Aral Gölü felaketinin merkezindeki Nukus, Türk devletlerinin iklim değişikliği, çölleşme, su kıtlığı ve biyolojik çeşitlilik kaybıyla ortak mücadelesine ev sahipliği yapıyor.
NUKUS – Özbekistan’a bağlı Karakalpakistan Cumhuriyeti’nin başkenti Nukus’ta bulunan Türk Çevre Konseyi Genel Merkezi, Türk dünyasının çevre ve iklim alanındaki iş birliğini kurumsal bir zemine taşımayı amaçlıyor.
Merkezin Nukus’ta konumlandırılması, taşıdığı sembolik anlamla da dikkati çekiyor. Aral Gölü’nün kurumasından en fazla etkilenen bölgelerden birinde yer alan şehir; su kıtlığı, toprak tuzlanması, çölleşme, biyolojik çeşitlilik kaybı ve tuzlu-tozlu fırtınalarla mücadelenin merkezinde bulunuyor.
Türk Çevre Konseyi Genel Merkezi, bu sorunlara karşı Türk devletleri arasında ortak politikalar geliştirilmesi, bilimsel bilgi ve deneyim paylaşılması, yeni çevre teknolojilerinin denenmesi ve bölgesel projelerin yürütülmesi için oluşturulan bir platform niteliği taşıyor.
Türk devletleri arasındaki iş birliği 2009’da kurumsallaştı
Türk devletleri arasındaki kurumsal iş birliğinin temelleri, 1992’de düzenlenmeye başlayan Türkçe Konuşan Devlet Başkanları Zirvelerine dayanıyor.
Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye tarafından 3 Ekim 2009’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi, yaygın adıyla Türk Konseyi kuruldu. Teşkilatın İstanbul merkezli daimi sekretaryası ise 2010’da faaliyete geçti.
Özbekistan’ın 2019’da tam üye olduğu teşkilatın adı, 12 Kasım 2021’de İstanbul’da düzenlenen Sekizinci Zirve’de Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) olarak değiştirildi. Aynı zirvede, teşkilatın uzun vadeli hedeflerini belirleyen “Türk Dünyası 2040 Vizyonu” kabul edildi.
TDT’nin kuruluşu ve kurumsal yapısına ilişkin bilgiler teşkilatın internet sitesinde yer alıyor:
https://www.turkicstates.org/tr/turk-konseyi-hakkinda
“Dijital Çağda Yeşil Teknolojiler ve Akıllı Şehirler” temasıyla gerçekleştirilen 2021 İstanbul Zirvesi, çevre ve iklim konularının TDT gündemindeki ağırlığının artmaya başladığı önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Türk Çevre Konseyi önerisi Şuşa’da gündeme geldi
Türk Çevre Konseyinin kurulması ve genel merkezinin Nukus’ta bulunması önerisi, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev tarafından 6 Temmuz 2024’te Azerbaycan’ın Şuşa şehrinde düzenlenen TDT Gayriresmî Zirvesi’nde gündeme getirildi.
“Ulaştırma Bağlantıları ve İklim Eylemi Yoluyla Sürdürülebilir Bir Gelecek İnşa Etmek” temasıyla gerçekleştirilen zirveye Türkiye adına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz katıldı.
Mirziyoyev, Türk devletlerinin karşı karşıya bulunduğu çevre sorunlarının sistemli biçimde ele alınabilmesi için bakanlar düzeyinde bir Türk Çevre Konseyi oluşturulmasını önerdi. Konseyin genel merkezi için ise Aral Gölü felaketinden en fazla etkilenen bölgenin büyük şehirlerinden Nukus’u gösterdi.
Özbekistan Cumhurbaşkanlığının zirveye ilişkin açıklaması:
https://president.uz/ru/lists/view/7381
Nukus’taki binanın üzerinde merkezin adı Özbekçe, Karakalpakça, Türkçe ve İngilizce olarak yer alıyor. Türkçe tabelada “Türk Çevre Konseyi Genel Merkezi (Nukus)”, İngilizce bölümde ise “Head Office of the Turkic Environmental Council (Nukus)” ifadeleri bulunuyor.
Yeşil gündemin çerçevesi Bişkek’te çizildi
Türk devletlerinin ortak çevre gündemi, 6 Kasım 2024’te Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te düzenlenen TDT On Birinci Zirvesi’nde kabul edilen “Türk Yeşil Vizyonu: Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Birlik” belgesiyle daha kapsamlı bir yapıya kavuştu.
Zirvede ayrıca çevre dostu yatırımların desteklenmesi amacıyla Türk Yeşil Finans Konseyinin kurulmasına ilişkin mutabakat imzalandı.
TDT’nin Bişkek Zirvesi’ne ilişkin açıklaması:
https://turkicstates.org/en/news/the-eleventh-summit-of-the-organization-of-turkic-states-convened-in-bishkek-1
Türk Yeşil Vizyonu kapsamında yenilenebilir enerjinin yaygınlaştırılması, su ve enerji verimliliğinin artırılması, sürdürülebilir su ve atık yönetimi, ormanlaştırma, ekosistem restorasyonu, kuraklık ve çölleşmeyle mücadele ile biyolojik çeşitliliğin korunması öne çıkan çalışma alanları arasında yer aldı.
Belgede ayrıca iklim değişikliğine dayanıklı tarım sistemlerinin geliştirilmesi, buzulların korunması, hava kalitesinin izlenmesi, kum ve toz fırtınaları için erken uyarı sistemlerinin kurulması ve çevre dostu şehirlerin yaygınlaştırılması hedeflendi.
Merkez birden fazla çevre alanına hizmet ediyor
Nukus’taki Türk Çevre Konseyi Genel Merkezinde bulunan tanıtım panoları, kurumun yalnızca Aral Gölü’ne ilişkin çalışmalarla sınırlı olmadığını gösteriyor.
Merkezin çalışma gündeminde şu başlıklar öne çıkıyor:
- Türk devletleri arasında yenilenebilir enerji iş birliğinin geliştirilmesi,
- İklim projeleri için ortak finansman araçlarının oluşturulması,
- Trans-Hazar Yeşil Koridoru’nun geliştirilmesi,
- Türk dünyası biyolojik çeşitliliğini koruma ağının kurulması,
- Hava kalitesinin bölgesel düzeyde izlenmesi,
- Kum ve toz fırtınalarına karşı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi,
- Yeşil ve iklime dayanıklı şehirlerin desteklenmesi,
- Su kaynaklarının verimli kullanılması,
- Çölleşme ve arazi bozulmasıyla mücadele edilmesi.
Bu çalışma alanları, Türk Çevre Konseyinin çevre politikası, bilimsel araştırma, teknoloji, tarım, enerji, ulaştırma ve şehircilik gibi farklı sektörleri bir araya getiren geniş bir yapıya sahip olduğunu ortaya koyuyor.
İlk çevre bakanları toplantısı COP29’da yapıldı
TDT ülkelerinin çevre ve ekolojiden sorumlu bakanları, ilk toplantılarını 14 Kasım 2024’te Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP29 kapsamında gerçekleştirdi.
Toplantıda çevre, biyolojik çeşitlilik ve iklim değişikliği alanlarında kısa ve uzun vadeli ortak stratejiler hazırlanmasını öngören bir bildiri imzalandı. Böylece devlet başkanları düzeyinde ortaya konulan siyasi iradenin, çevre bakanlıkları ve uzman kurumların katıldığı düzenli bir iş birliği mekanizmasına dönüştürülmesi yönünde adım atıldı.
TDT’nin toplantıya ilişkin açıklaması:
https://www.turkicstates.org/tr/haber/tdt-cevre-ve-ekolojiden-sorumlu-bakanlar-1-toplantisi-bakude-gerceklestirildi
Çevre ve ekolojiden sorumlu bakanların ikinci toplantısı ise 23 Nisan 2026’da Kazakistan’ın başkenti Astana’da yapıldı. Toplantıda Aral Gölü felaketi, Hazar Denizi’ndeki su seviyesi düşüşü, buzulların erimesi, arazi bozulması, döngüsel ekonomi ve çevre yönetiminde yapay zekâ kullanımı ele alındı.
Bilimsel altyapıyı Uluslararası İnovasyon Merkezi destekliyor
Nukus’taki çevre çalışmalarının bilimsel ve teknolojik altyapısında Aral Gölü Havzası Uluslararası İnovasyon Merkezi de önemli rol oynuyor.
Merkez, Özbekistan Cumhurbaşkanının 16 Ekim 2018 tarihli kararıyla kuruldu. Kurum; Aral Gölü Havzası’nın ekolojik koşullarına uygun bilimsel ve teknolojik çözümler geliştirmek amacıyla faaliyet yürütüyor.
Merkezin kuruluşu ve görevlerine ilişkin bilgiler:
https://iic-aralsea.uz/en/o-czentre
Merkezde tuza ve kuraklığa dayanıklı bitkiler, tohum ve gen kaynaklarının korunması, bitki biyoteknolojisi, doku kültürü, toprak ve su analizleri, su tasarruflu tarım, akuaponik ve hidroponik üretim ile spirulina yetiştiriciliği alanlarında çalışmalar yapılıyor.
Laboratuvarlar, tohum koleksiyonları, seralar, balık yetiştirme ve akuaponik sistemleri, tarım makineleri ve deney alanları, merkezde geliştirilen bilimsel sonuçların sahada denenmesine imkân sağlıyor.
Aral Gölü felaketinden ortak çevre çözümlerine
Türk Çevre Konseyi Genel Merkezinin Nukus’ta bulunması, Aral Gölü felaketinin yaşandığı bölgeyi Türk dünyasının ortak çevre gündeminin merkezine taşıyor.
Nukus’ta geliştirilecek tuza dayanıklı tarım, kuraklık yönetimi, su tasarrufu, ekosistem restorasyonu, çölleşmeyle mücadele ve toz fırtınalarının izlenmesi gibi uygulamaların, benzer sorunlarla karşı karşıya bulunan diğer Türk devletlerinde de kullanılması hedefleniyor.
Bu yönüyle Nukus’taki Türk Çevre Konseyi Genel Merkezi, yalnızca bir idari merkez değil; bilimsel araştırma, çevre diplomasisi, teknoloji transferi, eğitim ve yeşil girişimciliği bir araya getiren bölgesel bir iş birliği platformu olarak öne çıkıyor.



