve kullanım amacına uygunluk.

3. Silvikültürel/ekolojik değer: Kalan meşcere, gençlik, toprak ve habitat üzerindeki etki.

4. Zaman değeri: Ürünün sahada veya depoda beklerken kalite kaybetme hızı.

Özellikle dördüncü unsur önemlidir. Bazı ürünlerde teorik olarak daha yüksek satış fiyatını beklemek, ardaklanma, böcek zararı, çatlama veya renklenme nedeniyle toplam geliri düşürebilir.

Bu nedenle en yüksek satış fiyatı ile en yüksek net ekonomik değer aynı şey değildir.

10. “Hızlı satış mı, yüksek fiyat mı?” sorusu

Madde 15 bakımından önemli yönetim sorunlarından biri budur.

Ürün satışının geciktirilerek daha yüksek fiyat beklenmesi bazı dayanıklı türlerde ekonomik olabilirken; kayın, kabuklu ibreli emval veya zararlı baskısının yüksek olduğu dönemlerde ürünün hızlı satılması daha yüksek toplam değer sağlayabilir.

Bu nedenle ürün bazında:

beklenen fiyat artışı
ile
bekleme süresindeki kalite kaybı + stok maliyeti + böcek/mantar riski

karşılaştırılmalıdır.

Bu yaklaşım bir çeşit “biyolojik stok maliyeti” hesabıdır.

OGM’nin satış yönetiminde klasik stok yaşı yanında, özellikle hassas türler için kaliteye göre azalan stok değeri izlenebilir.

11. Kabuk soyma işlemi gerçekten her durumda gerekli midir?

Bu hüküm ayrıca araştırılması gereken önemli bir mevzuat noktasıdır.

Mevcut Madde 15:

“ibreli olanların kabukları soyulur”

şeklinde genel ve istisnasız bir ifade kullanmaktadır.

Oysa günümüzde şu farklı durumlar bulunmaktadır:

ürün hızla fabrikaya teslim edilecek olabilir,
alıcı kabuklu ürün isteyebilir,
harvester üretiminde kabuk gövde üzerinde kalabilir,
kabuk böceği riski yüksek olabilir,
kış kesimi yapılmış olabilir,
emval uzun süre ormanda bekleyecek olabilir,
enerji/biyokütle kullanımında kabuğun ekonomik değeri bulunabilir.

OGM’nin kendi zararlılarla mücadele kaynağında dahi kabuk soyma ihtiyacı risk ve bekleme süresiyle ilişkilendirilmektedir.

Bu nedenle maddedeki genel kabuk soyma hükmünün güncel ormancılık tekniği, mekanize üretim ve piyasa koşulları karşısında tür–mevsim–zararlı riski–bekleme süresi–ürün kullanım amacı bakımından yeniden incelenmesi gereken bir alan olduğu tespit edilmektedir.

12. İş sağlığı ve güvenliği

Budama, kabuk soyma ve boylama işlemleri de motorlu testere ile yapılan yüksek riskli faaliyetlerdir. Devrilmiş gövdelerde gerilim altında bulunan dallar, gövdenin yuvarlanması, testerenin geri tepmesi, zincir kopması ve gövdenin kesim sırasında hareket etmesi ciddi kaza riskleri oluşturmaktadır.

TS 1214’ün kapsamı yalnız ağacın devrilmesini değil, dalların budanması ve belirli boylara bölünmesini de içermektedir.

OGM üzerindeki güncel TS 1214 metni:

OGM / TS 1214 – Ağaç Kesme ve Kesmede Güvenlik Kuralları
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/310%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20%C3%9Cretim%20%C4%B0%C5%9Flerine%20Ait%20Tebli%C4%9F%28Ek-1%2C%20Ek-2%2C%20Ek-3%2C%20Ek-4%20%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F%29.pdf

Bununla birlikte günümüzde 6331 sayılı Kanun, meslekî yeterlilik sistemi ve modern ILO ormancılık güvenliği kurallarıyla birlikte uygulanması gerekir. Mevcut raporda da kesim, sürütme, yükleme ve taşımanın risk değerlendirmesi, eğitim, ekipman ve gözetim sistemiyle birlikte ele alınması gerektiği belirlenmiştir.

13. Mekanizasyon ve harvester ile boylama

Harvester kullanımında Madde 15’te öngörülen:

“gövde işaretlenir ve işaretlenen yerden bölünür”

süreci değişmektedir.

Modern harvester;

ağacın çapını ve boyunu sürekli ölçebilir,
dalları temizleyebilir,
ürün reçetesini okuyabilir,
tomruk boylarını otomatik seçebilir,
piyasa fiyatlarını veya sipariş matrisini dikkate alabilir,
her gövdeden elde edilen ürünleri elektronik olarak kaydedebilir.

Bu nedenle mekanize sistemde fiziksel işaretleme yerine elektronik bucking instruction / boylama reçetesi kullanılabilir.

Bunun önemli avantajı piyasa talebinin çok hızlı değiştirilmesidir. Örneğin fabrikadan gelen yeni sipariş doğrultusunda bir vardiya içinde harvester yazılımında ürün uzunluğu ve çap sınıfları değiştirilebilir.

Bunun karşılığında sensör veya kalibrasyon hatası varsa, manuel hatanın aksine hata çok yüksek sayıda gövdede sistematik olarak tekrarlanabilir.

Bu nedenle modern mevzuatta yalnız boylama tekniği değil, harvesterlarda:

kalibrasyon,
kontrol ölçümü,
veri saklama,
operatör yetkisi,
ürün reçetesi değişikliklerinin onayı

gibi konuların da düzenlenmesi gerekir.

14. Orman köylüsü ve sosyal boyut

Mekanizasyonun piyasa talebini hızlı karşılama ve iş güvenliğini artırma potansiyeli bulunmakla birlikte, orman köylüsünün üretim işindeki rolü bakımından sosyal etkileri vardır.

OGM bu nedenle mekanizasyonu yalnız büyük müteahhitlere dayalı bir model olarak değil, ORKÖY desteğiyle orman köylüsünün makineleşmesi şeklinde de geliştirmektedir.

2025 yılı itibarıyla OGM, orman emvali üretiminde çalışan köylülere traktör, tomruk yükleyici/istifleyici, motorlu testere, kişisel koruyucu donanım, tomruk çekme vinci ve kabuk soyma makinesi dahil mekanizasyon desteği verdiğini açıklamıştır. 2019–2024 arasında yalnız traktör projesinde 2.891 aileye 2,3 milyar TL destek sağlandığı belirtilmiştir.

OGM – Orman köylüsüne üretim mekanizasyon desteği
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/orman-koylumuze-traktor-destegi

Dolayısıyla modernizasyon ile sosyal ormancılık birbirinin alternatifi olmak zorunda değildir. Kooperatif/makine ortaklığı, kiralama, ORKÖY kredisi ve operatör eğitimi gibi modellerle birlikte yürütülebilir.

15. Üretim artıklarının ekonomik değerlendirilmesi

Üretim artıklarının tamamı ekonomik değersiz değildir. OGM, kesim artıkları, kökler ve süceyrat odununun biyokütle enerji tesislerine tahsisen satışına ilişkin uygulamalar yürütmüştür. 2020 yılında bu kapsamda yaklaşık 600 bin ton materyalin tahsis edildiği açıklanmıştır.

OGM – Üretim artıkları enerjiye dönüşüyor
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/uretim-artiklari-enerjiye-donusuyor

Bu durum Madde 15’teki dalların budanması ve kabuğun soyulması sonrasında ortaya çıkan materyalin de gelecekte atık değil ayrı ürün akımı olarak değerlendirilmesi ihtimalini ortaya koymaktadır.

Ancak ekonomik olarak çıkarılabilir olması, tamamının sahadan çıkarılması gerektiği anlamına gelmemektedir. Toprak besin döngüsü ve biyolojik çeşitlilik için bırakılması gereken miktarla ekonomik kullanım arasında saha bazlı denge kurulmalıdır.

16. Paralel OGM düzenlemelerinin birlikte değerlendirilmesi

Madde 15 kapsamındaki konular OGM mevzuatında tek bir metinde toplanmış değildir.

Aynı faaliyetin farklı parçaları:

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmelik: budama, kabuk soyma, boylama,
310 Sayılı Tebliğ: ürün optimizasyonu, standardizasyon, mekanizasyon,
Orman Zararlıları ile Mücadele Esasları: böcek, mantar, ardaklanma ve ürün koruma,
yangın önleme uygulamaları: üretim artıklarının yakıt yükü olarak yönetilmesi,
FSC/PEFC: artık materyal, toprak, biyolojik çeşitlilik ve ekonomik değer dengesi,
MYK ve İSG mevzuatı: işi yapan personelin yeterliliği ve güvenliği,
satış mevzuatı: ürünün pazara sunulması ve ekonomik değerlendirilmesi

şeklinde dağılmış durumdadır.

Bu yapı doğrudan bir norm çatışması oluşturmamakla birlikte, aynı üretim kararının farklı amaçlarla farklı metinlerde düzenlenmesi uygulamada bütüncül karar verilmesini zorlaştırabilir.

Sonuç Tespiti

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 15 inci maddesinde düzenlenen budama, kabuk soyma ve boylama işlemlerinin güncel ormancılık uygulamasında yalnız ürün hazırlama işlemleri olmadığı; orman sağlığı, yangın riski, böcek ve mantar zararları, ürün kalitesi, satış zamanı, piyasa talebi, toprak ve besin döngüsü, biyolojik çeşitlilik, iş sağlığı ve güvenliği ve OGM gelirleri üzerinde birlikte sonuç doğurduğu tespit edilmektedir.

İbreli emvalin kabuklu olarak sahada veya depoda uzun süre beklemesi kabuk böcekleri bakımından risk oluşturabilmekte; OGM kaynaklarında kabuk soyma, ürünün kısa sürede değerlendirilmesi ve talep kadar üretim yapılması koruyucu tedbirler arasında değerlendirilmektedir. Yapraklı türlerde, özellikle kayında, kesimden sonra geçen süre ardaklanma ve sonrasında meydana gelebilecek çürüme nedeniyle doğrudan ekonomik değer kaybına dönüşebilmektedir. Bu nedenle üretim programı ile satış programının birbirinden bağımsız düşünülmemesi gerektiği görülmektedir.

Diğer taraftan budama ve boylama sonucunda ortaya çıkan üretim artıklarının tamamının sahada bırakılması, özellikle yüksek yangın tehlikesi bulunan alanlarda yanıcı madde yükünü ve bazı zararlı böcek risklerini artırabilmektedir. OGM’nin güncel yangın önleme uygulamalarında üretim artıklarının yol kenarlarından uzaklaştırıldığı, öğütüldüğü veya farklı amaçlarla değerlendirildiği görülmektedir. Buna karşılık bütün odunsu materyalin sistematik olarak sahadan çıkarılması da toprağın organik madde ve besin döngüsü, nem muhafazası ve biyolojik çeşitlilik bakımından uygun olmayabilir. Bu nedenle üretim artıklarının yönetiminin “tamamen temizleme” veya “tamamen bırakma” şeklinde değil, yangın tehlikesi, toprak özellikleri, orman tipi, zararlı riski ve ekolojik hedeflere göre saha bazında belirlenmesi gerektiği tespit edilmektedir.

Ekonomik açıdan boylama işlemi, aynı dikili gövdenin hangi ürün çeşitlerine dönüşeceğini belirlediğinden OGM’nin gelirleri üzerinde doğrudan etkilidir. Yanlış boylama hacim kaybı meydana getirmese dahi yüksek değerli ürünün düşük değerli ürün sınıfına dönüşmesine neden olabilir. Bu nedenle üretim performansının yalnız üretilen metreküp miktarıyla değil; kalite dağılımı, birim satış geliri, değer geri kazanım oranı, stokta bekleme süresi, ürünün kesimden satışa ulaşma süresi ve kalite kaybı oranlarıyla birlikte izlenmesi uygun olacaktır.

Madde 15’te yer alan “piyasa talepleri” unsurunun da güncel koşullarda yalnız kesim anındaki alıcı talebini değil; satış ve stok verilerinin üretim programına aktarılmasını, ürün reçetelerinin piyasa ihtiyacına göre hızlı şekilde değiştirilmesini ve özellikle mekanize üretimde elektronik boylama/optimizasyon sistemlerinin kullanılmasını kapsayacak şekilde değerlendirilmesi mümkündür. Bu yaklaşım ürünlerin daha kısa sürede satılması, stok maliyetinin ve biyolojik kalite kayıplarının azaltılması ile birim hacimden daha yüksek gelir elde edilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Bu çerçevede özellikle “ibreli olanların kabukları soyulur” şeklindeki genel hükmün tür, kesim zamanı, zararlı riski, emvalin sahada/depolarda kalma süresi, üretim yöntemi ve ürün kullanım amacı bakımından güncel teknik gerekliliğinin ayrıca araştırılması; “piyasa taleplerine göre boylama” hükmünün ise güncel standardizasyon, dijital piyasa verileri ve ekonomik değer optimizasyonu uygulamalarıyla birlikte yeniden değerlendirilmesi gereken bir alan olduğu tespit edilmektedir.

Kesim Alanlarındaki Ölçü ve Kayıt İşleri

Madde 16-Ağaçlar boylara bölündükten sonra elde edilen emval “Orman Ürünleri Standardizasyonu” kitabında belirtildiği şekilde ölçülür, işaretlenir ve yuvarlak odun ölçü tutanağına kayıt edilir.

Tespit – Madde 16: Kesim Alanlarındaki Ölçü ve Kayıt İşleri

Mevcut hüküm:
“Ağaçlar boylara bölündükten sonra elde edilen emval ‘Orman Ürünleri Standardizasyonu’ kitabında belirtildiği şekilde ölçülür, işaretlenir ve yuvarlak odun ölçü tutanağına kayıt edilir.”

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 16 ncı maddesi, boylamadan sonra elde edilen orman emvalinin ölçülmesi, işaretlenmesi ve Yuvarlak Odun Ölçü Tutanağına kaydedilmesini öngörmektedir. Maddede atıf yapılan “Orman Ürünleri Standardizasyonu” kitabının, Orman Genel Müdürlüğü tarafından 1974 yılında Ankara’da yayımlanan “Orman Ürünleri Standardizasyonu – Yuvarlak Odunlar” adlı eser olduğu tespit edilmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı Merkez Kütüphanesi kayıtlarında eser kurumsal yazar olarak Orman Genel Müdürlüğü adına, 1974 tarihli ve elektronik erişime açık bir yayın olarak kayıtlıdır.

Bağlantı: Tarım ve Orman Bakanlığı Merkez Kütüphanesi – Orman Ürünleri Standardizasyonu Yuvarlak Odunlar
URL: https://kutuphane.tarimorman.gov.tr/vufind/Record/7114/Export?style=RefWorks

Kitabın yalnız tarihî bir yayın olarak kalmadığı da görülmektedir. Orman Genel Müdürlüğünün 2025 yılı unvan değişikliği sınavında Orman Endüstri Mühendisi kadroları için belirlenen konular arasında “Orman Ürünleri Standardizasyonu (Tomruk, Maden Direk, Kağıtlık, Sanayi Odunu Gibi Ürünlerin Çap, Boy Özellikleri)” ayrıca yer almakta; aynı sınav programında 310 Sayılı Tebliğ de ayrı bir konu olarak gösterilmektedir. Bu durum standardizasyon bilgisinin OGM personel uygulaması bakımından güncelliğini koruduğunu göstermektedir.

Bağlantı: OGM – 2025 Orman Endüstri Mühendisi sınav konu başlıkları
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/duyurular-sitesi/Documents/orman-genel-mudurlugu-2025-yili-unvan-degi%CC%87si%CC%87kli%CC%87gi%CC%87-yazili-ve-sozlu-sinavi-i%CC%87lani/EK-4%20UNVAN%20DE%C4%9E%C4%B0%C5%9E%C4%B0KL%C4%B0%C4%9E%C4%B0%20SINAV%20KONU%20BA%C5%9ELIKLARI.pdf

1. Kitabın fonksiyonu ile güncel dijital sistemin fonksiyonu birbirinden ayrılmalıdır

1974 tarihli kitabın temel işlevi, farklı yuvarlak odun ürünlerinin hangi teknik özelliklere göre tanımlanacağı, ölçüleceği ve sınıflandırılacağı konusunda standardizasyon sağlamaktır. ORKOD, ORBİS ve barkod sistemlerinin işlevi ise bundan farklıdır. Bu sistemler esas olarak ürünün elektronik olarak kimliklendirilmesi, kayıt altına alınması, kaynağıyla ilişkilendirilmesi ve üretim zinciri boyunca izlenebilmesine yöneliktir.

Dolayısıyla:

Orman Ürünleri Standardizasyonu kitabı → “ürünü nasıl ölçüp/sınıflandıracağız?”

ORKOD/ORBİS → “ölçtüğümüz bu ürün hangisidir, nereden gelmiştir ve zincirde nereye gitmiştir?”

sorularına cevap vermektedir.

Bu nedenle dijitalleşme, standardizasyon esasını ortadan kaldırmamış; onun üzerine yeni bir kimliklendirme ve izlenebilirlik katmanı eklemiştir.

2. Bununla birlikte 1974 tarihli kaynağa yapılan atfın güncelliği ayrıca değerlendirilmelidir

Yaklaşık yarım yüzyıl önce hazırlanmış bir teknik kitabın güncel OGM üretim sisteminde referans olarak kullanılmaya devam etmesi tek başına mevzuat sorunu oluşturmaz. Ancak bu kitabın yayımlanmasından sonra Türk standartları, Avrupa ve uluslararası standartlar, ürün çeşitleri, sanayinin hammadde talepleri, elektronik ölçüm sistemleri ve dijital kayıt teknikleri önemli ölçüde değişmiştir. Bu nedenle kitabın hangi hükümlerinin halen aynen uygulandığının, hangi hükümlerinin sonraki TSE standartları ve OGM düzenlemeleriyle değiştirildiğinin veya tamamlandığının ve kitabın güncel konsolide bir sürümünün bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği değerlendirilmektedir.

Bu noktada özellikle şu hususlar karşılaştırılmalıdır:

1974 kitabı → güncel TS/TSE standartları → 310 Sayılı Tebliğ → ORKOD Yönetmeliği → ORBİS uygulaması.

Bunların birbirinin alternatifi değil, aynı ölçü ve kayıt zincirinin farklı tarih ve fonksiyonlardaki parçaları olduğu görülmektedir.

3. ORKOD, Madde 16’nın “işaretleme” unsurunu önemli ölçüde dönüştürmektedir

Güncel Ormancılık Faaliyetlerinde Kullanılacak Damga veya Damga Yerine Geçecek İşaretlere Ait Yönetmelik, ORKOD’u elektronik cihazlarla okunabilen ve ORBİS’te karşılığı bulunan elektronik bir işaret olarak düzenlemektedir. ORKOD’un ORBİS’e kaydedilmesi esastır.

Bağlantı: OGM – ORKOD ve damga/işaret Yönetmeliği
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Yonetmelikler/Ormanc%C4%B1l%C4%B1k%20Faliyetlerinde%20Kullan%C4%B1lacak%20Damga%20veya%20Damga%20Yerine%20Ge%C3%A7ecek%20%C4%B0%C5%9Faretlere%20Ait%20Y%C3%B6netmelik.pdf

Bu nedenle Madde 16’da geçen:

“ölçülür, işaretlenir ve tutanağa kayıt edilir”

yaklaşımının güncel karşılığı giderek:

ölçüm → ürünün elektronik kimliklendirilmesi → ORKOD/barkod → ORBİS kaydı → stok → satış → taşıma → teslim

şeklindeki bütünleşik bir sisteme dönüşmektedir.

4. ORKOD 2026 itibarıyla pilot çalışma olmaktan çıkıp yaygınlaştırılmaktadır

OGM’nin 26.08.2026 tarihli “ORKOD Uygulaması ve Temini” yazısı, sistemin güncel durumunu göstermesi bakımından özellikle önemlidir. Yazıda 2025 yılında pilot olarak seçilen Denizli, Eskişehir, Mersin ve Zonguldak Orman Bölge Müdürlükleri ile İnegöl Orman İşletme Müdürlüğündeki deneyimin 2026 programına taşındığı görülmektedir. Bu pilot birimlerde işaretlenecek ağaçların dip kütük ve gövdesinde iki ORKOD kullanılması; diğer işletmelerde ise en az dip kütük için ORKOD uygulanması ve ihtiyaçların ORBİS içerisindeki ORKOD Yönetim Modülü üzerinden talep edilmesi düzenlenmiştir.

Bağlantı: OGM – ORKOD Uygulaması ve Temini, 26.08.2026
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Talimatlar/ORKOD%20Uygulamas%C4%B1%20ve%20Temini.pdf

Bu gelişme Madde 16 bakımından önemlidir; çünkü Yönetmelik kâğıt tutanak ve geleneksel işaretlemeyi tarif ederken, OGM’nin 2026 yılı fiilî sistemi ORBİS üzerinde yönetilen elektronik ürün kimliğine doğru ilerlemektedir.

5. Barkod uygulaması ölçümden satışa kadar uzanmaktadır

Eskişehir Orman Bölge Müdürlüğünün 23.06.2025 tarihli pilot uygulamasında dikili ağaçların dip köklerine ORKOD uygulanmış, standardizasyon tekniğine göre üretilen metreküplü emvale ise barkod takılmıştır. OGM, çalışmalar tamamlandığında üretilen emvalin “dikili damgadan satışa kadar ORBİS üzerinden” takip edilebileceğini ve harf çekici ile numaratör kullanımının kaldırılmasının amaçlandığını açıkça belirtmiştir.

Bağlantı: OGM – ORKOD ve Barkod Çalışmaları Yerinde İncelendi
URL: https://www.ogm.gov.tr/eskisehirobm/haberler/orkod-ve-barkod-calismalari-yerinde-incelendi

Bu nedenle barkod/ORKOD sistemi yalnız orman suçlarının önlenmesine yönelik bir koruma uygulaması değildir. Aynı zamanda:

  • mesaha,
  • ürün kimliği,
  • stok,
  • satış hazırlığı,
  • e-satış,
  • teslim,
  • taşıma ve
  • denetim

verilerinin aynı ürün üzerinden ilişkilendirilmesini sağlayabilecek bir işletme ve pazarlama altyapısıdır.

6. Yuvarlak Odun Ölçü Tutanağının fonksiyonu yeniden değerlendirilmelidir

Madde 16’da belirtilen Yuvarlak Odun Ölçü Tutanağı, geleneksel sistemde ölçümün asli kayıt belgesidir. Güncel sistemde ise aynı üretim sürecine ilişkin bilgiler ORBİS, ORKOD/barkod, stok kayıtları, satış sistemi ve elektronik taşıma belgelerinde de tutulabilmektedir. Bu nedenle Yuvarlak Odun Ölçü Tutanağının kaldırılması gerektiği şeklinde doğrudan bir sonuca ulaşılması için henüz yeterli veri bulunmamakla birlikte, belgenin güncel dijital sistem içindeki fonksiyonunun ve elektronik kayıtlarla mükerrer veri üretip üretmediğinin incelenmesi gerektiği tespit edilmektedir.

Temel soru şu hâle gelmektedir:

Aynı çap, boy, ürün cinsi ve hacim bilgisi sahada elektronik olarak ORBİS’e giriliyorsa, bu bilginin ayrıca hangi aşamalarda kâğıt tutanağa yeniden yazılması zorunludur?

Bu soru;

  • işlem süresi,
  • personel iş yükü,
  • veri hatası,
  • kayıtların tutarlılığı,
  • denetim izi ve
  • elektronik belgenin hukuki niteliği

bakımından ayrıca incelenmelidir.

7. ORBİS artık yardımcı yazılım değil, sistemin merkezidir

OGM’nin güncel uygulamasında ORBİS; üretim ve taşıma kayıtlarının işlendiği merkezi dijital altyapı işlevi görmektedir. ATS’ye ilişkin OGM aydınlatma metninde de taşıma sürecinde toplanan bilgilerin kurumun ortak dijital veri havuzu olan ORBİS – Orman Bilgi Sistemi içerisinde işlendiği ve saklandığı belirtilmektedir.

Bağlantı: OGM – ATS / ORBİS veri sistemi açıklaması
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/orman-emvali-ve-odun-disi-urun-tasiyan-araclara-ait-ats-aydinlatma-metni

Bu nedenle güncel sistemde Madde 16’nın konusu yalnız ölçme değil, aynı zamanda verinin hangi sistemde doğduğu ve nasıl korunacağıdır.

8. Ölçüm verisinin doğruluğu mali sonuç doğurmaktadır

Çap, boy, ürün cinsi ve kalite sınıfının belirlenmesi yalnız teknik kayıt işlemi değildir. Ölçüm sonucu stok miktarını, satış partisinin hacmini, birim fiyat ve hakedişleri, ürün sınıfını, satış fiyatını ve sonuçta Orman Genel Müdürlüğünün gelirlerini etkileyebilmektedir.

Örneğin gerçek ürünün:

  • 4,00 m yerine 3,90 m,
  • doğru çaptan farklı çapta,
  • yanlış kalite sınıfında,
  • yanlış ürün koduyla

kaydedilmesi yalnız istatistik hatası değildir; ürünün ekonomik değerini ve satış sonucunu da değiştirebilir.

Bu nedenle dijitalleşmenin asıl amacı yalnız kâğıdı ortadan kaldırmak olmamalıdır. Sistemin:

doğru ölçüm + doğru kimlik + doğru kayıt + doğru fiyatlandırma

zincirini kurması gerekir.

9. “Orman Ürünleri Standardizasyonu” kitabı ile ORBİS arasında veri sözlüğü kurulması önemlidir

Burada rapor açısından önemli bir teknik geliştirme alanı ortaya çıkmaktadır.

1974 tarihli kitabın tanımladığı;

  • ürün adı,
  • çap,
  • boy,
  • kalite,
  • ölçüm yöntemi ve
  • toleranslar

ORBİS içerisinde kullanılan ürün kodlarıyla birebir eşleştirilmelidir.

Böylece standardın sahadaki anlamı ile sistemdeki kodun anlamı birbirinden ayrılmaz.

Mevcut inceleme raporunda da ulusal ürün kodlarının HS/GTİP ve FAO uluslararası ürün sınıflarıyla eşleştirilmesi ihtiyacı belirlenmiştir.

Dolayısıyla daha geniş bir veri zinciri:

Orman Ürünleri Standardizasyonu → OGM ürün kodu → ORBİS → satış kodu → GTİP/HS → FAO/UNECE ürün sınıfı

şeklinde kurulabilir.

Bu, hem kurum içi veri bütünlüğü hem de uluslararası istatistik ve dış ticaret bakımından önem taşımaktadır.

10. ETB sistemi Madde 16’daki kayıt zincirini üretim sahasının dışına taşımaktadır

OGM, 1 Mayıs 2026 itibarıyla son depolardan yapılacak nakliyatta fizikî nakliye tezkeresi yerine doğrudan Elektronik Taşıma Belgesi (ETB) kullanılmasına başlamıştır. Teslim işlemleri de SMS doğrulama kodu veya “Yeşile Dokun” mobil uygulaması üzerinden yapılmaktadır. OGM uygulamanın amaçlarından birini açıkça “emvalin ilk kaynağından son tüketiciye kadar takibinin sağlanması” olarak ifade etmektedir.

Bağlantı: OGM – ETB ile Dijital Taşımacılık Başlıyor, 30.04.2026
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/etb-ile-dijital-tasimacilik-basliyor

Böylece 1974 kitabının bulunduğu dönemdeki:

ölç → işaretle → tutanağa yaz

modeli, günümüzde:

ölç → sınıflandır → elektronik kimlik ver → ORBİS’e bağla → stokta izle → sat → ETB ile taşı → teslimi elektronik doğrula

modeline doğru dönüşmektedir.

11. Denetim açısından dijitalleşme yeni riskler de meydana getirmektedir

Elektronik sistemler ölçüm ve kayıt zincirinin izlenebilirliğini artırmakla birlikte, fizikî kayıt sistemlerinden farklı kontrol riskleri oluşturmaktadır.

Örneğin:

  • yanlış ilk veri girişi,
  • ORKOD’un yanlış emvale bağlanması,
  • sonradan veri değiştirilmesi,
  • kullanıcı yetkilerinin gereğinden geniş olması,
  • ölçüm cihazının kalibrasyon hatası,
  • sistem kesintileri,
  • fizikî stok ile ORBİS stokunun farklılaşması

gibi riskler ortaya çıkabilir.

Bu nedenle dijital sistemde denetimin odağı:

“Tutanak var mı?”

sorusundan,

“Veriyi kim, ne zaman, hangi cihazla oluşturdu; kim değiştirdi; fizikî ürünle elektronik kayıt birbirini doğruluyor mu?”

sorusuna doğru genişlemektedir.

12. Kitabın güncellenmesi veya yerine yeni teknik referans oluşturulması hususu

Orman Ürünleri Standardizasyonu – Yuvarlak Odunlar kitabının güncel sistemde kullanılmaya devam ettiği anlaşılmakla birlikte, 1974 tarihli teknik bir kaynağa yapılan atfın günümüz standardizasyon ve dijital üretim sistemi bakımından yeniden değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Burada üç seçenek bulunmaktadır:

  1. Kitabın mevcut hükümlerinin halen geçerli olduğu resmen teyit edilerek kullanılmaya devam edilmesi,
  2. kitabın güncel TS/EN/ISO standartları ve OGM uygulamalarına göre revize edilmesi,
  3. veya ölçü, ürün tanımı, tolerans ve sınıflandırma esaslarının güncel bir OGM teknik tebliği/veri sözlüğü içinde yeniden düzenlenmesi.

Bu konuda doğrudan “kitap eskidir, kaldırılmalıdır” şeklinde bir sonuç çıkarmak doğru değildir. Önce kitabın her bir teknik hükmünün güncel standartlarla karşılaştırılması gerekir.


Sonuç Tespiti

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde atıf yapılan “Orman Ürünleri Standardizasyonu” kitabının, Orman Genel Müdürlüğü tarafından 1974 yılında yayımlanan “Orman Ürünleri Standardizasyonu – Yuvarlak Odunlar” adlı eser olduğu ve söz konusu yayının Tarım ve Orman Bakanlığı Merkez Kütüphanesi kayıtlarında elektronik erişime açık olarak bulunduğu tespit edilmektedir. Orman Genel Müdürlüğünün 2025 yılı personel sınavlarında “Orman Ürünleri Standardizasyonu”nun ayrıca meslekî bilgi konusu olarak yer alması, standardizasyon esaslarının kurum uygulamasındaki öneminin devam ettiğini göstermektedir.

Bununla birlikte Yönetmeliğin 16 ncı maddesinde tarif edilen sistem; 1974 tarihli standardizasyon kitabına göre ölçme, fizikî işaretleme ve Yuvarlak Odun Ölçü Tutanağına kayıt esasına dayanmaktadır. Güncel OGM uygulamasında ise bu yapıya ORKOD, barkod ve ORBİS eklenmiş; 2025 yılında pilot uygulanan ORKOD/barkod sisteminin 2026 üretim programında daha geniş ölçekte uygulanmasına yönelik ORBİS üzerinde ORKOD Yönetim Modülü oluşturulmuştur. OGM’nin açıklamalarında nihai hedefin üretilen emvalin dikili damgadan satışa kadar ORBİS üzerinden izlenmesi ve bazı geleneksel fizikî numaralandırma araçlarının kaldırılması olduğu görülmektedir.

Bu nedenle Madde 16’nın temel amacı olan doğru ölçme, ürünün tanımlanması ve kayıt altına alınması güncelliğini korumakla birlikte, maddede tarif edilen teknik ve kayıt araçlarının OGM’nin mevcut dijital uygulamalarının tamamını yansıtmadığı tespit edilmektedir. “Orman Ürünleri Standardizasyonu – Yuvarlak Odunlar” kitabının güncel TS/TSE standartları ve mevcut ürün çeşitleri karşısındaki teknik durumunun belirlenmesi; Yuvarlak Odun Ölçü Tutanağının ORBİS ve ORKOD karşısındaki fonksiyonunun açıklığa kavuşturulması; mükerrer kâğıt ve elektronik kayıtların azaltılması ve elektronik kaydın asli kayıt niteliğinin belirlenmesi değerlendirilmesi gereken başlıca hususlardır.

Ölçüm ve kayıt sisteminin gelecekte “standardizasyon → elektronik ölçüm → ORKOD/barkod → ORBİS → stok → e-satış → ETB → teslim” şeklinde tek veri zinciri içerisinde ele alınmasının; ürün kaynağının izlenmesi, orman suçlarının önlenmesi, stok ve satış yönetimi, personel iş yükünün azaltılması, OGM gelirlerinin doğru hesaplanması ve uluslararası izlenebilirlik gereklerinin karşılanması bakımından önemli bir gelişme alanı olduğu değerlendirilmektedir. Bununla birlikte dijital sistemin güvenilirliğinin barkod veya ORKOD’un varlığından çok, ilk ölçüm verisinin doğruluğu, kullanıcı yetkileri, değişiklik izleri, cihaz kalibrasyonu ve fizikî stok–elektronik kayıt mutabakatına bağlı olduğu tespit edilmektedir.

Orman İçi İstif Yerine Taşımayla İlgili Kayıt İşleri

Madde 17-Ölçü tutanağına kaydı yapılan emval, belirlenmiş güzergahlardan, mahalli iş gücü imkanları da dikkate alınarak, kesim bölümlerinden orman içi istif yerlerine taşınır ve taşınan emval, “ Taşıma Alındı Belgesi”ne kesim, bölmelerinde devreden stokla birlikte, istihsal edilip orman içi istif yerlerine giren, çıkan ve kalan  emval“ Bölge ve Orman İçi İstif Yeri Stok Takip Defteri”ne günlük olarak işlenir.

Kesim bölmelerinde istihsal ve sürütme işinin Şartnamesinde belirtilen süre sonunda iş sahiplerinin, işi şartnamesine uygun bitirip bitirmedikleri tesbit olunur ve “ Kesim Bölmesi Muayene Tutanağı” tanzim edilir.

Tespit – Madde 17: Kesim Bölmesinden Rampa, Satış Yeri ve Son Depoya Kadar Üretim–Lojistik–Satış Zincirinin Bütüncül Değerlendirilmesi

Mevcut hüküm, ölçülüp kayda alınan emvalin kesim bölmesinden orman içi istif yerine taşınmasını, teslim alınmasını, stok hareketlerinin kaydedilmesini ve üretim sonunda kesim bölmesinin muayenesini düzenlemektedir.

Tespit: Madde 17’nin güncel değerlendirmesinde yalnız “kesim bölmesinden orman içi istif yerine sürütme ve kayıt” işleminin değil, dikili ağacın satış veya üretim kararından başlayarak ürünün ilk alıcıya teslimine kadar izlediği alternatif tedarik zincirlerinin birlikte ele alınması gerektiği tespit edilmektedir. Mevcut OGM sisteminde aynı dikili ağaç; dikili ağaç satışı yoluyla müşteriye bırakılabilmekte, idarece ürettirilerek rampadan satılabilmekte, rampadan son depoya taşınarak orada tasnif ve satışa konu edilebilmekte veya tahsis, kanuni hak, yakacak odun ve benzeri yöntemlerle farklı noktalardan sistemden çıkabilmektedir. Bu alternatiflerin her biri OGM’nin taşıma, depolama, yakıt, işçilik ve stok maliyetleri; satış süresi ve fiyatı; ürün kalitesi; orman köylüsünün istihdamı; çevresel etki; iş sağlığı ve güvenliği ile FSC/EUDR izlenebilirliği üzerinde farklı sonuçlar doğurmaktadır.

1. Mevzuat esasen bu farklı üretim ve satış yollarını zaten kabul etmektedir

310 Sayılı Tebliğde “rampa”, üretilen ürünün satış depolarına taşınmak veya doğrudan satışa sunulmak üzere toplandığı orman içi istif yeri olarak tanımlanmıştır. “Satış yeri” makta, rampa, son depo ve diğer satış yerlerini; “son depo” ise ürünü rampadan aldıktan sonra cins ve sınıflarına göre istifleyip depolayarak satışa arz eden yeri ifade etmektedir. Dolayısıyla yürürlükteki OGM mevzuatı tek bir zorunlu “orman → rampa → son depo → satış” zinciri öngörmemekte; alternatif satış noktalarını açıkça tanımaktadır.

[OGM – 310 Sayılı Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğ] https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/310%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20%C3%9Cretim%20%C4%B0%C5%9Flerine%20Ait%20Tebli%C4%9F%28Ek-1%2C%20Ek-2%2C%20Ek-3%2C%20Ek-4%20%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F%29.pdf

Bunun yanında 25.06.2021 tarihli Yönetmelik kapsamında hazırlanan güncel Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Satış Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ, açık artırmalı, tahsisli ve kanuni haklardan doğan indirimli satışları birlikte düzenlemektedir.

[OGM – Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Satış Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ] https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20Sat%C4%B1%C5%9F%20Usul%20ve%20Esaslar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20Tebli%C4%9F%20%28Ek-1%29%20i%C5%9Flenmi%C5%9F.pdf

Bu çerçevede uygulamadaki temel zincirler şu şekilde ayrılabilir:

Üretim/Satış Modeli OGM’nin ürünü fizikî olarak taşıdığı mesafe Satış noktası
Dikili ağaç satışı Esasen yok/sınırlı Dikili ağaç
İdarece üretim + rampadan satış Kesim yeri → rampa Rampa
İdarece üretim + son depodan satış Kesim → rampa → son depo Son depo
Kesim bölmesinden doğrudan son depo Bölme → son depo Son depo
Kanuni hak/tahsis vb. Düzenlemeye göre değişken Bölme/rampa/son depo

Nitekim 310 Sayılı Tebliğin 18 inci maddesi nakliyata müsait kesim bölmelerinden emvalin doğrudan satış depolarına taşınabileceğini ayrıca kabul etmektedir.

Bu nedenle orman içi istif yeri bir zorunlu nihai durak değil, gerektiğinde üretim ile karayolu nakliyesi arasındaki ara toplama, tasnif, stok veya satış noktasıdır.


2. Dikili satış modeli farklı bir tedarik zinciri oluşturmaktadır

6877/A Sayılı Dikili Ağaç Satış Tamiminde dikili satıştan sonraki kesme, sürütme, yükleme, taşıma, istif ve ölçme işlerinin müşteriye ait olduğu açıkça belirtilmektedir. Ayrıca müşteri, mevzuat çerçevesinde elde edeceği ürünü kendi ihtiyacına uygun boyut ve şekillerde üretme imkânına sahiptir.

[OGM – 6877/A Sayılı Dikili Ağaç Satış Usul ve Esasları] https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tamimler/6877A%20say%C4%B1l%C4%B1%20Dikili%20Sat%C4%B1%C5%9F%20Tamimi%20EK-18%20%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F.pdf

Bunun ekonomik mantığı açıktır. Geleneksel üretimde OGM;

kesim → boylama → sürütme → rampa → yükleme → karayolu taşıması → son depo → boşaltma → tasnif → istif → satış

zincirindeki faaliyetlerin önemli kısmını organize etmek ve finanse etmek durumundadır.

Dikili satışta ise zincir büyük ölçüde:

damgalı dikili ağaç → satış → müşterinin üretimi → müşterinin tesisine taşıma

şeklinde kısalmaktadır.

OGM de dikili satış modelinin amaçları arasında daha önce depolama, istif ve tasnif giderlerinin azalmasını, zaman kaybının düşmesini, piyasanın talep ettiği ürünün daha hızlı üretilmesini ve daha taze emvalin piyasaya sunulmasını saymıştır.

Bu model OGM bakımından:

  • üretim işçiliği giderinin,
  • sürütme giderinin,
  • ikinci taşıma giderinin,
  • depo işletme giderinin,
  • tekrar yükleme/boşaltmanın,
  • stok finansmanının,
  • emvalin bekleme süresinin

azalması potansiyeline sahiptir.

Ancak bunun karşılığı, üretim ve ürün optimizasyonunun önemli bölümünün alıcıya bırakılmasıdır. Alıcı doğal olarak OGM’nin değil kendi sanayi tesisinin, müşteri portföyünün ve ekonomik çıkarının gerektirdiği ürün kombinasyonunu üretir. Bu durum tek başına sakınca değildir; hatta piyasa odaklı üretimin avantajı olabilir. Ancak OGM açısından dikili satış bedelinin belirlenmesinde kullanılan verim yüzdesi ve değer tahmininin doğruluğu kritik hâle gelir.

Başka bir ifadeyle:

Son depodan satış modelinde OGM, gerçekleşen ürünün piyasa değerini görerek satar; dikili satışta ise önemli ölçüde beklenen ürün değerini önceden fiyatlar.

Dolayısıyla iki modelin gelir karşılaştırmasında yalnız dikili satış fiyatı ile son depo tomruk fiyatının karşılaştırılması doğru değildir. Hesaba kesim, sürütme, yükleme, taşıma, depo, istif, fire, finansman, personel ve zaman maliyetleri de katılmalıdır.


3. Rampadan satışın ayrıca bağımsız bir ekonomik model olarak ele alınması gerekir

310 Sayılı Tebliğ rampayı yalnız ara aktarma yeri olarak değil, satışa sunulabilecek bir satış yeri olarak da kabul etmektedir. Rampaların satış istif yeri olarak kullanıldığı durumlarda ayrıca satış istif kayıtlarının tutulmasını istemektedir.

Bu model bazı durumlarda ekonomik açıdan son depodan satıştan daha rasyonel olabilir.

Çünkü ürün rampada satıldığında:

rampa → OGM kamyonu/yüklenicisi → son depo → boşaltma → istif → tekrar yükleme → müşteri

zinciri yerine,

rampa → müşteri aracı → tesis

zinciri kurulabilir.

Bunun sonucu olarak:

  • ikinci taşıma ortadan kalkabilir,
  • yakıt tüketimi azalabilir,
  • yükleme/boşaltma sayısı azalabilir,
  • emvalde mekanik hasar ihtimali düşebilir,
  • stok süresi kısalabilir,
  • ardaklanma, çatlama veya böcek zararına maruziyet azalabilir,
  • satış geliri daha erken tahsil edilebilir.

Bununla birlikte rampadan satış her durumda üstün değildir. Rampanın küçük veya dağınık olması, yolların alıcıların ağır vasıtalarına uygun olmaması, çok küçük satış partileri oluşması veya alıcıların ürünü yeterince inceleyememesi rekabeti ve satış fiyatını düşürebilir.

Bu nedenle burada temel soru:

“Rampadan mı, son depodan mı satılmalı?”

değil;

“Hangi ürün, hangi bölgede ve hangi piyasa şartlarında hangi satış noktasında en yüksek net kamu gelirini sağlar?”

olmalıdır.


4. Son deponun varlığı yalnız maliyet değildir; ekonomik fonksiyonu da bulunmaktadır

Son depo, ek taşıma ve depolama maliyeti doğurmakla birlikte bazı durumlarda önemli ekonomik değer yaratır.

310 Sayılı Tebliğe göre son depo, emvalin cins ve sınıfları itibarıyla istiflenip depolandığı ve satışa arz edildiği yerdir.

2026 yılında OGM’nin büyük satış depolarında tasnif ve depolama hizmetlerini ayrıca ihale etmeye devam ettiği görülmektedir. Örneğin Gerze Orman İşletme Müdürlüğünün 2026 ihalesinde iki son depoda toplam 31.000 m³ tomruk ve diğer endüstriyel odunun tasnif ve depolanması hizmete konu edilmiştir.

[OGM – 2026 satış istif yerlerinde tasnif ve depolama örneği] https://www.ogm.gov.tr/sinopobm/duyurular/gerze-orman-isletme-mudurlugu-satis-istif-yerlerinde-tasnif-depolama-danismanlik-hizmet-alimi-isi

Büyük bir son depo;

  • farklı bölmelerden küçük hacimleri bir araya getirebilir,
  • homojen ve büyük satış partileri oluşturabilir,
  • kalite sınıflandırmasını iyileştirebilir,
  • çok sayıda alıcının erişebildiği piyasa oluşturabilir,
  • arzın mevsimsel dalgalanmasını dengeleyebilir,
  • sanayiye düzenli hammadde arzı sağlayabilir,
  • merkezi kontrol ve stok sayımını kolaylaştırabilir.

Dolayısıyla depo maliyetli olduğu için gereksizdir şeklinde genel sonuç çıkarmak doğru değildir.

Dünyadaki terminal araştırmalarında da aynı sonuç görülmektedir: ara terminal ilave taşıma, elleçleme ve sabit maliyet yaratabilmekte; buna karşılık buffer stok, arz güvenliği, ürün işleme ve piyasa dalgalanmalarını dengeleme fonksiyonu sağlayabilmektedir. Özellikle kısa mesafede terminal kullanımı doğrudan teslimata göre pahalılaşabilir; hacim, mesafe ve belirsizlik arttıkça terminalin lojistik değeri yükselmektedir.

Bu nedenle OGM depolarının değerlendirilmesinde depo başına yıllık devir hızı son derece önemli bir gösterge olabilir.

Az ürün geçen çok büyük bir deponun birim m³ maliyeti yüksek olurken, yüksek hacimli ve hızlı devreden bir depo ekonomik olarak rasyonel olabilir.


5. Asıl incelenmesi gereken konu “depo sayısı” değil, depo ağının optimizasyonudur

OGM İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığının güncel görevleri arasında üretim, taşıma, depolama ve pazarlama işlemlerinin yanında depo yerlerinin tayin ve tespiti de bulunmaktadır.

[OGM – İşletme ve Pazarlama Dairesi Başkanlığı görevleri] https://www.ogm.gov.tr/tr/kurulusumuz/merkez-birimleri/isletme-ve-pazarlama-dairesi-baskanligi

Bu nedenle raporda bütün depoları aynı kategoride değerlendirmek yerine her depo için en az şu göstergeler çıkarılabilir:

yıllık giriş hacmi – yıllık satış hacmi – stok devir süresi – ortalama taşıma mesafesi – m³ başına depo maliyeti – m³ başına taşıma maliyeti – ortalama satış fiyatı – alıcı sayısı – satılmayan parti oranı – stok değer kaybı.

Bunlar kullanılarak bazı depoların:

  • büyütülmesi,
  • merkezî bölgesel terminale dönüştürülmesi,
  • mevsimlik/geçici depo yapılması,
  • yalnız belirli ürünlerde kullanılması,
  • rampadan satışla desteklenmesi,
  • hatta ekonomik fonksiyonu kalmamışsa kapatılması

değerlendirilebilir.

Bu, “her emvali mutlaka son depoya taşıma” yaklaşımından ürün ve bölge bazlı lojistik optimizasyonuna geçiş anlamına gelir.


6. Yakıt ve nakliye gideri, sistem seçiminin en önemli maliyetlerinden biridir

Uluslararası araştırmalarda orman ürünlerinin bölmeden son kullanıcıya taşınması, hasat zincirinin en pahalı kalemlerinden biri olarak tanımlanmaktadır.

Yakıt giderinin yalnız kilometreye bağlı olmadığı; aracın kapasite kullanımının da belirleyici olduğu görülmektedir. Yuvarlak odun taşımacılığına ilişkin araştırmalarda yük kapasitesinin doğru kullanılması ve araç optimizasyonuyla yakıt tüketimi ve CO₂ emisyonunda %7–20 arasında azaltım potansiyeli gösterilmiştir.

Daha yeni lojistik optimizasyon çalışmalarında boş taşıma kilometrelerinin azaltılmasıyla toplam mesafede ve karbon emisyonunda anlamlı düşüşler sağlanabilmektedir.

Madde 17 açısından bunun anlamı şudur:

Bir tomruğun:

bölme → rampa → son depo → müşteri

yerine mümkünse:

bölme/rampa → müşteri

şeklinde hareket etmesi, gereksiz ikinci taşımayı ortadan kaldırabilir.

Ancak bu yalnız yol kilometresi hesabıyla değil kamyon doluluk oranı, dönüş yükü, yol standardı, bekleme süresi ve satış partisi büyüklüğü ile birlikte değerlendirilmelidir.


7. Orman yolu maliyetinin de satış modeline dahil edilmesi gerekir

Madde 17’deki “belirlenmiş güzergâhlar” yalnız sürütme güzergâhını değil, daha geniş ölçekte yol ve lojistik şebekesini de ilgilendirmektedir.

Uluslararası ormancılık uygulamasında yol planlamasının temel problemi iki maliyet arasındaki dengedir:

orman yolu daha sık olursa → sürütme mesafesi azalır fakat yol yapım/çevresel maliyet artar;

orman yolu daha seyrek olursa → yol maliyeti azalır fakat sürütme mesafesi ve üretim maliyeti artar.

2026 tarihli güncel uluslararası ormancılık operasyon rehberlerinde de yol yoğunluğunun sürütme maliyeti ile yol yapım ve çevresel etki toplamını minimize edecek şekilde belirlenmesi önerilmektedir.

Dolayısıyla “ürünü depoya taşımak için yol yapıyoruz” değerlendirmesinde yalnız kamyon yakıtı değil:

  • yol yapım maliyeti,
  • sanat yapıları,
  • bakım,
  • erozyon,
  • dere geçişleri,
  • habitat parçalanması,
  • yangın erişimi bakımından yolun olumlu fonksiyonu,
  • kaçak müdahale riskinin artması

birlikte değerlendirilmelidir.

ITTO da yol, sürütme izi ve rampaların planlanmasını Reduced Impact Logging’in temel unsurları arasında saymaktadır.

[ITTO – Sustainable Forest Management / Logging] https://www.itto.int/sustainable_forest_management/logging/


8. FSC bakımından kritik ayrım: orman yönetimi zinciri ile Chain of Custody zinciri

Bu konu Madde 17 açısından özellikle önemlidir.

15 Mart 2026’da yürürlüğe giren FSC Türkiye Orman Koruma Standardı – FSC-STD-TUR-01-2026, FSC beyanıyla satılan ürünler için OGM/sertifika sahibinin bir izleme ve takip sistemi bulundurmasını zorunlu kılmaktadır.

Standart 8.5.2 kapsamında en az:

  • tür,
  • ürün açıklaması,
  • miktar/hacim,
  • üretim bölmesine kadar menşe bilgisi,
  • üretim tarihi,
  • ormanda yapılan temel işlemler ve miktarı,
  • ürünün FSC olarak satılıp satılmadığı

kayıt altına alınmalıdır. Satış belgeleri de en az beş yıl saklanmaktadır.

[FSC Türkiye Orman Koruma Standardı – FSC-STD-TUR-01-2026] https://tr.fsc.org/sites/default/files/2026-02/FSC%20T%C3%BCrkiye%20Orman%20Koruma%20Standard%C4%B1.pdf

Burada FSC Forest Management ile FSC Chain of Custody birbirine karıştırılmamalıdır.

Orman yönetim sertifikası içerisindeki izlenebilirlik;

kesim bölmesi → ürün → OGM’nin FSC beyanıyla satışı

arasındaki ilk halkayı güvence altına almaktadır.

Ürün OGM’den çıktıktan sonra FSC beyanının sonraki ticari zincirde korunması ise FSC Chain of Custody (CoC) sisteminin konusudur.

FSC’nin halen yürürlükteki ana CoC standardı FSC-STD-40-004 V3-1 olup; kaynak temini, işleme, etiketleme ve FSC sertifikalı ürünlerin satışı boyunca zincirin nasıl korunacağını düzenlemektedir.

[FSC Chain of Custody Certification – FSC-STD-40-004 V3-1] https://connect.fsc.org/document-centre/documents/resource/302

Burada satış modelinin etkisi ortaya çıkmaktadır:

Dikili satışta: mülkiyet/ticari kontrol çok erken aşamada müşteriye geçmektedir. FSC beyanının müşteriden sonraki zincirde devam ettirilmesi isteniyorsa, satışın ve müşterinin sertifikasyon kapsamı buna uygun olmalıdır.

Rampadan satışta: sertifikalı orman işletmesinin fizikî ve kayıt kontrolü rampaya kadar devam etmektedir.

Son depodan satışta: OGM ürün üzerinde daha uzun süre fizikî kontrol sağlamaktadır; tür, kalite, miktar ve satış partisi üzerinde daha merkezi bir kayıt düzeni oluşur.

Bunlardan hiçbiri FSC açısından otomatik olarak üstün değildir. Esas olan ürünün kaynak ve miktar bütünlüğünün mülkiyet transferine kadar korunması ve sonraki CoC halkasına doğrulanabilir şekilde aktarılmasıdır.


9. FSC’nin 2026’daki yeni EUDR modülü bu ilişkiyi daha da güçlendirmiştir

Bu konuda çok güncel bir gelişme vardır.

FSC, 17 Ağustos 2026 tarihinde EUDR’deki son değişikliklere uyarlanmış FSC Regulatory Module V1-1 sürümünü yayımlamış ve aynı gün yürürlüğe koymuştur. Modül; FSC sertifikalı kuruluşların EUDR uyumuna destek olmak amacıyla bilgi toplama, risk değerlendirme, risk azaltma, kesin menşe/geolokasyon ve üretim zamanı bilgisi ile ormansızlaşmadan ari materyalin CoC zincirine alınmasını düzenlemektedir.

[FSC – Regulatory Framework, 17 Ağustos 2026 güncel durum] https://connect.fsc.org/certification-system/regulatory-framework

Bu, OGM açısından ORKOD–ORBİS gibi sistemlerin yalnız kurum içi stok yönetiminin ötesinde uluslararası sertifikasyon ve dış ticaret açısından da stratejik değer taşıdığını göstermektedir.


10. EUDR açısından esas mesele satışın nerede yapıldığı değil, kaynağın kaybolmamasıdır

EUDR bakımından:

dikili satış,
rampadan satış veya
son depodan satış

tek başına uygun veya uygunsuz model değildir.

Asıl soru şudur:

Alıcıya teslim edilen ahşabın hangi üretim parseli/bölmeden geldiği güvenilir biçimde gösterilebiliyor mu?

Güncel konsolide EUDR metni, ilgili ürün bakımından üretim yapılan bütün parsellerin geolokasyonunun, üretim tarihi/zaman aralığının ve diğer ürün bilgilerinin bulunmasını öngörmektedir.

[EUR-Lex – EUDR güncel konsolide metin] https://eur-lex.europa.eu/eli/reg/2023/1115/2025-12-26/eng

Bu açıdan modeller arasında önemli fark bulunmaktadır.

Dikili satış, kaynağın belirlenmesini kolaylaştırabilir; çünkü müşteri belirli bir üretim bölmesindeki dikili ağacı satın almaktadır. Fakat müşterinin ürünü kesip çok sayıda ürün çeşidine dönüştürmesi sonrasında kaynağın izlenebilirliğini sürdürmek müşterinin kayıt sistemine bağlıdır.

Rampada, bir veya birkaç bölmeden gelen ürünler birleşmeye başlayabilir.

Büyük son depoda ise onlarca bölme, işletme şefliği veya farklı üretim döneminden gelen emval aynı ürün sınıflarında fizikî olarak birbirine yaklaşır. Bu noktada parti ve kaynak ayrımı korunmazsa EUDR bakımından izlenebilirlik daha zor hâle gelebilir.

Dolayısıyla depo büyüdükçe fizikî ürün konsolidasyonu artar; buna karşılık dijital izlenebilirliğin daha güçlü olması gerekir.


11. ORKOD’un asıl stratejik değeri tam burada ortaya çıkmaktadır

OGM’nin 2025 uygulamasında ORKOD/barkod sisteminin hedefi açık biçimde dikili damgadan satışa kadar ürünün ORBİS üzerinden takip edilmesi olarak açıklanmıştır.

[OGM – ORKOD ve Barkod Çalışmaları] https://www.ogm.gov.tr/eskisehirobm/haberler/orkod-ve-barkod-calismalari-yerinde-incelendi

Ayrıca OGM, 2025’te ORKOD sisteminin üretim ve e-satış uygulamasıyla entegrasyonunun üretici ve alıcının işlerini kolaylaştıracağını açıklamıştır.

[OGM – Orman Ürünü Üretiminde Barkod Sistemi Yaygınlaşıyor] https://www.ogm.gov.tr/adanaobm/haberler/orman-urunu-uretiminde-barkod-sistemi-yayginlasiyor

Bunun lojistik açıdan ileri aşaması şu olabilir:

Dikili ağaç/bölme ID
→ boylanan emval ID
→ rampa ID
→ istif ID
→ satış parti ID
→ ETB
→ müşteri/tesis

Böyle bir sistemde ürün rampada mı satılmış, son depoya mı gitmiş, dikili mi satılmış sorusu ikinci planda kalır; çünkü kaynak–ürün ilişkisi her modelde korunabilir.


12. Satış noktasının ürün türüne göre farklılaştırılması daha rasyonel olabilir

Madde 17’deki sistemin tüm ürünlere aynı biçimde uygulanması zorunlu değildir.

Örneğin:

Kağıtlık ve lif-yonga odunu: kalite ayrımı tomruk kadar hassas olmayabilir; büyük hacimli sanayi alıcısına doğrudan rampa veya bölge bazlı teslim lojistik açıdan avantaj sağlayabilir.

Yakacak odun: yerel hak sahiplerine yakın noktadan verilmesi gereksiz uzun mesafe nakliyeyi önleyebilir. OGM, 2026’da orman köylülerine hane başına şartlara göre 18 stere kadar yakacak odun desteğinin devam ettiğini açıklamıştır.

[OGM – Orman Köylüsüne Yakacak Odun Desteği 2026] https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/orman-koylumuze-destek

Kaplamalık, kontrplaklık veya yüksek kaliteli tomruk: daha ayrıntılı tasnif, ölçüm ve daha geniş alıcı rekabeti nedeniyle merkezî satış deposu daha yüksek fiyat sağlayabilir.

Nitekim OGM’nin 2026 tahsis politikasında bile son depodan tomruk tahsisi bütün sanayi kollarına değil, kontrplak, kaplama, lamine ve masif mobilya gibi belirli sektörlere yöneltilmekte; diğer firmalar için dikili satış imkânı öne çıkmaktadır.

Bu düzenleme, OGM’nin satış kanalını ürün ve sanayi koluna göre zaten farklılaştırdığını göstermektedir.


13. Çevresel değerlendirme: daha kısa lojistik zincir genellikle avantajlıdır, fakat her zaman değil

Gereksiz her taşıma aşaması:

  • dizel tüketimi,
  • CO₂ emisyonu,
  • lastik ve araç aşınması,
  • yol bakım ihtiyacı,
  • toz ve gürültü,
  • yükleme-boşaltma ekipmanı kullanımı

oluşturur.

Bu nedenle ürünü önce ters yöndeki bir OGM deposuna götürüp daha sonra alıcının fabrikasına geri taşımak gibi lojistik durumlar varsa, ekonomik ve çevresel açıdan sorgulanmalıdır.

Ancak merkezî depo aynı zamanda:

  • kamyonların daha yüksek dolulukla hareket etmesini,
  • büyük partilerin hazırlanmasını,
  • sevkiyatların konsolide edilmesini,
  • gereksiz küçük taşıma hareketlerinin azaltılmasını

sağlayabilir.

Dolayısıyla çevresel performansın ölçüsü taşıma aşaması sayısı değil toplam ton/m³-km ve kullanılan yakıttır.

Modern lojistik optimizasyonu da bu nedenle rota, araç kapasitesi ve boş kilometreyi birlikte ele almaktadır.


14. Sosyal açıdan modeller arasında ciddi fark bulunmaktadır

Dikili satış ile geleneksel üretim, orman köylüsü ve kooperatifler açısından aynı sonucu doğurmaz.

Dikili satışta büyük bir sanayi kuruluşu veya alıcı üretimi kendi organizasyonuyla gerçekleştirdiğinde yerel işgücünün hangi ölçüde kullanılacağı satış ve üretim şartlarına bağlı hâle gelir.

Geleneksel modelde ise 6831 sayılı Orman Kanunu kapsamında yerel orman köylüsü ve kooperatiflerinin üretim sistemindeki rolü daha doğrudan korunmaktadır.

OGM’nin 2026 tahsis ilanında dahi sanayi tesislerine tahsis yapılırken orman köylerini kalkındırma kooperatifleri ile köylülerin iş gücü ve dikili satış taleplerinin dikkate alınacağı belirtilmektedir.

Dolayısıyla satış modeli seçiminde yalnız OGM’nin doğrudan maliyeti değil:

  • yerel istihdam,
  • kooperatif gelirleri,
  • meslekî kapasite,
  • kırsal kalkınma,
  • mekanizasyona erişim

de değerlendirilmelidir.

FSC Türkiye Standardı da mevcut olduğu ölçüde yerel işleme, yerel hizmet ve yerel katma değerin kullanılmasını öngören bir yaklaşım taşımaktadır.


15. İş sağlığı ve güvenliği açısından sorumluluğun “satış noktasıyla birlikte” değişmesi önemlidir

Geleneksel modelde OGM’nin yaptırdığı kesme, sürütme, yükleme, taşıma ve istif faaliyetleri boyunca idari ve sözleşmesel kontrolü daha geniştir.

Dikili satışta ise satış sonrasında üretim operasyonu müşterinin organizasyonuna geçmektedir.

Bu durum tehlikenin ortadan kalkması anlamına gelmez; yalnız risk ve sorumluluğun organizasyon içindeki dağılımı değişir.

Bu nedenle model bazlı karşılaştırmada:

OGM üretimi → OGM/yüklenici İSG kontrolü

ile

dikili satış → müşteri/yüklenici/alt yüklenici İSG kontrolü + OGM’nin orman yönetimi ve sözleşme denetimi

ayrımı açık kurulmalıdır.


16. Kesim bölmesi muayenesinin önemi dikili satışta daha da artmaktadır

Dikili satış modelinde OGM ürünün fizikî üretim sürecine daha az müdahil olabileceğinden iş sonu saha kontrolü daha önemli hâle gelmektedir.

Kontrol yalnız:

“Bütün damgalı ağaçlar kesilmiş mi?”

seviyesinde kalmamalıdır.

Özellikle:

  • damgasız kesim,
  • üretim sınırının aşılması,
  • kalan meşcere hasarı,
  • gençlik zararı,
  • toprak ve sürütme yolu hasarı,
  • dere yatakları,
  • üretim artıkları,
  • yangın riski,
  • ürünün tamamının sahadan çıkarılıp çıkarılmadığı,
  • ORKOD/ürün kayıtlarının mutabakatı

kontrol edilebilir.

Böylece düşük maliyetli dikili satış modelinin çevresel veya ekonomik maliyetleri OGM’ye bırakması önlenebilir.


17. Dünyadaki genel eğilim tek yöntem değil, çok kanallı lojistik sistemidir

Uluslararası ormancılık sistemlerinde de tek bir model bulunmamaktadır.

Ürün:

  • standing/stumpage olarak,
  • roadside/landing noktasında,
  • central yard/terminal’de,
  • mill-delivered olarak

satılabilmektedir.

Ekonomik optimizasyon mülkiyetin ve taşıma sorumluluğunun hangi noktada el değiştirdiğinin açık biçimde belirlenmesine dayanmaktadır.

Modern araştırmalar rampayı, hasat operasyonuyla kamyon taşımacılığının birbirinden ayrıldığı kritik “decoupling point” olarak tanımlamaktadır. Rampa yerinin optimum seçimi; sürütme mesafesi, yakıt, eğim, toprak hasarı ve yol maliyetini birlikte azaltabilmektedir.

Bu açıdan OGM’deki orman içi istif yeri/rampa kavramının uluslararası harvesting logistics sistemindeki landing kavramıyla büyük ölçüde örtüştüğü görülmektedir.


Model bazında toplu karşılaştırma

Kriter Dikili satış Rampadan satış Son depodan satış
OGM üretim maliyeti En düşük Orta En yüksek
OGM taşıma maliyeti Çok düşük Düşük Yüksek
Depo/istif maliyeti Çok düşük Düşük Yüksek
Ürünün pazara ulaşma hızı Yüksek Yüksek Daha düşük
Alıcının istediği ürünün üretimi Çok yüksek Orta Daha sınırlı
OGM’nin fizikî ürün kontrolü Daha düşük Orta Yüksek
Büyük/homojen satış partisi oluşturma Daha sınırlı Orta Yüksek
Geniş alıcı rekabeti potansiyeli Değişken Değişken Genelde daha yüksek
Ardaklanma/böcek/stok riski Düşük olabilir Düşük Bekleme uzarsa yüksek
Yakıt/CO₂ Genelde düşük Düşük İkinci taşıma varsa yüksek
FSC izlenebilirlik ihtiyacı Alıcıya erken geçer Rampada devir Depoya kadar OGM’de
EUDR açısından risk Alıcının downstream kayıt sistemine bağımlı Orta Karışma varsa güçlü dijital ayrım gerekir
Yerel istihdam etkisi Satış koşuluna bağlı Yüksek olabilir Yüksek olabilir
Stok finansman yükü Alıcıda Kısa süre OGM’de OGM’de daha yüksek

Bu tablo mutlak üstünlük ifade etmemektedir. Ürün, saha ve pazar özelliklerine göre optimum model değişebilir.


Sonuç Tespiti

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 17 nci maddesindeki orman içi istif yerine taşıma sisteminin, güncel OGM üretim ve pazarlama yapısı içerisinde tek başına değerlendirilmemesi gerektiği tespit edilmektedir. Mevcut mevzuatta rampa, hem ürünün satış deposuna taşınmak üzere toplandığı ara istif alanı hem de doğrudan satış yapılabilecek satış yeri olarak tanımlanmakta; son depo ise ürünün cins ve sınıfları itibarıyla konsolide edilip satışa sunulduğu ayrı bir lojistik ve pazarlama noktası niteliğindedir. Ayrıca nakliyata uygun kesim bölmelerinden ürünün doğrudan son depoya gönderilmesine ve dikili ağacın üretimden önce satılmasına imkân verilmesi nedeniyle, uygulamada birden fazla tedarik zinciri bulunmaktadır.

Bu modellerin ekonomik karşılaştırmasının yalnız satış fiyatı üzerinden yapılmasının yeterli olmadığı; dikili satış, rampadan satış ve son depodan satış modellerinin ayrı ayrı net gelir esasına göre değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Net gelir hesabında satış bedelinden kesim, sürütme, yükleme, taşıma, yakıt, yol, depo, tasnif, istif, personel, stok finansmanı, kalite kaybı ve ürünün satışa kadar bekleme süresinden kaynaklanan maliyetlerin düşülmesi; ayrıca kullanılan kamu personeli ve makine kapasitesinin fırsat maliyetinin dikkate alınması uygun olacaktır.

Dikili satış modelinin üretim, depolama ve lojistik maliyetlerini müşteriye aktarması, piyasa talebine uygun ürünün hızlı biçimde üretilmesi ve ürünün daha kısa sürede sanayiye ulaşması bakımından önemli avantajları bulunmaktadır. Bununla birlikte ürün değerinin satıştan önce tahmin edilmesi, üretimin müşterinin ticari önceliklerine göre şekillenmesi, üretim sonrası çevresel saha kontrolü ile FSC/EUDR kayıtlarının müşteriye erken aşamada devredilmesi bu modelde ayrıca kontrol edilmesi gereken hususlardır. Son depodan satış ise yüksek taşıma ve depo maliyetine karşılık ürünlerin konsolidasyonu, ayrıntılı tasnifi, büyük ve homojen satış partileri oluşturulması, geniş alıcı kitlesine sunulması ve arz sürekliliğinin sağlanması bakımından ekonomik değer yaratabilmektedir.

Bu nedenle OGM’nin bütün emvali aynı lojistik zincirden geçirmek yerine; ürün türü, kalite, üretim hacmi, sanayi talebi, alıcıların coğrafi dağılımı, taşıma mesafesi, yol şartları, yakıt maliyeti, depo kapasitesi ve devir hızı esas alınarak ürün bazlı “optimal satış noktası” belirlemesi incelenmeye değer görülmektedir. Kağıtlık, lif-yonga ve bazı yakacak ürünlerin uygun şartlarda rampadan veya doğrudan alıcıya yönlendirilmesi; yüksek kaliteli ve ayrıntılı tasnif gerektiren tomrukların ise belirli bölgesel depolarda konsolide edilmesi gibi farklılaştırılmış modeller ekonomik açıdan karşılaştırılabilir.

FSC bakımından güncel Türkiye Standardının FSC beyanıyla satılan ürünün üretim bölmesine kadar izlenmesini istemesi ve Chain of Custody sisteminin ürünün sonraki ticari zincirdeki kimliğini koruması nedeniyle, dikili satış–rampa–son depo arasındaki tercih aynı zamanda bir sertifikasyon devir noktası tercihidir. Özellikle 17 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren güncel FSC Regulatory Module V1-1’in geolokasyon, üretim zamanı, due diligence ve EUDR uyumuna yönelik hükümleri, OGM’nin kaynak verisinin satış anında sonraki tedarik zincirine eksiksiz aktarılmasının önemini artırmıştır.

EUDR bakımından ise satış yerinin kendisinden çok, ürünün kaynağının konsolidasyon ve taşıma sırasında kaybolmaması önem taşımaktadır. Büyük son depolarda çok sayıda üretim bölmesinden gelen emval aynı ürün grubu altında fizikî olarak birleşebildiğinden, depo ölçeği büyüdükçe kaynak ayrımının ORKOD/ORBİS benzeri dijital sistemlerle korunmasının önemi artmaktadır. Buna karşılık dikili satış kaynağın başlangıçta belirlenmesini kolaylaştırmakta, ancak ürün kesilip ayrıldıktan sonra izlenebilirliğin devamı müşterinin kayıt zincirine daha fazla bağımlı hâle gelmektedir.

Bu çerçevede Madde 17’nin gelecekteki düzenlenmesinde “orman içi istif yerine taşıma”nın otomatik bir üretim aşaması olarak değil, gerektiğinde kullanılan lojistik seçeneklerden biri olarak tanımlanması; rampadan satış, doğrudan son depoya taşıma, dikili satış ve doğrudan sanayiye yönlendirme modellerinin açık biçimde ayrılması; her modelde stok, mülkiyet, sorumluluk ve FSC/EUDR izlenebilirlik devir noktasının belirlenmesi; depo ve rampaların ise yıllık hacim, m³ başına lojistik maliyet, satış hızı, fiyat başarısı ve çevresel performans göstergeleri üzerinden periyodik olarak değerlendirilmesinin uygun olacağı tespit edilmektedir.

Satış İstif Yerlerine Taşıma ile İlgili Kayıt İşleri

Madde 18-Nakliyata müsait kesim bölmelerinden doğrudan satış depolarına taşınan emval ile orman içi istif yerlerinden, satış istif yerlerine taşınan emval için sevk pusulası düzenlenir. Satış depolarında devreden stok ile birlikte, giren, çıkan ve kalan emval miktarı “ Satış İstif Yeri Stok Takip Defteri” ne günlük olarak işlenir.

Tespit – Madde 18: Satış İstif Yerlerine Taşıma, Stok Takibi ve Dijital Lojistik

Mevcut hüküm:
“Nakliyata müsait kesim bölmelerinden doğrudan satış depolarına taşınan emval ile orman içi istif yerlerinden, satış istif yerlerine taşınan emval için sevk pusulası düzenlenir. Satış depolarında devreden stok ile birlikte, giren, çıkan ve kalan emval miktarı ‘Satış İstif Yeri Stok Takip Defteri’ne günlük olarak işlenir.”

Tespit: Maddenin temel amacı; kesim bölmesi veya orman içi istif yerinden satış istif yerine hareket eden orman emvalinin fizikî ve kayıt zincirinin korunması, satış deposuna giren ve çıkan miktarların günlük olarak izlenmesi ve taşıma işinin belgelendirilmesidir. Bu esas güncelliğini korumaktadır. Nitekim 310 Sayılı Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğin güncel metninde Madde 18 aynı sistemle yer almakta; “Satış İstif Yeri Stok Takip Defteri” Ek-29 olarak muhafaza edilmekte ve 2026 yılı üretim birim maliyetlerine ilişkin OGM talimatlarında dahi Sevk Pusulası ile Satış İstif Yeri Defteri halen mali ve üretim işlemlerinde kullanılan belgeler arasında sayılmaktadır.

OGM – 310 Sayılı Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Üretim İşlerine Ait Tebliğ
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/310%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20%C3%9Cretim%20%C4%B0%C5%9Flerine%20Ait%20Tebli%C4%9F%28Ek-1%2C%20Ek-2%2C%20Ek-3%2C%20Ek-4%20%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F%29.pdf

1. Sevk pusulası kaldırılmış değildir; ancak artık ORBİS’e bağlıdır

Burada önemli bir güncel mevzuat ayrımı bulunmaktadır.

24.08.2024 tarihli Orman Emvali veya Odun Dışı Ürünlere Verilecek Taşıma Belgeleri Hakkında Yönetmelik, taşıma belgelerini;

  • nakliye tezkeresi,
  • irsaliyeli fatura/sevk irsaliyesi,
  • sevk pusulası ve
  • Elektronik Taşıma Belgesi (ETB)

olarak ayrı ayrı tanımlamaktadır. Yönetmeliğe göre sevk pusulası, orman emvali ve odun dışı ürünlerin orman içerisinden satış yerlerine kadar taşınmasında kullanılan belgedir. Dolayısıyla Madde 18’deki sevk pusulası günümüzde hukuken ortadan kalkmış bir belge değildir.

OGM – Orman Emvali veya Odun Dışı Ürünlere Verilecek Taşıma Belgeleri Hakkında Yönetmelik
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Yonetmelikler/Orman%20Emvali%20veya%20Odun%20D%C4%B1s%CC%A7%C4%B1%20U%CC%88ru%CC%88nlere%20Verilecek%20Tas%CC%A7%C4%B1ma%20Belgeleri%20Hakk%C4%B1nda%20Yo%CC%88netmelik.pdf

Ancak geleneksel sistemde önemli bir dijital değişiklik yapılmıştır: sevk pusulasının düzenleyen personel tarafından zaman geçirilmeden ORBİS’e kaydedilmesi zorunludur. Satış istif yerine ulaşan emvalin de tek tek kontrol edilmesi ve tamamının teslim edildiğinin pusula üzerinde doğrulanması öngörülmektedir. Taşıma sırasında çap, boy veya sınıf bilgilerinden şüphe duyulursa yeniden ölçüm ve düzeltme prosedürü uygulanmaktadır.

Dolayısıyla mevcut sistem artık yalnız:

kâğıt sevk pusulası → depo defteri

değil,

fizikî sevk pusulası → ORBİS kaydı → fizikî teslim kontrolü → depo stok kaydı

şeklinde çalışmaktadır.

Buradaki esas inceleme konusu, bu iki kayıt kanalının zaman içerisinde ne ölçüde tek elektronik süreçte bütünleştirilebileceğidir.


2. ETB ile Sevk Pusulasının fonksiyonları karıştırılmamalıdır

2024 tarihli Yönetmelik sevk pusulasını kaldırmamış; bunun yanında daha geniş kapsamlı Elektronik Taşıma Belgesi (ETB) oluşturmuştur. ETB’nin oluşturulabilmesi için taşınacak ürünün ORBİS’e kayıtlı olması zorunludur; görevli, ürün kaydını ORBİS üzerinden doğrulamakta, ürün bilgileri doğrudan ETB’ye aktarılmakta ve araç/şoför kayıtları sistemden seçilmektedir.

OGM’nin 30.04.2026 tarihli açıklamasına göre 1 Mayıs 2026’dan itibaren son depolardan yapılan nakliyatta fizikî nakliye tezkeresi olmaksızın doğrudan ETB düzenlenmeye başlanmıştır. Teslim işlemi de SMS doğrulama kodu veya “Yeşile Dokun” mobil uygulaması ile dijitalleştirilmiştir.

OGM – ETB ile Dijital Taşımacılık Başlıyor, 30.04.2026
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/etb-ile-dijital-tasimacilik-basliyor

Bu nedenle 2026 itibarıyla zincir kabaca şöyle ayrılmaktadır:

orman içindeki üretim/rampa → satış istif yeri: sevk pusulası + ORBİS,

satış istif yeri → alıcı/son kullanıcı: giderek ETB + ORBİS + elektronik teslim.

Bu yapı Madde 18’i önemli bir dijital devir noktası hâline getirmektedir.


3. Satış istif yeri artık yalnız “depo” değil, veri ve ticaret düğümüdür

Geleneksel sistemde satış istif yerinin temel fonksiyonu;

ürünü teslim almak → tasnif etmek → istiflemek → stokta tutmak → satmak

şeklindedir.

Bugün buna yeni işlevler eklenmektedir:

ürün kimliğini doğrulamak → ORBİS kaydıyla eşleştirmek → stok durumunu güncellemek → satış partisi oluşturmak → e-satışa sunmak → ETB oluşturmak → teslimatı doğrulamak.

OGM merkezi sayfasında hâlen;

  • barkod sorgulama,
  • tomruk cinslerine göre açık artırmalı satış fiyatları,
  • üretim, satış ve stok durumu

ayrı dijital hizmetler olarak yayımlanmaktadır.

OGM – Oduna Dayalı Orman Ürünleri
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/oduna-dayali-orman-urunleri

Ayrıca OGM oduna dayalı ürün ihalelerini E-Satış sistemi üzerinden yürütmektedir.

OGM – E-Satış ve ürün ihaleleri
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/ihaleler

Dolayısıyla satış deposunun fizikî stok kaydı ile elektronik satış sistemi birbirinden ayrı değil, aynı ticari sürecin farklı parçalarıdır.


4. Stok takibinde mevcut “günlük kayıt” mantığı doğrudur; fakat teknoloji gerçek zamanlı takibe imkân vermektedir

Madde 18 ve 310 Sayılı Tebliğ, giren–çıkan–kalan stokun günlük kaydını istemektedir. Ek-29’daki Satış İstif Yeri Stok Takip Defteri de halen tür ve ürün grubu bazında devir, giriş, çıkış ve kalan stokun izlenmesine dayanmaktadır.

Ancak ORBİS, barkod/ORKOD ve elektronik satış sistemlerinin birlikte çalışması hâlinde stokun yalnız gün sonunda hesaplanması teknik olarak zorunlu değildir.

Örneğin:

ürün depoya girdiğinde barkod okunması → ORBİS stoku +1,

satış partisine ayrılması → “satışa tahsisli stok”,

müşteriye teslim edilmesi → stoktan otomatik düşüş

şeklinde işlem yapılabilir.

Böylece “deftere günlük kayıt” anlayışı “anlık elektronik stok + günlük otomatik mutabakat” sistemine dönüşebilir.

Bu yalnız personel iş yükünü azaltmaz; satışa sunulan ancak fizikî olarak bulunmayan ürün, sistemde görünen fakat sahada kayıp olan stok veya yanlış istife bırakılan emval gibi durumların daha erken belirlenmesini sağlayabilir.


5. Ticari kaybın önemli bir bölümü satış deposunda oluşabilir

Satış deposuna ulaşmış ürünün değeri artık yalnız hacmine bağlı değildir. Depolama sürecinde;

  • yanlış tasnif,
  • yanlış kalite sınıfı,
  • yanlış istif,
  • ürünün alıcı tarafından görülmesinin zorlaşması,
  • uzun stok süresi,
  • ardaklanma,
  • çatlama ve kuruma,
  • böcek veya mantar zararı,
  • çamur/toprak teması,
  • yükleme-boşaltmadan kaynaklanan mekanik hasar

ürünün satış değerini düşürebilir.

Bu nedenle satış deposunda temel başarı ölçüsünün yalnız:

“stok hesabı tutuyor mu?”

olmaması gerekir.

Daha anlamlı göstergeler şunlar olabilir:

ortalama stok yaşı,
stok devir hızı,
ilk ihalede satış oranı,
muhammen bedel/satış fiyatı oranı,
kalite düşüşü yaşayan stok miktarı,
yeniden tasnif oranı,
depo başına m³ maliyet,
stokta bekleme nedeniyle tahmini değer kaybı.

Bu göstergeler ORBİS ile e-satış verisi entegre edildiğinde büyük ölçüde otomatik üretilebilir.


6. Satış deposundaki stokun “yaşı” kritik bir veri olarak izlenmelidir

Madde yalnız devreden, giren, çıkan ve kalan miktarı istemektedir.

Ancak ekonomik yönetim açısından:

“kaç m³ stok var?”

sorusu kadar,

“bu stok kaç gündür burada?”

sorusu da önemlidir.

Örneğin aynı 5.000 m³ stokun;

  • %90’ı son iki haftada gelmişse,
  • veya %40’ı altı aydır satılamıyorsa

ticari anlamı tamamen farklıdır.

ORBİS üzerinden her ürün/istif için:

üretim tarihi → depo giriş tarihi → ilk satışa çıkarılma tarihi → ihale tarihi → teslim tarihi

tutulursa ürünün gerçek lead time / satış çevrim süresi hesaplanabilir.

Bu veri, OGM’nin hangi ürünleri gereğinden fazla ürettiğini veya hangi depolarda satışın yavaşladığını gösterebilir.


7. Müşteri memnuniyeti açısından depo, OGM’nin “vitrini”dir

OGM’nin kendi saha açıklamalarında satış depolarının piyasaya yansıyan yüz olduğu ve düzenli, standarda uygun istifin müşteri memnuniyeti açısından önem taşıdığı özellikle belirtilmiştir.

OGM – Satış depoları ve müşteri memnuniyeti örneği
URL:
https://www.ogm.gov.tr/adanaobm/haberler/posda-devam-eden-ormanlik-faaliyetlerini-yerinde-i%CC%87nceledik

Müşteri açısından önemli olan yalnız fiyat değildir. Alıcının;

  • satış partisinin gerçek ürününü görebilmesi,
  • tür, çap, boy ve kalite bilgisinin doğru olması,
  • stok yerini kolay bulabilmesi,
  • ürünü satın aldıktan sonra hızlı teslim alabilmesi,
  • yükleme için gereksiz beklememesi,
  • belgelerini elektronik olarak tamamlayabilmesi

de ticari hizmet kalitesinin parçasıdır.

Bu nedenle dijital sistemde her satış partisine:

fotoğraf/video, istif koordinatı, ürün dağılımı, barkod bilgisi, ölçü listesi ve mümkünse 3B görsel

eklenmesi, özellikle uzak müşterilerin ihaleye katılımını kolaylaştırabilir.

Daha fazla alıcının ürünü görmesi ise teorik olarak rekabet ve satış fiyatını artırma potansiyeline sahiptir.


8. GIS/CBS açısından satış depoları çok güçlü bir optimizasyon alanıdır

OGM’nin kurumsal yapısında CBS ve harita verileri zaten yaygın olarak kullanılmaktadır. Örneğin ORBİS bünyesinde geliştirilen TULIP izleme sisteminde yoğun harita katmanları ile fizikî ve finansal bilgiler birlikte yönetilmektedir.

OGM – ORBİS bünyesinde harita tabanlı dijital izleme
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/dis-kaynakli-projelerde-dijital-donusum

Bu altyapı satış lojistiğine uygulanırsa CBS üzerinde aynı anda:

  • kesim bölmeleri,
  • rampalar,
  • satış depoları,
  • orman yolları,
  • yol standardı,
  • eğim,
  • köprü/tonaj kısıtları,
  • mevcut stok,
  • müşteri/sanayi tesisleri,
  • taşıma mesafesi ve zamanı

görülebilir.

Böylece sistem:

“Bu bölmeden çıkan 1.000 m³ kağıtlık odun hangi depoya gönderilmeli?”

sorusunu sadece idarî sınırlara göre değil,

taşıma maliyeti + depo kapasitesi + mevcut talep + satış fiyatı + yol durumu

üzerinden hesaplayabilir.

2023 tarihli bir ormancılık lojistik çalışmasında GIS tabanlı modelin tesis konumu, kamyon sayısı, seyahat mesafesi ve stok miktarını birlikte optimize etmek için kullanılabildiği gösterilmiştir.

ScienceDirect – GIS tabanlı orman tedarik zinciri optimizasyonu
URL:
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2949863523000419

2025 tarihli daha yeni çalışmada da GIS ve büyük verinin güzergâh optimizasyonuyla birleştirilmesinin akıllı ormancılık lojistiğine uygulanabileceği gösterilmiştir.


9. Araç Takip Sistemi bu optimizasyon için hazır bir veri kaynağı yaratmaktadır

OGM tarafından 1 Aralık 2025’ten itibaren orman emvali taşıyan kamyon, kamyonet ve çekicilerin Araç Takip Sistemine entegrasyonu zorunlu hâle getirilmiştir.

ATS ile:

  • aracın anlık konumu,
  • güzergâhı,
  • taşıma saati,
  • taşıma süresi,
  • bölge ihlalleri

izlenmektedir. OGM’ye göre yılda ortalama 1,2 milyon taşıma belgesi düzenlenmektedir.

OGM – Orman Emvali Naklinde Yeni Dönem Başlıyor
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/orman-emvali-naklinde-yeni-donem-basliyor

ATS verilerinin ORBİS’te tutulduğu da OGM tarafından açıkça belirtilmektedir.

Bu veri yalnız kaçakçılığı önlemek için değil, anonimleştirilmiş/uygun şekilde işlenmiş operasyon verileri üzerinden:

  • gerçek taşıma süreleri,
  • ortalama hız,
  • en sık kullanılan güzergâh,
  • bekleme süresi,
  • boş kilometre,
  • depo giriş kuyrukları,
  • yol kaynaklı gecikmeler

gibi lojistik performans göstergeleri için de kullanılabilir.

Burada KVKK ve erişim yetkilerinin ayrıca korunması gerekir.


10. Yapay zekâ bakımından “mevcut uygulama” ile “potansiyel kullanım” ayrılmalıdır

Yapılan taramada OGM’nin satış depolarındaki stok veya satış kararlarını bugün doğrudan yapay zekâyla yönettiğini gösteren kamuya açık bir kaynak bulunamamıştır.

Bu önemli bir ayrımdır.

Ancak kurumsal yönelim açıktır. OGM’nin 2025 Faaliyet Raporunda, 2024–2028 Stratejik Planında “Yapay Zekâ Kullanılan Karar Destek Sistemi Sayısı” göstergesi bulunduğu; ORBİS’in yenilenmesi için ORBİS 2.0 Projesinin planlandığı, 2025’te fizibilite ve detaylı analiz çalışmalarının tamamlandığı ve proje için 2026 yatırım teklifi yapıldığı belirtilmektedir.

OGM – 2025 Faaliyet Raporu
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/FaaliyetRaporu/2025%20-%20Orman%20Genel%20M%C3%BCd%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BC%20Faaliyet%20Raporu.pdf

OGM ayrıca ORİKEM’de yapay zekâ ile insan, araç ve iş makinesi tespiti, fotokapan görüntülerinin analizi ve plaka tanıma gibi sistemleri fiilen kullanmaktadır.

Dolayısıyla teknik kapasite bulunmaktadır; ancak satış/stok lojistiğine uygulanması henüz kamuya açık kaynaklarla teyit edilememektedir.


11. Yapay zekâ satış istif yerinde ne yapabilir?

Potansiyel kullanım alanları oldukça somuttur.

Stok yaşlanma tahmini: Sistem geçmiş satış fiyatı, ürün türü, depo, mevsim ve stok süresini kullanarak hangi partinin uzun süre satılmama riski taşıdığını öngörebilir.

Talep tahmini: Hangi ürünün hangi bölgede ve hangi dönemde daha hızlı satıldığı tahmin edilerek üretim ve depo sevki buna göre yönlendirilebilir.

Fiyat analizi: Geçmiş e-satış sonuçları üzerinden muhammen bedel ile gerçekleşen satış arasındaki ilişki modellenebilir.

Anomali tespiti: Fizikî stok hareketi ile ORBİS kayıtları arasında olağandışı farklılıklar otomatik işaretlenebilir.

Rota ve depo seçimi: Kesim bölmesinden hangi depoya sevkin toplam net değeri maksimize edeceği hesaplanabilir.

Görüntüden kalite kontrolü: Tomruk uç yüzü ve gövde görüntülerinden çap, kusur veya potansiyel kalite sınıfı konusunda karar destek üretilebilir.

Burada insan kararının kaldırılması değil, uzman personele karar desteği verilmesi daha doğru bir başlangıç modeli olacaktır.


12. Bilgisayarlı görü ile stok sayımı özellikle uygulanabilir görünmektedir

Dünyadaki güncel çalışmalar satış deposuna doğrudan uygulanabilecek teknolojilerin geliştiğini göstermektedir.

2024 tarihli araştırmada bilgisayarlı görü ve otomatik segmentasyon ile büyük istiflerdeki yuvarlak odun hacminin hesaplanabileceği gösterilmiştir.

ScienceDirect – Görüntü analiziyle istiflenmiş yuvarlak odun hacim hesabı
URL:
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2772375524002582

2025’te meşe yuvarlak odununun fotogrametri ile uzaktan kalite ve ölçü değerlendirmesi araştırılmıştır.

2026 tarihli çok yeni bir çalışmada ise sıradan kamera görüntüleri, YOLO tabanlı görüntü segmentasyonu ve 3B modelleme kullanılarak kamyon üzerindeki odunun hacmi otomatik tahmin edilmiş; testlerde yaklaşık %4–6 düzeyinde ortalama mutlak hata elde edilmiştir.

ScienceDirect – Kamera ve yapay zekâ ile kamyon üzerindeki odun hacmi, 2026
URL:
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S277237552600362X

Bu tür teknoloji OGM’de doğrudan resmi ölçünün yerine geçirilmeden önce ikinci kontrol/denetim ölçümü olarak kullanılabilir.

Örneğin:

ORBİS kaydı: 162,4 m³
drone/kamera bağımsız tahmini: 148 m³

ise sistem otomatik alarm üretebilir.

Bu, depo sayımlarında çok güçlü bir denetim aracı olabilir.


13. Drone, LiDAR ve fotogrametri depo sayımını değiştirebilir

Satış istif yerlerinde dönem sonu veya anlık stok sayımı manuel olarak ciddi işgücü gerektirebilir.

2024 tarihli bir çalışma, büyük odun yongası yığınlarının ölçümünde UAV ve akıllı telefon LiDAR yöntemlerinin hız ve maliyet bakımından özellikle avantajlı olduğunu göstermiştir.

Forests – Drone/LiDAR ile odun stok hacmi ölçümü
URL:
https://www.mdpi.com/1999-4907/15/10/1747

Bu sistemler, özellikle çok büyük satış depolarında:

  • fizikî stok sayımı,
  • istif hacminin kontrolü,
  • istif düzeninin haritalanması,
  • boş depo kapasitesinin belirlenmesi,
  • yangın emniyet mesafelerinin kontrolü

için kullanılabilir.


14. RFID/ORKOD benzeri teknolojiler dünyada “akıllı odun tedarik zinciri”ne dönüşmektedir

Avusturya’da yürütülen bir araştırmada RFID etiketleri;

dikili ağaç → kesilmiş tomruk → rampa → kamyon → fabrika

zincirinde kullanılmış; türe, çapa, boya, hacme ve kaliteye ilişkin verinin ürünle birlikte taşınması denenmiştir. Sistemde GPS’li kamyon ve bulut tabanlı veri altyapısı da kullanılmıştır.

Forests – Timber Tracking in a Mountain Forest Supply Chain
URL:
https://www.mdpi.com/1999-4907/13/9/1373

Araştırmada ayrıca ürünün gerçek zamanlı elektronik satış sistemine bağlanmasının depolama süresini azaltabileceği ve depoda kalite bozulması riskini düşürebileceği değerlendirilmiştir.

Bu yaklaşım OGM’nin mevcut barkod/ORBİS/E-Satış altyapısıyla kavramsal olarak oldukça yakın görünmektedir.


15. Müşteri için “uzaktan depo” oluşturulabilir

Teknolojik olarak satış deposunun fizikî olarak ziyaret edilmesi zorunluluğu azaltılabilir.

Her satış partisinin elektronik sayfasında:

  • depo ve istif koordinatı,
  • tür,
  • kalite sınıfı,
  • çap dağılımı,
  • boy dağılımı,
  • toplam hacim,
  • üretim tarihi,
  • depoya giriş tarihi,
  • yüksek çözünürlüklü fotoğraflar,
  • 360° görüntü,
  • örnek barkod sorgusu,
  • varsa FSC bilgisi

bulunabilir.

Bu model özellikle farklı şehirlerden ihaleye katılan alıcıların bilgi asimetrisini ve seyahat maliyetini azaltabilir.

Aynı zamanda OGM açısından daha geniş müşteri kitlesi ve daha fazla teklif anlamına gelebilir.


16. Yapay zekâ ve piyasa verisiyle “hangi depoya gönderelim?” sorusu cevaplanabilir

Madde 18’in mevcut mantığında kesim bölmesinden hangi satış deposuna taşıma yapılacağı daha çok idarî ve operasyonel planlamaya dayanmaktadır.

Oysa sistemde şu veriler bulunursa:

  • depolardaki anlık stok,
  • son 12 aylık satış hızı,
  • ürünün son satış fiyatı,
  • müşterilerin coğrafi dağılımı,
  • yol ve mesafe,
  • taşıma birim maliyeti,
  • ürünün kalite kaybı riski,
  • depo doluluk oranı

bir net değer algoritması kurulabilir.

Örneğin ürünün A deposunda 100 TL/m³ daha yüksek satılması bekleniyor; fakat oraya taşıma 160 TL/m³ fazla ise A deposu ekonomik değildir.

Karar:

beklenen satış geliri – taşıma – yükleme/boşaltma – depolama – bekleme/kalite kaybı

üzerinden verilmelidir.

Bu, Madde 18’in yalnız “sevk et ve kaydet” yaklaşımından lojistik karar destek sistemi yaklaşımına geçişidir.


17. GIS ile depo yerlerinin kendisi de yeniden değerlendirilebilir

Satış deposu ağı tarihsel olarak kurulmuş olabilir; ancak sanayi tesislerinin konumu, yol ağı, üretim merkezleri ve ürün desenleri zaman içinde değişmektedir.

GIS ile her depo için:

hizmet alanı, yıllık kaynak hacmi, sanayiye uzaklık, ortalama kamyon-km, depo kapasitesi ve satış hacmi

hesaplanabilir.

2026 tarihli güncel bir uluslararası çalışmada hasat programı ile log-yard yer seçiminin birlikte optimize edilmesi sonucunda örnek çalışma alanında maliyetlerde %19,3 azalma elde edildiği bildirilmiştir. Bu oran Türkiye’ye aktarılabilecek bir sonuç değildir; ancak depo yeri ve hasat planının birlikte optimize edilmesinin önemli ekonomik potansiyel taşıdığını göstermektedir.

Journal of Cleaner Production – Log yard allocation optimization, 2026
URL:
https://www.sciencedirect.com/science/article/abs/pii/S0959652626006244

Bu nedenle her OGM satış deposunun varlığı tarihsel olarak kabul edilmek yerine periyodik **“depo ekonomik yeterlilik analizi”**ne tabi tutulabilir.


18. İzlenebilirlik açısından satış deposu kritik “karışma noktasıdır”

Satış deposunun bir başka özelliği, farklı:

  • bölmelerden,
  • şefliklerden,
  • kesim tarihlerinden,
  • hatta bazı durumlarda sertifika statülerinden

gelen ürünlerin aynı mekânda toplanabilmesidir.

Bu nedenle satış istif yeri tedarik zincirindeki en önemli aggregation/consolidation pointlerden biridir.

FSC Chain of Custody bakımından ürünlerin farklı kaynak veya beyanlarla karışması, doğru ürün grubu ve kayıt sistemi gerektirir. FSC’nin güncel CoC sistemi, sertifikalı materyalin tedarik zinciri boyunca tanımlanmasını ve doğru FSC beyanıyla aktarılmasını esas almaktadır.

FSC’nin 17 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren Regulatory Module V1-1 sürümü ise EUDR uyumu bakımından özellikle ürün kaynağının geolokasyonu ve üretim zamanı gibi kesin menşe bilgilerinin toplanması ve aktarılması üzerinde durmaktadır.

FSC – Regulatory Module Chain of Custody V1-1
URL:
https://open.fsc.org/handle/resource/2117

Bu nedenle büyük satış depolarında yalnız “100 m³ FSC tomruk” şeklinde stok tutulması yerine, gerektiğinde bu miktarın hangi üretim bölmelerinden oluştuğunun geriye doğru gösterilebilmesi önemli hâle gelmektedir.


19. EUDR açısından da depo giriş-çıkış mutabakatı önem kazanmaktadır

EUDR’nin mantığında, ürünün kaynağına ilişkin geolokasyon bilgisinin tedarik zinciri boyunca korunması gerekir.

Satış istif yerinde:

A bölmesinden 100 m³ + B bölmesinden 80 m³ + C bölmesinden 120 m³

ürün aynı kalite grubunda fizikî olarak bir araya getiriliyorsa, sistemin satış anında bu 300 m³’ün hangi kaynaklardan geldiğini gösterebilmesi gerekir.

Bu nedenle ORBİS’in depo stok sistemi yalnız “miktar muhasebesi” değil, giderek kaynak muhasebesi niteliği kazanmaktadır.

OGM’nin 2024 taşıma mevzuatı ile ETB ve 2025 ATS sistemini EUDR uyumuyla açıkça ilişkilendirmiş olması kurumun bu yöndeki yaklaşımını göstermektedir.


20. Kaçakçılık ve stok manipülasyonu bakımından teknoloji

Satış deposu kayıt sistemi üç temel mutabakat üzerinden kontrol edilebilir:

Kaynak mutabakatı: Bölmeden çıkan = depoya gelen mi?

Stok mutabakatı: Açılış + giriş – çıkış = fizikî kalan mı?

Satış mutabakatı: Satılan = teslim edilen = ETB ile çıkan mı?

ATS, ORBİS, barkod ve elektronik satış verisi birlikte kullanıldığında bu üç kontrol büyük ölçüde otomatikleştirilebilir.

OGM’nin ORİKEM sisteminde yapay zekâ destekli fotokapanların araç ve plaka tanıması, suç faaliyetlerini sınıflandırması ve 7/24 kullanılması, benzer teknolojilerin gerektiğinde stratejik depo giriş-çıkış noktalarında da teknik olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

Ancak böyle bir depo uygulamasının halen OGM’de mevcut olduğu yönünde kamuya açık veri bulunmadığından, bu husus öneri/potansiyel kullanım olarak değerlendirilmelidir.


21. Otomatik plaka tanıma + ATS + barkod ile depo kapısı otomatikleşebilir

Teknik olarak satış deposunda şu senaryo mümkündür:

Kamyon depoya yaklaşır → ATS aracı tanır → kamera plakayı doğrular → sevk pusulası/ORBİS kaydı açılır → barkodlar okutulur → ürün depo stokuna alınır.

Çıkışta:

satış parti barkodları → alıcı → ETB → plaka → ağırlık/hacim → elektronik teslim

eşleştirilebilir.

Böyle bir sistem, büyük hacimli depolarda:

  • bekleme süresini,
  • elle veri girişini,
  • yanlış araç/ürün eşleşmesini,
  • belge kontrol süresini

azaltabilir.

OGM’nin 2024 tarihli ETB açıklamasında zaten bir sonraki aşama olarak yol güzergâhlarında fotokapan ve plaka tanıma sistemiyle otomatik belge sorgulaması planlandığı belirtilmiştir.

OGM – Dijital Takip ile Daha Hızlı
URL:
https://www.ogm.gov.tr/tr/haberler/dijital-takip-i%CC%87le-daha-hizli


22. ORBİS 2.0 açısından Madde 18 iyi bir pilot alan olabilir

OGM’nin 2025 Faaliyet Raporunda açıklanan ORBİS 2.0 ve yapay zekâlı karar destek hedefleri dikkate alındığında, satış istif yerleri somut ve ölçülebilir bir uygulama alanıdır.

Çünkü burada aynı anda:

coğrafi veri + stok + finans + araç hareketi + müşteri + satış fiyatı + ürün kalite bilgisi

bulunmaktadır.

Bir karar destek sistemi örneğin günlük olarak:

“Bu depoda III. sınıf karaçam tomruğunun 62 gündür 2.400 m³ stoku bulunmaktadır; son üç ihalede satış oranı %40’tır; komşu işletmedeki talep daha yüksektir.”

şeklinde uyarı üretebilir.

Bu, genel “yapay zekâ kullanımı” söyleminden çok daha somut ve denetlenebilir bir uygulama olur.


Güncel sistem – geliştirilebilecek sistem karşılaştırması

Alan Mevcut durum Geliştirme imkânı
Bölmeden/ramptan depoya sevk Sevk pusulası Elektronik sevk + otomatik ORBİS
Sevk kaydı ORBİS’e kayıt zorunlu Kaynak stoktan otomatik düşme
Depoya kabul Görevli kontrolü Barkod/RFID + plaka + mobil terminal
Stok Günlük takip Gerçek zamanlı stok
Sayım Geleneksel/fizikî kontrol Drone, LiDAR, bilgisayarlı görü
Nakliye ATS mevcut GIS rota optimizasyonu
Satış E-Satış mevcut Depo stokuyla tam entegrasyon
Fiyat analizi Satış istatistikleri mevcut Talep/fiyat tahmin modeli
Müşteri incelemesi Fizikî depo + ilan Fotoğraf, video, 3B dijital lot
Kaçak kontrolü ORBİS + ATS + saha denetimi AI anomali/plaka/ürün analizi
İzlenebilirlik ORBİS/ETB/barkod Bölme→lot→müşteri tam zinciri
Depo planlama İdari/operasyonel GIS + maliyet + pazar optimizasyonu

Sonuç Tespiti

Orman Emvalinin İstihsaline Ait Yönetmeliğin 18 inci maddesinde yer alan sevk pusulası ve günlük satış istif yeri stok takibi sisteminin güncelliğini tamamen kaybetmediği; aksine 2024 tarihli Orman Emvali veya Odun Dışı Ürünlere Verilecek Taşıma Belgeleri Hakkında Yönetmelikte sevk pusulasının orman içerisinden satış yerlerine yapılacak taşımaların özel belgesi olarak yeniden tanımlandığı ve sevk pusulasının zaman geçirilmeden ORBİS’e kaydedilmesinin zorunlu tutulduğu tespit edilmektedir. 310 Sayılı Tebliğin Ek-29’unda Satış İstif Yeri Stok Takip Defterinin bulunmaya devam etmesi ve OGM’nin 2026 üretim maliyetleri uygulamasında Sevk Pusulası ile Satış İstif Yeri Defterinin halen mali işlemlerde esas alınması da bu belgelerin uygulamadaki devamlılığını göstermektedir.

Bununla birlikte kayıt sisteminin teknoloji bakımından önemli ölçüde dönüşmekte olduğu görülmektedir. ORBİS’e zorunlu sevk kaydı, e-satış, barkod/ürün sorgulama, 1 Aralık 2025’ten itibaren zorunlu ATS ve 1 Mayıs 2026’dan itibaren son depo çıkışlarında uygulanan ETB ile satış istif yeri; yalnız fizikî ürünün depolandığı alan olmaktan çıkarak üretim, stok, satış, taşıma ve teslim verilerinin birleştiği bir dijital tedarik zinciri düğümüne dönüşmektedir.

Bu nedenle Madde 18 bakımından temel ihtiyaç günlük stok kontrolünün kaldırılması değil, günlük defter esasının gerçek zamanlı elektronik stok sistemine dönüştürülmesi olarak görülmektedir. Ürünün sevk pusulasının ORBİS’e girilmesiyle kaynak stoktan otomatik düşmesi, depo kabulünde barkod/elektronik kimliğin okunmasıyla satış deposuna otomatik giriş yapılması, e-satış sonucunda stokun rezerve edilmesi ve ETB ile teslim edildiğinde stoktan nihai olarak düşülmesi; aynı verinin birden fazla deftere veya ekrana yeniden girilmesi ihtiyacını azaltabilir.

Satış deposu yönetiminin yalnız fizikî stok miktarına göre değil; stok yaşı, stok devir hızı, ilk ihalede satış oranı, birim m³ satış geliri, muhammen bedel–gerçekleşen fiyat ilişkisi, kalite kaybı, yeniden tasnif oranı, müşteri sayısı, depo başına maliyet ve teslim süresi gibi göstergelerle izlenmesinin OGM’nin ticari performansını daha gerçekçi biçimde değerlendirmeye imkân vereceği tespit edilmektedir. Özellikle uzun süre satılamayan stokun hem sermayeyi bağlaması hem de bazı ürünlerde fizikî ve biyolojik kalite kaybına uğraması nedeniyle “stok miktarı” yanında “stok yaşı”nın da ORBİS’in temel göstergelerinden biri hâline getirilmesi yararlı olacaktır.

CBS/GIS bakımından OGM’nin hâlihazırda ORBİS içinde yoğun harita katmanlarını kullanabilen sistemler geliştirmiş olması ve ATS üzerinden gerçek taşıma güzergâhı verisinin oluşması; kesim bölmesi–rampa–satış deposu–müşteri arasındaki lojistiğin mekânsal olarak optimize edilmesi için önemli bir kurumsal altyapı sağlamaktadır. Kesim bölmesinden hangi satış deposuna sevk yapılacağının yalnız idarî bağlılığa göre değil; yol mesafesi, yol standardı, yakıt maliyeti, depo kapasitesi, stok durumu, mevcut piyasa talebi ve beklenen satış fiyatı birlikte değerlendirilerek belirlenmesi mümkündür. Uluslararası ormancılık lojistiği çalışmalarında GIS, rota optimizasyonu ve depo yer seçiminin birlikte kullanılmasının önemli maliyet ve çevresel avantajlar sağlayabildiği görülmektedir.

Yapay zekâ bakımından ise OGM’nin satış depolarında bugün aktif olarak yapay zekâ ile stok veya fiyat optimizasyonu yaptığını gösteren kamuya açık bir kaynağa rastlanmamıştır. Buna karşılık OGM’nin 2024–2028 Stratejik Planında yapay zekâ kullanılan karar destek sistemlerinin geliştirilmesinin hedeflenmesi, ORBİS 2.0 için 2025 yılında fizibilite çalışmasının tamamlanması ve 2026 yatırım teklifinin hazırlanması; ayrıca ORİKEM’de yapay zekâ destekli görüntü, araç ve plaka tanıma teknolojilerinin fiilen kullanılıyor olması, bu teknolojinin satış ve lojistik süreçlerine aktarılabilecek kurumsal kapasitenin mevcut olduğunu göstermektedir.

Bu kapsamda satış istif yerlerinde yapay zekâ ve görüntü işleme teknolojilerinin; fizikî stok sayımının bağımsız kontrolü, istif hacminin kamera/drone/LiDAR ile hesaplanması, ürün ve araç eşleşmelerinin otomatik kontrolü, stok anomalilerinin belirlenmesi, satılmama riskinin tahmini, piyasa talebinin öngörülmesi ve satış partilerinin daha uygun depolara yönlendirilmesinde karar destek amacıyla pilot olarak denenebileceği değerlendirilmektedir. Uluslararası araştırmalarda kamera, bilgisayarlı görü, fotogrametri, RFID ve GPS teknolojilerinin ağaçtan fabrikaya kadar ürün izlenebilirliği, stok hacmi tahmini ve gerçek zamanlı lojistik yönetiminde kullanılabildiği görülmektedir.

Son olarak satış istif yerlerinin FSC Chain of Custody ve EUDR bakımından özel önemi bulunmaktadır. Farklı bölme ve üretim dönemlerinden gelen emvalin aynı depoda konsolide edilmesi, ürünün fizikî olarak kolayca karışabildiği bir aşamadır. Bu nedenle stok sisteminin yalnız tür–ürün–miktar bilgisini değil, gerektiğinde satış partisinin hangi üretim bölmesi veya kaynaklardan oluştuğunu da koruyabilmesi önem kazanmaktadır. FSC’nin 17 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe giren Regulatory Module V1-1’i ürünlerin kesin menşe, geolokasyon ve üretim zamanı bilgilerinin tedarik zincirinde aktarılmasını öngörmekte; OGM’nin ETB ve ATS düzenlemelerini EUDR uyumuyla ilişkilendirmesi de aynı yönde bir dijital izlenebilirlik ihtiyacına işaret etmektedir.

Bu çerçevede Madde 18’in gelecekte güncellenmesi hâlinde, yalnız “sevk pusulası düzenlenir ve stok defterine günlük işlenir” yaklaşımının değil; elektronik sevk, ORBİS stok transferi, ürün kimliği, coğrafi konum, ATS, e-satış ve ETB’nin tek işlem zincirinde bütünleştirilmesi; fizikî stok ile elektronik stokun periyodik bağımsız doğrulaması; stok yaşının ve ticari performansın izlenmesi; müşteri için dijital ürün/istif bilgilerinin geliştirilmesi ve GIS/yapay zekâ destekli lojistik karar sistemlerinin kurulması hususlarının birlikte değerlendirilmesinin uygun olacağı tespit edilmektedir.

İstihkak Raporlarının Tanzimi

Madde 19- İstihsal edilen emval için ölçme tutanağına istinaden kesme raporu, orman içi ,istif yerlerine getirilen emval için taşıma alındı belgelerine , satış istif yerlerine getirilen emval için ise, sevk pusulalarına dayanılarak taşıma raporları düzenlenir. Bu kesme ve taşıma raporlarına müsteniden istihkak raporları tanzim edilir.

Madde 19 – İstihkak Raporlarının Tanzimi

Tespit: Maddenin temel sistemi günümüzde de fiilen yaşamaktadır. Nitekim OGM’nin 2025 tarihli FSC üretim dosyası kontrol listesinde Kesme Raporu, Sürütme Raporu, Taşıma Raporu, Yuvarlak Odun Ölçü Tutanağı, sterli emval için Kesme–Sürütme Alındı Tutanağı ve Kesim Sahası Muayene Tutanağı hâlen üretim dosyasında bulunması gereken belgeler arasında sayılmaktadır.

OGM – Kastamonu OBM FSC Talimatnamesi 2025
URL: https://www.ogm.gov.tr/sertifikasyon/Kastamonu/FSC%20Kastamonu%20OBM%20Talimatname_2025.pdf

Bununla birlikte sistemin mantığı büyük ölçüde belgeden belge üretme esasına dayanmaktadır: ölçü tutanağından kesme raporu, taşıma alındı belgesinden sürütme/taşıma raporu, sevk pusulasından taşıma raporu ve bunlardan istihkak oluşturulmaktadır. ORBİS, ORKOD, elektronik ölçüm ve elektronik belge sistemlerinin geliştiği bugünkü durumda aynı fizikî olayın farklı belgelerde tekrar tekrar kaydedilmesi, hata ve işlem maliyeti yaratabilir.

2026 üretim birim maliyetlerinin OGM tarafından yıl içinde dahi makroekonomik gelişmeler, girdi maliyetleri, orman ürünleri satışları ve Döner Sermaye imkânları dikkate alınarak güncellendiği görülmektedir. Bu, istihkak sisteminin statik değil, önemli ölçüde ekonomik koşullara bağlı olduğunu göstermektedir.

OGM – 2026 Üretim Birim Maliyetleri, 12.04.2026
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Talimatlar/2026%20%C3%9Cretim%20Birim%20Maliyetleri%2015.04.2026%27dan%20Ge%C3%A7erli.pdf

Öneri: Kesim–sürütme–taşıma–yükleme faaliyetlerinde istihkakın, mümkün olduğunca ORBİS’te oluşan doğrulanmış fizikî gerçekleşme kaydından otomatik üretilmesi değerlendirilmelidir. Aynı çap, hacim, ürün, mesafe ve teslim bilgisinin farklı formlara yeniden yazılması yerine tek kaynaklı veri esas alınmalı; ödeme oluşturulurken kullanıcı, zaman, kaynak kayıt ve sonradan yapılan değişikliklerin elektronik denetim izi tutulmalıdır.

Ayrıca yalnız m³ başına ödeme performansı yeterli olmayabilir. Hız uğruna kalan meşcere zararı, ürün hasarı veya İSG ihlali yaratılmasını önlemek için kalite ve saha muayenesi de ödeme/kapanış sistemine bağlanabilir.

Ölçü Birimi Ster Olan Emvalin Ölçü ve Kayıt İşleri

Madde 20- Ölçü birimi ster olan, emval kesim bölmelerinde değil istif edildiği orman içi istif yerlerinde ölçülür ve ” Kesme ve taşıma alındı belgesi” ne kaydedilir. Bu belgelere göre istihkak raporlarına müstenit olmak üzere kesme ve taşıma raporları ayrı ayrı düzenlenir.

Madde 20 – Ster Ölçülü Emval

Tespit: Ster esaslı ölçüm, özellikle yakacak ve bazı ince odun ürünleri bakımından uygulama değerini korumaktadır; ancak ster, katı odun hacmi değil, odun parçaları arasındaki boşlukları da içeren istif hacmidir. Bu nedenle parça çapı, boyu, düzgünlüğü ve istifleme biçimi aynı “1 ster” içerisinde gerçek odun miktarını değiştirebilmektedir.

Maddenin rampada ölçüm yapılması yaklaşımı teknik olarak anlaşılabilir; çünkü düzenli istif oluşmadan ster ölçüsü alınamaz. Bununla birlikte çağdaş enerji, pelet, selüloz, lif-yonga ve biyokütle piyasalarında ton, kuru ton, nem oranı ve enerji içeriği de ekonomik değer açısından önem taşımaktadır.

Kesim artıkları, kök ve süceyrat odunlarında güncel satış Tebliği de özel bir sistem kullanmakta; bazı ürünlerde üreticiye kesme/taşıma ücreti ödenmediği için istihkak düzenlenmemekte, yalnız ölçüm ve alındı belgesi oluşturulmaktadır.

OGM – Oduna Dayalı Orman Ürünlerinin Satış Usul ve Esasları Tebliği
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20Sat%C4%B1%C5%9F%20Usul%20ve%20Esaslar%C4%B1%20Hakk%C4%B1nda%20Tebli%C4%9F%20%28Ek-1%29%20i%C5%9Flenmi%C5%9F.pdf

Öneri: Sterli emval bakımından mevcut ster ölçüsünün korunması mümkün olmakla birlikte, özellikle endüstriyel biyokütle ve enerji amaçlı büyük satışlarda kantar ağırlığı, tür, nem oranı ve gerekiyorsa kuru madde miktarının destekleyici ticari veri olarak kullanılması değerlendirilmelidir. Ster–m³–ton dönüşüm katsayılarının ağaç türü ve ürün tipine göre güncelliği de bilimsel olarak doğrulanmalıdır.

Baltalık Ormanlardaki İstihsal İşleri

Madde 21 -Kesime başlamadan önce kesim parselleri arazide tespit edilerek özel

işaretlerle belirlenir. Parsel içinde 1.30 mt. yüksekliğindeki göğüs hizası. çapı 20 cm.den yukarı olan ağaçlar varsa bunlar damga yönetmeliği esaslarına göre damgalanarak yuvarlak odun ölçü tutanağına bağlanır. Kesim işi mutlaka ağaçlara su yürümeden  önce yapılır.

Parsellerdeki kesimler toprağa yakın yerden, tek yönlü pürüzsüz,kabuk kaldırılmadan ve meyilli yapılır. Parsellerde tespit edilen yapacak emval ile yakacak odunların, ölçü, kayıt ve işlemleri 17’nci maddedeki esaslara göre yapılır.

Madde 21 – Baltalık Ormanlar

Bu madde, kalan hükümler arasında en fazla tarihsel bağlam taşıyanlardan biridir.

Tespit: Maddede baltalık kesim zamanı, 20 cm üzerindeki ağaçların damgalanması, sürgün verme kapasitesinin korunması amacıyla toprağa yakın ve düzgün kesim gibi klasik baltalık işletmeciliği kuralları düzenlenmektedir. Ancak Türkiye’de özellikle 2006 sonrasında geniş baltalık alanlarının koruya tahvil edilmesi yönünde politika uygulanmış; bu dönüşümün temel nedenleri arasında yakacak odun talebindeki değişim ve baltalık işletmeciliğinin yapısal sorunları yer almıştır.

Maddenin “kesim işi mutlaka ağaçlara su yürümeden önce yapılır” şeklindeki mutlak hükmü de günümüz silvikültürü açısından tür, yükselti, iklim, sürgün yeteneği ve işletme amacı bakımından fazla genel olabilir. İklim değişikliği nedeniyle fenolojik dönemlerin bölgesel olarak değişmesi de takvimsel/genel bir hüküm yerine biyolojik kritere dayalı uygulamayı daha anlamlı hâle getirmektedir.

Diğer taraftan baltalık sistemi tamamen “eski ve gereksiz” olarak da görülmemelidir. Yakacak odun, biyokütle, yerel enerji, bazı doğal habitatlar, geleneksel kırsal kullanım ve meşe ekosistemleri bakımından belirli sahalarda fonksiyonu bulunabilir.

Öneri: Madde, “baltalık ormanlarda bütün ülke için tek kesim tekniği” yaklaşımı yerine, onaylı amenajman/silvikültür planı, türün sürgün biyolojisi, toprak ve iklim şartları ile işletme amacı esas alınarak yeniden kurulmalıdır. Mevcut baltalık, koruya tahvil ve yeniden baltalık işletmeciliğine uygun sahaların ülke çapında güncel envanterinin açıkça ayrılması yararlı olacaktır.

İstif İş ve İşlemleri

Madde 22- İstif iş ve işlemleri aşağıdaki esaslara göre yapılır.

a)Ölçü birimi m3 olan emval, satış istif yerlerinde “TS 1350 Yuvarlak Odun ve Kerestelerin İstiflenmesi Kuralları Standardı”na uygun olarak istif edilir.

b) Ölçü birimi ster olan emval “TS 2378 Ster İstifi Yapım ve Ölçü Kuralları Standardı”na uygun olarak istif edilir.

Madde 22 – İstif İşleri / TS 1350 ve TS 2378

Tespit: Maddenin amacı son derece günceldir; doğru istif, ürünün korunması, güvenli çalışma, ölçüm ve stok kontrolü için gereklidir. Ancak atıf yapılan standartların oldukça eski olduğu görülmektedir. TS 1350’nin hazırlanması 1972–1973 dönemine uzanmaktadır.

TS 1350 hakkında TSE tarihsel kaynak
URL: https://files.tse.org.tr/2024/05/151.pdf

Güncel OGM satış depoları mevzuatı da istif altlarında beton ızgara veya ürünü toprakla temas ettirmeyecek yuvarlak odun kullanılmasını, depo iç yollarını, yangın suyunu, güvenliği ve kamera imkânını öngörmektedir.

İstif, aynı zamanda iş güvenliği konusudur. İstif devrilmesi, makine hareketi, kamyon ve yükleyici operasyonları ciddi risk taşımaktadır.

Öneri: TS 1350 ve TS 2378’in TSE nezdindeki güncel statüleri, revizyonları veya yerine geçen standartlar resmen teyit edilmelidir. İstif standardı yalnız geometrik yerleştirmeyi değil; yükleyici/iş makinesi yolları, istif yüksekliği, çalışan güvenliği, yangın koridorları, ürün kuruması, drenaj, QR/ORKOD erişimi ve kamera/drone ile stok sayımına uygun depo tasarımını da içerecek güncel bir teknik rehberle tamamlanmalıdır.

Satış İstif Yerlerine Gelen Emvalin Kayıt İşleri

Madde 23- Satış İstif yerlerine taşınan yapacak ve yakacak emval “ İstif yeri” ve “İstif İcmal” defterine işlenir.

Madde 23 – Satış İstif Yerlerine Gelen Emvalin Kayıtları

Tespit: “İstif Yeri” ve “İstif İcmal” defteri mantığı, stok hesabının bütünlüğü açısından geçerlidir; fakat ORBİS, barkod, e-satış ve ETB ile birlikte düşünüldüğünde kâğıt defter artık tek başına güncel kayıt mimarisini temsil etmemektedir.

Bu maddede ekonomik boyut ayrıca önemlidir. Rekabet Kurulunun 18.04.2025 tarih ve 25-15/341-160 sayılı kararı, doğrudan OGM’nin elektronik odun ürünleri ihalelerinde MDF ve yonga levha sektöründeki teşebbüslerin ve sektör derneğinin olası koordinasyonuna ilişkin iddiaları incelemiştir. Bu, OGM’nin satış yöntemi ve parti oluşturmasının yalnız idari bir mesele olmadığını; alıcı yoğunlaşması ve rekabet yapısının satış gelirini etkileyebildiğini açıkça göstermektedir.

Rekabet Kurulu – 25-15/341-160, 18.04.2025
URL: https://www.rekabet.gov.tr/Karar?kararId=7322feda-7ca6-48ee-96ed-52945f9ccaeb

Öneri: Stok kayıtları satış analitiğiyle birleştirilmelidir. Hangi ürünün hangi depoda ne kadar süre beklediği, kaç farklı alıcının teklif verdiği, muhammen bedele göre gerçekleşen fiyat ve aynı/benzer ürünlerde bölgesel fiyat farkları ORBİS üzerinden analiz edilmelidir. Böylelikle Rekabet Kurumu açısından da olağan dışı teklif örüntüleri veya piyasa yoğunlaşması konusunda karar desteği üretilebilir.

Tali Orman Emvalinin İstihsal İş ve İşlemleri

Madde 24- İstihsal, taşıma depolama ve değerlendirme iş ve işlemleri, ayrı özellikler taşıyan tali orman emvalinin istihsal işlerine ait usul ve esaslar Orman Genel Müdürlüğünce tayin ve tespit olunur.

Madde 24 – “Tali Orman Emvali”

Burada terminoloji büyük ölçüde değişmiştir.

Tespit: Yönetmelikteki “tali orman emvali” kavramının güncel kurumsal karşılığı büyük ölçüde “odun dışı orman ürünleri – ODOÜ”dür. OGM bu alanı artık ayrı bir envanter, sürdürülebilir faydalanma, üretim ve satış sistemiyle yönetmektedir. 302 Sayılı Odun Dışı Orman Ürünlerinin Envanter ve Planlaması ile Üretim ve Satış Esasları Tebliği hâlen temel kurumsal kaynaklardan biridir.

OGM – 302 Sayılı ODOÜ Tebliği
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/302%20say%C4%B1l%C4%B1%20odun%20d%C4%B1%C5%9F%C4%B1%20orman%20%C3%BCr%C3%BCnlerinin%20envanter%20ve%20planlanmas%C4%B1%20ile%20%C3%BCretim%20ve%20sat%C4%B1%C5%9F%20esaslar%C4%B1%20Tebli%C4%9Fi.pdf

Buradaki perspektif artık yalnız reçine, mantar, meyve, kozalak vb. toplamak değildir; biyolojik çeşitlilik, taşıma kapasitesi, yerel gelir, tıbbi-aromatik bitkiler, işleme ve katma değer önem kazanmıştır.

2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisinin genel yaklaşımı da imalat sektörlerinde ölçek, dijital dönüşüm, yeşil dönüşüm ve katma değer artışını öne çıkarmaktadır. Ağaç ürünleri, kâğıt ve mobilya sektörleri stratejide ayrı imalat kolları olarak görünmektedir.

Öneri: Madde 24’te “tali” terminolojisi güncel ODOÜ kavramıyla değiştirilmelidir. Birincil ürün satışı yerine kurutma, işleme, standardizasyon, coğrafi işaret, markalaşma ve yerel katma değer hedefleriyle bağlantı kurulmalıdır.

Makineli İstihsal İşleri

Madde 25- Makineli istihsal tekniği, istihsal makinelerinin çalıştırılması ve bakımına ait usul ve esaslar Orman Genel Müdürlüğünce tayin ve tespit olunur.

Madde 25 – Makineli İstihsal

Bu madde, güncellenmeye en fazla ihtiyaç duyan hükümlerden biridir.

Tespit: Yönetmelik makineli üretim tekniği ve bakımının esaslarını tamamen OGM’ye bırakmakta, fakat makine türü, operasyonel uygunluk, çevresel sınırlar, veri standardı veya operatör yeterliliği konusunda hiçbir çerçeve vermemektedir. Oysa günümüzde harvester, forwarder, skidder, kablolu hava hattı, vinç, yükleyici ve elektronik ölçüm sistemleri ayrı teknoloji sınıfları oluşturmaktadır.

OGM’nin güncel faaliyet raporunda üretim mekanizasyonuna yönelik yüzlerce traktör ve üretim makinesi bulunduğu görülmektedir. Kurum ayrıca ORKÖY yoluyla orman köylüsünün mekanizasyonunu desteklemektedir.

Mekanizasyonun avantajı yalnız işçilikten tasarruf değildir: kontrollü kesim, yüksek kütük kaybının azaltılması, personelin düşen ağaçtan uzaklaştırılması, gerçek zamanlı ölçü, dijital boylama ve piyasa reçetesine göre optimizasyon mümkündür. Buna karşılık ağır makinenin toprak sıkışması, rutting, kalan meşcere zararı, yakıt ve bakım maliyeti bulunmaktadır.

Öneri: Madde 25 yeniden yazılmalı ve “makineli üretim” tek kategori olmaktan çıkarılmalıdır. Makinenin arazi eğimi, toprak taşıma kapasitesi, meşcere yapısı ve ürün hacmine göre seçilmesi; operatör yeterliliği; bakım ve emniyet; yakıt/emisyon; dijital ölçüm kalibrasyonu; makine telematiği; toprak ve kalan meşcere hasar sınırları düzenlenmelidir.

Ayrıca harvester verisinin ORBİS’e doğrudan aktarılabileceği bir StanForD benzeri makine veri standardı/OGM veri arayüzü araştırmaya değer görülmektedir.

Yanık Sahalardaki İstihsal İşleri

Madde 26- 6831 sayılı Orman Kanununun 17 nci Maddesi gereğince yanık sahalardaki istihsal işleri aşağıda gösterildiği gibi yapılır.

Orman içinde veya civarındaki köylüler tarafından yakılmadığı bir tutanakla tespit edildiği takdirde yanık sahadaki istihsal işi kesme, taşıma ve istifi  ücreti dışında; yapacak, yakacak ve tali ürünlerden başkaca hak verilmeden bu köylülere yaptırılır. Aksi takdirde yukarıdaki şartlarla dışarıdan temin edilen işçilere yaptırılır.

Yanık sahadan  istihsal edilip satış yerlerine taşınan emval ayrı olarak istife alınır.

Madde 26 – Yanık Sahalardaki Üretim

Bu madde için sadece ekonomik kurtarma mantığı yeterli değildir.

Tespit: Yangından zarar gören emvalin ekonomik değerini kaybetmeden kurtarılması kamu geliri bakımından önemlidir; ancak modern ekoloji, yanmış alanlardaki bütün ölü ağacın sistematik olarak çıkarılmasının her koşulda doğru olmadığını göstermektedir.

2026 Cumhurbaşkanlığı Programı iklim dirençli orman, yangın risk azaltımı, restorasyon ve karbon yutak fonksiyonunu birlikte hedeflemektedir.

Bilimsel literatür ise yangın sonrası salvage logging’in bazı durumlarda ekonomik değer kurtardığını ve yakıt yükünü azalttığını; fakat ağır uygulamalarda erozyon, toprak karbon kaybı ve biyolojik çeşitlilik üzerinde olumsuz etkiler yaratabildiğini göstermektedir. 2025 tarihli Akdeniz çalışmalarında da saha koşullarına göre belirgin ekolojik etkiler rapor edilmiştir.

2025 Akdeniz yangın sonrası restorasyon incelemesi
URL: https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0301479725011259

Öneri: “Yanmış bütün emval mümkün olduğunca hızla çıkarılır” yaklaşımı yerine zonlama yapılmalıdır: ekonomik kurtarma zonu, erozyon hassas zon, doğal gençleşme zonu, habitat/ölü odun koruma zonu, yol ve yangın güvenliği zonu. Hangi ağacın bırakılacağı, hangi ürünün hangi sürede çıkarılacağı yangın şiddeti, toprak, eğim, rejenerasyon, böcek riski ve piyasa değeriyle birlikte belirlenmelidir.

Maddedeki köylünün yangını çıkarıp çıkarmadığına göre üretim hakkı verilmesi modeli de günümüz ceza, sorumluluk, kooperatifçilik ve çalışma hukuku açısından ayrıca gözden geçirilmelidir.

İzin ve irtifak hakkı Tesislerinin Kapladığı Sahalardaki İstihsal İşleri

Madde 27- İzin ve irtifak hakkı tesislerinin proje ve raporlarına istinaden bu tesislerin kapladığı sahalarda işaretlenen ağaçlardan bu yönetmeliğin 15 nci ve 17 nci maddelerine göre istihsal yapılır.

Raporun yetkili Makamca onayını müteakip rüsumun veya teminatının İdareye yatırıldığı belgelenmedikçe kesime başlanmaz.

Madde 27 – İzin ve İrtifak Sahaları

Tespit: Maddenin genel ilkesi, izin sahasında kesim yapılmadan önce projenin onaylanması ve idare alacaklarının güvence altına alınması bakımından doğrudur. Ancak izin mevzuatı 1989’dan sonra önemli ölçüde değişmiştir.

Örneğin güncel Orman Kanununun 16, 17/3 ve 18 inci maddelerine ilişkin ayrı uygulama yönetmelikleri ve yıllık bedel sistemleri bulunmaktadır. OGM 2026 özel bütçesinde izin, arazi kullanım ve ağaçlandırma bedelleri çok önemli gelir kalemleri oluşturmaktadır.

2025 yılında Danıştay 8. Dairesinin Orman Kanununun 16 ncı Maddesi Yönetmeliğinin bazı hükümleri hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olması da izin rejiminin aktif yargısal denetim konusu olduğunu göstermektedir.

OGM – Danıştay 8. Dairesi 2024/6105 E. hakkında yazı
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Talimatlar/16.%20Madde%20Y%C3%B6netmelik%27e%20%C4%B0li%C5%9Fkin%20Dan%C4%B1%C5%9Ftay%208.Dairesinin%2020246105%20Esas%20Nolu%20Karar%C4%B1.pdf

Öneri: Madde güncel izin mevzuatına doğrudan bağlanmalı; kesilen emvalin mülkiyeti, üretim maliyeti, taşıma ve satış sorumluluğu, ORKOD/ORBİS kaydı, izin sahibinin çevresel yükümlülüğü ve saha rehabilitasyonu açıkça tanımlanmalıdır.

Yol güzergahı ve devrik sahalardaki istihsal işleri

Madde 28-Yol güzergahına isabet eden işaretli ağaçlar yol inşaatına başlamadan önce, devrik sahalardaki devrik ağaç damgası ile damgalanmış ağaçlar, evsaf kaybına ve tahribata uğramadan önce istihsal edilerek istif yerlerine taşınır.

Madde 28 – Yol Güzergâhı ve Devrik Sahalar

Tespit: Yol güzergâhındaki ağaçların inşaata başlamadan önce değerlendirilmesi ekonomik ve güvenlik açısından doğrudur. Devrik ağaçların “evsaf kaybından önce” değerlendirilmesi de özellikle mantar ve kabuk böceği zararları bakımından önemlidir.

Ancak windthrow/snowthrow sonrasında bütün devrik materyalin çıkarılması ekolojik olarak otomatik çözüm değildir. Sistematik uluslararası incelemeler, devrik alanlarda kaba odunsu materyalin rejenerasyon ve habitat bakımından önemli olabildiğini; yoğun salvage logging’in ikinci bir bozulma etkisi yaratabildiğini göstermektedir.

Windthrow ve salvage logging sistematik incelemesi
URL: https://research.slu.se/en/publications/recovery-of-temperate-and-boreal-forests-after-windthrow-and-the-/

Öneri: Devrik saha yönetiminde “piyasaya çıkarılacak emval + kabuk böceği sanitasyon materyali + güvenlik bakımından kaldırılacak ağaç + ekolojik olarak bırakılacak ölü odun” ayrımı yapılmalıdır. Acil durum üretim planları meteorolojik afet sonrası uydu/drone tespiti ve CBS ile hızla hazırlanabilir.

İmalat İşleri

Madde 29- İmalat işleri, Orman Genel Müdürlüğünce belirlenecek şekil ve esaslara göre yapılır.

Madde 29 – İmalat İşleri

Tespit: “İmalat işleri OGM’ce belirlenir” hükmü son derece açık uçludur. Günümüzde orman içinde yapılan yarma, yongalama, kabuk soyma, parçalama, biyokütle hazırlama veya birincil işleme operasyonlarının hem ürün değeri hem çevresel etkisi hem de mevzuat bakımından farklı sonuçları bulunmaktadır.

Örneğin kesim artıkları artık yalnız atık olarak görülmemekte; yonga, talaş, pelet veya biyokütle girdisi olabilmektedir. Buna karşılık her materyalin çıkarılması orman toprağının besin döngüsü açısından doğru değildir.

Öneri: “İmalat” kavramı tanımlanmalı; hangi işlemlerin üretim sahasında, hangilerinin rampada veya sanayi tesisinde yapılabileceği; artıkların hangi oranda çıkarılabileceği; mobil yongalama ve biyokütle üretiminin yangın, toprak, karbon ve ekonomik değer bakımından şartları belirlenmelidir.

 

 

ALTINCI BÖLÜM

Satış İstif Yerlerinin Seçimi ve Tesisleri

 

Satış İstif Yerlerinin Seçimi ve yapılacak Tesisler

Madde 30-Orman Genel Müdürlüğünce belirlenecek kriterlere göre seçilen satış istif yerleri, tespit edilen şekil ve esaslara göre; depo binası, depo dahili yol, ihata, ızgara, telefon hattı, su, elektrik tesisatı vb. tesislerle donatılır.

Madde 30 – Satış İstif Yerlerinin Seçimi ve Tesisleri

Bu konuda güncel OGM düzenlemesi oldukça ayrıntılıdır.

Tespit: 310 Sayılı üretim düzenlemelerinde daimi satış deposu için mülkiyet, en az yaklaşık 10.000 m³/ster kapasite, dört mevsim ulaşım, sel/heyelan riski, eğim, su, elektrik ve haberleşme gibi kriterler; ayrıca depo iç yolları, ihata, yangın suyu, aydınlatma ve gerektiğinde kamera sistemi öngörülmektedir.

OGM – güncel satış deposu kriterleri/310 Sayılı düzenleme
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Tebligler/310%20Say%C4%B1l%C4%B1%20Oduna%20Dayal%C4%B1%20Orman%20%C3%9Cr%C3%BCnlerinin%20%C3%9Cretim%20%C4%B0%C5%9Flerine%20Ait%20Tabli%C4%9F%28Ek-1%2C%20Ek-2%2C%20Ek-3%2C%20Ek-4%20%C4%B0%C5%9Flenmi%C5%9F%29.pdf

2024 tarihli Marmara depoları araştırması, depo şartları yanında depolama sırasında ürün değer kayıplarını doğrudan incelemiştir.

Öneri: Madde 30 artık yalnız “bina, telefon, su, elektrik” maddesi olarak kalmamalıdır. Depo ağının GIS ile optimize edilmesi, depo başına yıllık hacim, m³ başına lojistik maliyet, stok devir süresi, satış fiyatı ve müşteri erişimi dikkate alınmalıdır. Bazı tarihî depolar küçültülebilir veya kapatılabilir; bazıları bölgesel lojistik merkezine dönüştürülebilir.

Yeni depo standardında ayrıca yüksek hızlı internet, otomatik kantar, plaka tanıma, ORKOD okuyucu, kamera, drone sayım noktaları, güneş enerjisi, elektrikli ekipman altyapısı ve yangın algılama gibi unsurlar değerlendirilmelidir.

 

YEDİNCİ BÖLÜM

Yetki ve Sorumluluk

 

İstihsal İşleri İle İlgili Yetki ve Sorumluluk

Madde 31- Orman Bölge Müdürü, Orman İşletme Müdürü, Orman Şefi ve bunların yardımcıları ile diğer teknik elemanlar ve idari memurlar bu yönetmelikle belirtilen istihsal işlerini; kanun, tüzük,yönetmelik, ve genel emirler hükümlerine göre yapmak, yaptırmak ve takip etmekle yükümlüdür.

Orman Şefliğince kesim bölmelerinde orman içi istif yeri ve satış istif yerlerinde istihsal işlerini yürütmek üzere görevlendirilen memurlar , istihsali tekniğine ve standardizasyon esaslarına uygun olarak yapmak ve yaptırmak, istihsal edilen emvali ölçmek, kayıtlarını tutmak, stokları takip ve muhafaza etmekle sorumludurlar.

Madde 31 – Yetki ve Sorumluluk

Tespit: Maddenin hiyerarşik sorumluluk yaklaşımı geçerlidir; ancak görev artık yalnız üretimi yaptırmak, emvali ölçmek ve stok tutmak değildir. ORBİS, ORKOD, ETB, ATS, FSC/PEFC, İSG, kişisel veri, çevresel ve sosyal kontrol ile elektronik satış yeni sorumluluk alanları doğurmuştur.

FSC kapsamında güncel üretim dosyasında risk değerlendirmesi, çevresel ve sosyal etki analizi, tampon zon haritası, sürütme krokisi, İSG belgeleri ve üretim izleme formlarının aynı dosyada bulunması bunun somut örneğidir.

Öneri: Sorumlulukların “kim hangi belgeyi imzalar?” seviyesinden “kim hangi verinin doğruluğundan ve hangi riski yönetmekten sorumludur?” düzeyine taşınması gerekir. Özellikle elektronik kaydı oluşturan, düzelten, onaylayan ve ödeme/satışa esas alan kullanıcıların yetkileri ayrıştırılmalıdır.

Talimat

Madde 32- İstihsal işleri ile ilgili birim fiyat kararları, şartnameler, sözleşmeler, tutanaklar, raporlar, belgeler, defterler, görevlendirme, teslim alma, tefrik yıl sonu sayımı stoktan düşme iş ve işlemleri ile diğer gerekli belgelerin ne şekilde düzenleneceği ve uygulanacağı Orman Genel Müdürlüğünce çıkarılacak talimatta belirtilir.

Madde 32 – Talimat

Tespit: OGM’nin üretim birim fiyatlarını, belgeleri, şartnameleri ve uygulama ayrıntılarını talimatla düzenleyebilmesi operasyonel esneklik açısından gereklidir. Nitekim 2026 üretim maliyetlerinin yıl içinde güncellenebilmesi bu esnekliğin faydasını göstermektedir.

Ancak yıllar içinde Yönetmelik + Tebliğ + Tamim + Talimat + standardizasyon kitabı + FSC talimatı + dijital sistem yönergeleri şeklinde çok katmanlı bir norm yapısı oluşmuştur.

Öneri: Tek bir “Oduna Dayalı Orman Üretimi Teknik ve Dijital Uygulama Rehberi” hazırlanması; güncel belge setinin, veri sözlüğünün, sorumlulukların ve elektronik süreçlerin burada konsolide edilmesi yararlı olacaktır. Eski ve mükerrer talimatların yürürlük durumu ayrıca envanterlenmelidir.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Cezai Hükümler

 

Damgalanan Ağaçların Yüksekten Kesilmesi

Madde 33- Damgalanan ağaçları keserken bu damgayı Orman İdaresince tespit edilen şekilde dip kütükte bırakmayanlarla damgalı ağaçları tespit edilen hadde nazaran daha yüksekten kesenler hakkında 6831 sayılı Orman Kanununun 97 nci maddesinin 1 nci paragrafı uygulanır.

Madde 33 – Yüksekten Kesme

Burada önemli bir kanun değişikliği bulunmaktadır.

Tespit: Maddenin atıf yaptığı Orman Kanununun 97 nci maddesi 7442 sayılı Kanunla 23.03.2023 tarihinde değiştirilmiştir. Artık metin yalnız “Devlet çekici” değil, “damga ya da damga yerine geçecek işaret” kavramını kullanmaktadır. Böylece ORKOD gibi elektronik işaretleme sistemi doğrudan kanuni korumaya alınmıştır.

2026 yılı için uygulanacak ceza tutarları OGM tarafından ayrıca güncel cetvelle ilan edilmektedir.

OGM – 2026 Orman Kanunu İdari/Adli Yaptırım Cetveli
URL: https://www.ogm.gov.tr/tr/e-kutuphane-sitesi/mevzuat-sitesi/Talimatlar/2026%20Y%C4%B1l%C4%B1nda%20Uygulanacak%20%C4%B0dari%20Para%20Cezalar%C4%B1.pdf

Öneri: Madde 33 mevcut 97 nci madde terminolojisine göre güncellenmelidir. Bunun yanında yüksek kütük yalnız ceza konusu değil, ekonomik odun kaybıdır. ORKOD, dijital fotoğraf veya harvester üretim verisiyle kütük yüksekliğinin örnekleme yoluyla izlenmesi, kayıp hacmin ve parasal değerin raporlanması değerlendirilebilir.

Orman Emvalinin Damgasız Nakledilmesi

Madde 34- Damgaya tabi orman emvalini damgasız olarak Orman İdaresinin istif yerlerine götürenler hakkında Orman Kanununun 100 ncü maddesi uygulanır.

Madde 34 – Damgasız Nakil

Tespit: Orman Kanununun 100 üncü maddesi de 7442 sayılı Kanunla 2023 yılında değiştirilmiş ve “damgasız” yanında açıkça “işaretlemeye tabi olanları işaretsiz” ifadesi eklenmiştir. Böylece Madde 34’ün yalnız klasik damga kavramını kullanması güncel kanun metninin gerisinde kalmıştır.

Orman idaresinin istif yerine damgasız veya işaretsiz emval götürülmesi bakımından 100/4 hükmü 2026 yılında da uygulanmakta; OGM cetvelinde ilgili idari yaptırım ayrıca gösterilmektedir.

Öneri: Madde “damga veya damga yerine geçecek işaret/ORKOD” terminolojisine uyarlanmalıdır. Fizikî kontrol yanında ORBİS uyumluluğu da açıkça denetim kriteri olmalıdır.

Resmi Damga ve Numaraların Bozulması, Yerlerinin Değiştirilmesi

Madde 35- Ağaçlarda bulunan resmi damga ve numaralarını bozanlar ve yerlerini değiştirenler hakkında Orman kanununun 109 ncu maddesi uygulanır.

Madde 35 – Resmî Damga ve Numaraların Bozulması

Tespit: Orman Kanununun 109 uncu maddesi 2023 yılında değiştirilmiş ve artık “resmî damga veya damga yerine geçecek işaret ve numaralar” ifadesini kullanmaktadır. Dolayısıyla elektronik işaretlerin bozulması veya yer değiştirilmesi de güncel kanuni çerçevede karşılığını bulmaktadır.

Öneri: Madde 35 güncel 109 uncu maddeyle birebir uyumlaştırılmalıdır. Barkod/ORKOD manipülasyonu bakımından sadece fizikî etiketi sökme değil, elektronik veri eşlemesini değiştirme, başka ürüne aktarma veya sahte kod üretme gibi dijital senaryoların da uygulama talimatlarında açıklaştırılması gerekir.

DOKUZUNCU BÖLÜM

Son Hükümler

Dayanak

Madde  36- Bu yönetmelik 6831 Sayılı Orman Kanunun 2896 sayılı kanunla değiştirilen 27 ve 40 ncı maddesine istinaden ek madde 5 hükmüne göre hazırlanmıştır.

Madde 36 – Dayanak

Tespit: Dayanak maddesinde 6831 sayılı Kanunun “2896 sayılı Kanunla değiştirilen” hükümlerine yapılan tarihsel atıf, yaklaşık kırk yıllık kanun değişiklikleri nedeniyle artık mevzuat tekniği bakımından eskimiştir. 6831 sayılı Kanunda yalnız 2023 yılında 7442 sayılı Kanunla dahi üretim, damga/işaretleme, taşıma ve ceza hükümlerinde önemli değişiklikler yapılmıştır.

Öneri: Yeni düzenleme hazırlanacaksa dayanak doğrudan 6831 sayılı Kanunun güncel 27, 40 ve ilgili diğer hükümlerine kurulmalı; geçmiş değişiklik kanun numaralarının ana dayanak cümlesinde taşınmasına gerek bırakılmamalıdır.

Yürürlük

Madde 37- Bu yönetmelik Resmi Gazetede yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 38- Bu yönetmelik hükümlerini Orman Genel Müdürlüğü yürütür.

Madde 37–38 – Yürürlük ve Yürütme

Tespit: Bu hükümler teknik olarak sorunlu değildir; ancak Yönetmeliğin esas hükümlerinin önemli kısmının güncel uygulamada çok daha yeni Tebliğ, Tamim, Yönetmelik ve elektronik sistemlerle tamamlandığı dikkate alındığında, esas mesele yürürlük maddesi değil Yönetmeliğin bütününün güncel kurumsal mimariye uyarlanmasıdır.

Öneri: Yeni veya tamamen revize edilmiş bir Yönetmelik hazırlanması hâlinde geçiş hükümlerinin ayrıca kurulması gerekir. ORKOD/ORBİS’e geçen birimler ile henüz geçiş sürecindeki birimler, kâğıt belgelerin elektronik belgeye dönüşüm tarihi, eski belgelerin arşiv değeri ve yeni sistemin “asli kayıt” tarihi açıkça belirtilmelidir.